11. Hukuk Dairesi 2010/4262 E. , 2011/16912 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : GEBZE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2005/346 ESAS BİRLEŞEN DAVA : GEBZE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2005/293-2007/516 Taraflar arasında görülen davada Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.10.2009 tarih ve 2005/296 - 2009/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası içi…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4262 E. , 2011/16912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : GEBZE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2005/346 ESAS BİRLEŞEN DAVA : GEBZE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2005/293-2007/516 Taraflar arasında görülen davada Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.10.2009 tarih ve 2005/296 - 2009/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı ... vekili, müvekkilinin yengesi ...’ın davalı ...Ş.’nin bayisi olan diğer davalı ... Ticaret Koll. Şti.’nden bir adet mutfak tüpü aldığını, 24.07.2004 tarihinde bu tüpün şiddetli bir biçimde patladığını, söz konusu patlama sırasında mutfakta bulunan müvekkilinin vücudunun çeşitli yerlerinin yandığını, müvekkilinin olay nedeniyle yaklaşık 5 ay boyunca tedavi gördüğünü, davalıların meydana gelen olay nedeniyle sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek, 1.000 TL tedavi giderinin ve 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada, davacı ... vekili, söz konusu yangın nedeniyle müvekkilinin bütün vücudunun ve yüzünün yarısının yandığını, bu olay nedeniyle 15 gün yoğun bakımda kaldığını, 2.5 aylık hamile olan müvekkilinin bebeğini kaybettiğini ileri sürerek, tedavi gideri ve mutfakta meydana gelen maddi zarar için 5.000 TL, estetik ameliyat için 5.000 TL olmak üzere 10.000 TL maddi zararın ve 50.000 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada, davacı ... Kılıç vekili, meydana gelen yangın nedeniyle müvekkilinin vücudunda yanıklar oluştuğunu, kaynak işiyle uğraşan müvekkilinin uzun süre ellerini kullanamadığını ileri sürerek, 1.000 TL tedavi giderinin ve 12.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada, davacı ... vekili, olay nedeniyle müvekkilinin iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek, 7.000 TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.12.2008 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 33.000 TL’nın tahsilini istemiştir. Asıl davada ve birleşen davalarda davalı ...Ş. vekili, müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için söz konusu tüpün kusurlu üretilmiş olmasının gerektiğini, patlamanın tüpten sızan gazdan kaynaklandığını, bunun da kullanıcı hatası olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin zarardan sorumlu tutulamayacağını, daha sonra yapılan kontrollerde de tüpte imalat hatası ve kaçak olmadığının belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Asıl davada ve birleşen davalarda davalı ...Ş. vekili, müvekkili şirketin tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkilinden manevi tazminat istenemeyeceğini, iddia olunan yangının mutfak tüpünün patlamasından ya da gaz kaçırmasından ileri gelmediğini, bu nedenle poliçe kapsamında müvekkilinin tazmin borcunun doğmadığını, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkili şirkete ihbarda bulunulmadığından olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davalara cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın tüp patlaması sonucu meydana geldiği, söz konusu tüpün davacılardan .... tarafından monte edildiği, davalı ...Ş.’nin tüpün sahibi ve diğer davalı ... Ticaret’in ise bayisi olduğu, tüpün patlaması nedeniyle oluşacak zararların davalı ... şirketi tarafından teminat altına alındığı, her üç davacının da meydana gelen patlama nedeniyle çeşitli derecelerde yaralandıkları, patlamanın meydana gelmesinde davacı ...’un %20, davalı ... Ticaret’in %50, davalı ...Ş.’nin ise %30 oranında kusurlu oldukları, davacılar yönünden davalıların kendi aralarındaki kusur oranlarının öneminin bulunmadığı, ancak davacı ... için kusur değerlendirilmesi yapılmasında zorunluluk olduğu, meydana gelen zararın poliçe kapsamında bulunduğu, davacı Birsen’in estetik ameliyat olduğuna dair bir belge sunmadığı, dava açılmadan önce bu yönde bir harcama yapılmadığı, ileride doğacak olan zararın istenilmesinin mümkün bulunmadığı, anılan davacının %15 oranında iş gücünden mahrum kaldığı ve tazminata hak kazandığı gerekçesiyle açılan davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 02.06.2009 tarihi itibariyle kesindir. Bu meblağ 2009 yılı itibariyle 1.400 TL'dır. Asıl dava dosyasında, davacı ... yönünden 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi olmak üzere toplam 6.000 TL tazminat talep edilmiş olup, mahkemece ise 145 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminat hüküm altına alınmıştır. Öte yandan birleşen 2005/346 Esas sayılı dosyada, davacı ... Kılıç için 1.000 TL maddi, 12.000 TL manevi olmak üzere 13.000 TL tazminat talebinde bulunulmuş ve mahkemece 20 TL maddi, 750 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece, anılan dosyalarda davanın kabulüne karar verilen kısmı yukarıda belirtilen madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, davalılar vekillerinin işbu davalara yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ...Koll.