7. Hukuk Dairesi 2025/2477 E. , 2026/482 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2511 E., 2025/647 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/591 E., 2022/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dâhili davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…
7. Hukuk Dairesi 2025/2477 E. , 2026/482 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2511 E., 2025/647 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/591 E., 2022/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dâhili davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ipotek borçlusu ... .. adına kayıtlı .. ili, .. ilçesi, ... Mahallesi 715 parsel ve 1 22... parselde kayıtlı taşınmazlar için ... İcra Müdürlüğünün 2016/81747 Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2016 tarihinde davacı lehine tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, takibin devamı esnasında 03.08.2017 tarihli ihalede taşınmazların alacağa mahsuben davacı bankaya ihale edildiğini, bankanın taşınmazların mülkiyetini 03.08.2017 tarihli ihale ile edinmesi akabinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/228 Esas sayılı dosyasında 23.10.2017 tarihinde dava dışı ... tarafından dava dışı borçlu ... ... aleyhine söz konusu taşınmazlar için inançlı temlik nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açıldığını, borçlu ... ...'nun davayı kabul ettiğini, 23.03.2018 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, kararın 10.12.2018 tarihinde taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğini, davaya konu taşınmazların şerhler hanesinde "27.03.20 18... yevmiye numaralı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.2018 tarihli ve 2017/228 Esas sayılı kesinleşmemiş mahkeme kararı vardır" şerhi ile "15.05.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2017/228 Esas, 2018/146 Karar sayılı ... ... adına olan tapu kaydının iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline yönelik kesinleşmiş mahkeme kararı vardır" belirtmesi bulunduğunu, alıcının ihale ile taşınmazın mülkiyetini kazandığını, ihalenin daha sonraki bir tarihte kesinleşmiş olmasının davacı bankanın ihale tarihine etkili olarak kazandığı mülkiyet hakkına halel getirmediğini, yalnızca satılan taşınmazın tapuya tescili için ihalenin kesinleşmesinin beklenildiğini, tapuda gözüken şerhler nedeniyle davacı Bankanın mülkiyet hakkının hukuka aykırı şekilde kısıtlandığını ileri sürerek, ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 715 parsel ve aynı yer 1 22... parselde kayıtlı taşınmazlar üzerinde yer alan 27.03.2018 tarihli ve 7003 yevmiye numaralı şerhlerin ve beyanlar hanesinde yer alan 16.05.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı belirtmelerin ve taşınmaz üzerindeki tüm tedbir şerh ve belirtmelerin kaldırılmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Davalı ... Tapu Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin İdari yargı olduğunu, Tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini, mahkeme kararlarının ancak Mahkemelerce kaldırılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Dâhili davalı-karşı davacı cevap dilekçesinde; davalının oğlunun inançlı temlik sözleşmesine aykırı davranması ve sözleşmenin süresi bittiği hâlde miras konusu olan taşınmazı babası ...'na iade etmemesi nedeniyle davalı tarafından ... ... aleyhine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/228 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/228 Esas ve 2018/146 Karar sayılı kararı sonucunda 23.03.2018 tarihinde 715 parsel, 889 parsel ve 1 22... parsel sayılı taşınmazlar hakkında tapu kayıtlarının iptali ve taşınmazların davalı adına tesciline karar verildiğini, kararın 10.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, davacı bankanın belirttiği satış işleminin ise 19.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası ihalenin kesinleşmesinden önce kesinleştiğinden davalının kazanılmış bir hakkının doğduğunun açık olduğunu, tekrardan ilk derece mahkemelerinde verilen kesin hükmün sonuçlarının terkin edilmesi için dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığın Adalet Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava ile; ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/228 esas ve 2018/146 Karar sayılı 10.12.2018 kesinleşme tarihli tapu iptal ve tescil davası sonucunda verilen hükmen tescil kararı gereğince, mülkiyeti davalı ...'na ait olan taşınmazlar üzerinde ... Bankası lehine 06.04.2015 tarihinde tesis edilen ipotek gereğince 07.10.2016 tarihinde işlenilen 150/c şerhinden kaynaklanan ve 03.08.2017 tarihinde yapılan ihale sonucunda 09.03.2019 tarihinde kesinleşen ihale gereğince konulan şerhlerin ve dayanağı ipoteğin kaldırılmasına, tapu sicilinden terkin edilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek alacaklısının bu hakkını ipotekli taşınmazın maliki kim olursa olsun ona karşı kullanabileceği, taşınmaz el değiştirirse bile ipotekli alacaklının bu hakkını her yeni malike karşı kullanabileceği, borçlu ile ipotekli taşınmazın malikinin farklı olabileceği, bu anlamda banka bakımından borçlunun ... ya da ... olmasının ipotek hakkının alacaklı banka bakımından kullanılmasında fark yaratmadığı, ayrıca ayni haklar arasında çatışma çıktığında kıdeme yönelik öncelik ilkesinin uygulanacağı, eski tarihli olanın yeni tarihliye tercih edileceği, bu sebeple somut olayda davacı bankanın ipotekli alacaklı olarak taşınmaz üzerinde ipoteğin