11. Hukuk Dairesi 2024/668 E. , 2024/8797 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1857 Esas, 2023/1340 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/222 E., 2019/344 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten v
**11. Hukuk Dairesi 2024/668 E. , 2024/8797 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1857 Esas, 2023/1340 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/222 E., 2019/344 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." markasının müvekkili tarafından ilk kez 15.05.1992 tarihinde tescil ettirildiğini ve akabinde de “...” esas unsurlu itiraza gerekçe gösterilen markalarının tescil ettirildiğini, aynı zamanda ... ibaresinin tanınmış marka olarak özel koruma altına alındığını, müvekkilinin markasını 1992 yılından bu yana aralıksız ve etkin bir biçimde kullandığını, müvekkilinin hizmetlerini tanıtmak için ....tr, www.casaclub.com.tr ve www.casaintl.com internet adreslerinden yayın yaptığını, aynı zamanda casated ibaresi ile üç yıl Türkiye Basketbol liginde yer aldığını, davalının "..." ibaresinin 35. sınıfta tescili için 22.07.2013 tarihinde yaptığı başvuru neticesinde 2013/63516 numarası ile tescil edildiğini, söz konusu marka ile davacının markaları arasında görsel, fonetik ve kapsam açısında ayniyet/benzerlik olduğunu, iltibasa neden olabileceğini, marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/6, 6/9 ve 25/1 maddeleri uyarınca “...” davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; marka tescili için 22.07.2013 tarihinde başvurulduğunu, 15.02.2016 tarihinde tesciline karar verildiğini, davanın 16.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, aradan geçen 5 yılı aşkın sürede adına tescilli markayı iyi niyetle kullandığını, kötü niyetli olmadığını, pek çok gözde butik ve mağazalarda ev aksesuarları üzerine hizmet verdiğini, adının Mustafa olduğunu, markanın ayırt edici kısmının da "..." ibaresi olduğunu, tek başına "..." ibaresinin kullanımının söz konusu olmadığını, markanın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, taraf markalarının yazım şekilleri, renk kombinasyonları ve bütün olarak değerlendirildiğinde markaların farklı olduğunu, ilk hecenin markaların ayırt ediciliğinde önemli olduğunu, ... markası ile "..." markalarının benzer olmadığı ve farklı sınıflarda tescilli olduğunu, "..." ibaresinin İspanyolca ev anlamına gelmekte olup jenerik bir isim olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde yapılan araştırmada "..." ibaresini içeren yüzlerce markanın bulunduğunu, jenerik ismin bir kişinin tekeline verilemeyeceğini belirterek, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, raporda özetle; davacı markalarının asıl ve ayırt edici unsuru “...” ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin mobilyacılıkla ilgili sektörde genel kullanım olan vasıf bildirici bir ibare olmadığı, davalının ise "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinde "..." kelimesinin başında "..." hecesinin bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, bu farklılığın görsel, anlamsal ve sescil olarak iki işaret arasında var olan seri içerisine girme etkilerini geri plâna atmadığı, davalı markasının kapsamında yer alan 35 sınıftaki "elektrikli olmayan ev aletleri ile çatal bıçak takımı, tabak-çanak mallarının bir araya getirilmesi" hizmetlerinin davacının "..." esas unsurlu bir kısım markaları kapsamında yer alan mobilya ve ev aksesuarları ile bağlantılı oldukları, markaların hitap ettiği ortalama tüketici kesimi nezdinde her iki taraf markaları arasında bağlantı kurularak, seri markaları bulunan davacıya ait olduğunun sanılabileceği, iltibas tehlikesinin bulunduğu, kaldı ki, davacının “...” ibareli markasının kuvvetli reklâm, uzun süreli kullanım, kaliteli ve yaygın dağıtım ile ilgili sektör dışına taşacak biçimde mobilya ürünleri bakımından tanınmışlık vasfı kazandığı, davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair YİDK kararının 08.10.2007 tarihinde alındığı, davalı markasının tescil başvuru tarihinden daha önce olduğu, markalar farklı sınıflarda tescilli olsalar dahi SMK'nun 6/5. maddesi uyarınca davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği, davalı markasının tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediğinden sessiz kalma nedeniyle hak kaybının oluşmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2013/63516 numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/6, 6/9 ve 25/1 maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.