Şti. vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki (3), (4), ve (5) nolu bentlerin, diğer davalılar vekillerinin ise (6) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Birleşen dava dosyasında, davacı ... için kendi yaralanmasından dolayı 7.000 TL, eşinin yaralanması nedeniyle ise 5.000 TL manevi tazminat talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece, adı geçen davacı yararına hangi olaydan dolayı ne miktarda manevi tazminat takdir edildiği açıklanmaksızın Yargıtay denetimine elverişli olmayan biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4-Öte yandan, davaya konu olay nedeniyle davacı Birsen'in vücudunda ve yüzünde meydana gelen izlerin giderilmesi için estetik ameliyata ihtiyaç bulunduğu ileri sürülerek tazminat isteminde bulunulmuş olup, mahkemece henüz söz konusu ameliyatların olunduğuna ilişkin belge sunulmadığı ve ileride doğacak zararların istenemeyeceği gerekçesiyle talep reddedilmiştir. Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda davacının vücudunda ve yüzünde meydana gelen izlerin giderilmesi için estetik ameliyata ihtiyaç bulunduğu açıklanmıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, oluşan zararın önce mağdur tarafça giderilmesi ve daha sonra da zarar verenden istenmesi gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi, haksız fiil failinin eyleminden doğan zarardan sorumlu olmayacağı sonucunu da beraberinde getirdiğinden bu husus sorumluluk hukuku ilkelerine aykırıdır. Somut olayda zarar, olay tarihinde veya gelişen durumun sona erdiği tarihte belirli ve istenebilir duruma gelmiş olup, davalı haksız eylemi nedeniyle oluşan zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar görenin zararını önce kendisinin üstlenmesi ve sonra zarar verenden istemesi gerektiği yolundaki düşünce, mağdurun zararını almaması sonucuna da sebebiyet vereceğinden kabul edilemez. Bu itibarla, mahkemece davacının vücudundaki ve yüzündeki izlerin giderilmesi için yapılması gereken tedavi bedelinin araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi de doğru olmamıştır. 5-Diğer taraftan, davacılar vekili söz konusu olay nedeniyle meydana gelen yaralanmalar nedeniyle müvekkillerinin yapmış olduğu hastane ve tedavi masraflarının da davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş olup, mahkemece davacı ... yönünden 145 TL, davacı ... yönünden ise 25 TL tedavi masrafının kanıtlanabildiği gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Ancak, davacıların söz konusu yaralanmaları nedeniyle tedavi gördükleri, başka bir ildeki hastaneye gidip geldikleri uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, mahkemece davacıların yaralanmalarının niteliği, tedavi süreçleri ve kapsamı üzerinde durularak yapılması zorunlu ve muhakkak olanlarının mutlaka belgeye bağlanması koşulu aranmadan miktarının uzman bilirkişi aracılığıyla saptanması, kesin miktarın belirlenememesi halinde somut olayın özelliklerine göre adalete uygun bir miktarın Borçlar Kanunu' nun 42. maddesi uyarınca takdir edilmesi ve bu kapsamda hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yalnızca belgelendirilen harcamaların hüküm altına alınması da doğru görülmemiştir. 6-Davacı Birsen yönünden sürekli işgöremezlik nedeniyle tazminata hükmedilmiş ise de, bu yönden hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı Birsen 1976 doğumlu olarak kabul edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır. Oysa, dosya içerisinde bulunan nüfus cüzdanı suretinden davacı Birsen'in 1970 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece adı geçen davacının gerçek doğum tarihinin kesin ve tam olarak tespit edilmesi ve buna göre sürekli işgöremezlik tazminatının hesap edilip hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin asıl ve birleşen 2005/346 Esas sayılı dosyaya yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Tic. Koll. Şti. Vekilinin tüm, diğer davalılar vekilleri ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (6) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Aygaz A.Ş. ve Koç Allianz Sigorta A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.732,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Koll.Şti.'nden alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılar ..., ... ve ...... ile davalılar Aygaz A.Ş. Ve Koç Allianz Sigorta A.Ş.'ne iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.