tesisinden sonra kendi rızası olmadan tapuda yazılmış şerh ve beyanlar da dâhil her türlü kaydın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 869. maddesine göre terkinini talep etme hakkı olduğu, aynı davacının bu taşınmaza 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 134. maddesi ve 4721 sayılı Kanun'un 1023. maddesi hükmüne dayanarak kazanımdan sonra bu hakkını kullanamayacağını söylemenin hukuk ilminin mantık kurallarına aykırı olduğu, nitekim 4721 sayılı Kanun'un 705, 2004 sayılı Kanun'un 134, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 279, Tapu Sicil Tüzüğü'nün 21. maddelerine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla cebri ihalelerde, alıcı ihale anında ihaleye konu taşınmazın mülkiyetini kazanacağı, dava konusu olayda bankanın taşınmazın mülkiyetini 03.08.2017 tarihindeki ihale ile kazandığı, karşı davacı dava açmışsa da bu davanın 15.02.2018 tarihinde reddedilerek kesinleştiği, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde ...'nun açmış olduğu 2017/228 sayılı dosyasındaki tescil davasının ise davayı kabulle sonuçlanıp 16.05.2018 tarihinde kesinleştiği, karşı davacı ...'nun iddiası doğru olsa bile bunu ipotekli alacaklı olarak ve ihale alacaklısı olarak ne ipoteğin tesis edildiği 06.04.2015 tarihinde ne de ihalenin yapıldığı 03.08.2017 tarihinde karşı davalı bankanın bilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca karşı davacının açmış olduğu ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/508 Esas, 2018/2172 Karar sayılı dosyasının ise reddedildiği, bu suretle dava konusu taşınmazın banka tarafından 03.08.2017 tarihinde maliki olduğu anlaşıldığından tapu kaydı üzerinde bulunan ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 715 parsel ve .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 122 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazlar üzerindeki 27.03.2018 tarihli ve 7003 yevmiye numaralı ve şerhler ve beyanlar hanesinde bulunan 16.05.2019 tarihli ... yevmiye numaralı tedbir ve belirtmelerin taşınmaz malikinin rızasına dayanmayan taşınmaz malikinin rızasına dayanmayan ve taşınmaz malikinin taraf olmadığı bir yargı kararına dayanan bu yolsuz tapu kayıtlarının terkin edilmesi gerektiği, inanç sözleşmesi ile devredilen taşınmazın mülkiyeti geçerli olarak inanılana (... ...'na) geçeceği, bu suretle taşınmazın maliki hâline gelen inanılan ... ...'nun davacı banka lehine tesis ettirdiği ipoteğin geçerli olacağı, inanan karşı davacı ...'nun 26.07.2014 tarihli inanç sözleşmesini ne de buna dayalı tescil kararını ne ipotek hakkı sahibi davacı bankaya ne de taşınmazı alacağına karşı ihale ve devir alan bankaya karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle, davacının asıl davası olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 715 parsel ve ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 122 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazlar üzerinde bulunan 27.03.2018 tarihli 7003 yevmiye numaralı ve şerhler ve beyanlar hanesinde bulunan 16.05.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı tedbir ve belirtmelerin kaldırılmasına, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve dahili davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden pasif husumetten reddine, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın gerekçesinde dayandığı tek bir bilirkişi raporu ve aynı bilirkişi kurulunca alınmış ek rapor bulunduğunu, bilirkişinin raporunda inançlı temlik müessesini tamamen yok saydığını, dava konusu taşınmazların gerçek ve tek sahibi olan davalı ...'nu adeta muvazaalı ve geçersiz bir işlem yapmakla itham ettiğini, taşınmazların kök murislerden davalıya kalan aile yadigarı taşınmazlar olduğunun görmezden gelindiğini, davalının aile taşınmazlarının dava dışı ... ...'nun şahsi borçları için haciz altına alındığını, yemin deliline dayandıkları hâlde bu konudaki delilinin yargılama sırasında kullanılmadığını, mahkeme tarafından verilen ve kesinleşen bir kararın ancak mahkeme hükmüyle kaldırılabileceğini, davacı her ne kadar cebri icra ile taşınmazı iktisap ettiğini iddia etse de taşınmazın alıcı adına tapuya tescili için bedelin ödenmesi ve ihale kararının kesinleşmesi gerektiğini, davalı lehine kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunduğunu, ... Bankası adına alınan cebri icra kararına dayanarak ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/228 Esas ve 2018/146 Karar sayılı kararın uygulanmasının engellenmesinin davalının mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini, tapu sicilindeki kayıtları eksiksiz ve doğru bir şekilde tutmayan ve hatta bu konuda ihmalkâr davranan ve müvekkilinin mülkiyet haklarını bu ihmali ile ihlal eden Tapu Müdürlüğünün de bu karışıklıkta ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenle yasal hasım olarak gösterilen Tapu Müdürlüğünün vekalet ücretinden sorumlu tutulmayıp kabul anlamına gelmemek kaydıyla Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün ödemesi gereken 5.100,00 TL vekâlet ücretinin bu davalıdan alınmaksızın, tamamen davalıdan alınmasının ve yine davacı-karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak ... Bankasına verilmesine yönelik davalı aleyhine haksız olarak iki kez hükmedilen vekâlet ücretine itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, şerhin terkini istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dâhili davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.