T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2024/1909 KARAR NO : 2026/779 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18.09.2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/450 E., 2024/623 K. KARAR TARİHİ : 09.04.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2024/1909 KARAR NO : 2026/779 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18.09.2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/450 E., 2024/623 K. KARAR TARİHİ : 09.04.2026 YAZIM TARİHİ : 09.04.2026 Davacı ile davalılar ... ve ....Limited Şirketi vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin ... isimli e-ticaret şirketinden bir kısım alışveriş yaptığını, siparişler geldikçe firmaya olan inancanın arttığını ve firmanın ... hesabına toplamda 16 adet havale karşılığı 1.301.270 TL gönderdiğini, dekontların açıklama kısmına ..., ... cep telefonu ve monitör şeklinde açık ve net sipariş yazdığını, ancak siparişlerin karşılığının çeşitli bahanelerle gönderilmediğini, ... isimli alışveriş sitesinin kapatıldığını, bütün telefonların cevapsız kaldığını, müvekkilinin Tarsus 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/4 D.İş sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararı ile birlikte Tarsus İcra Dairesi'nin 2024/602 sayılı dosyası ile takip başlattığını, borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, bu defa 25.03.2024 tarihinde iflas yoluyla takipte ödeme emri gönderildiğini, yine borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, borçlu şirketin zaman kazanmak için itirazda bulunduğunu, birçok icra takibini sürüncemede bırakmaya çalıştığını, şirketin sermayesinin borca batık olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsilinin tehlikeye düştüğünü ileri sürerek Tarsus İcra Müdürlüğü'nün 2024/602 sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, ... Ltd. Şti.'nin ve şirket ortaklarının iflasına, şirketin ticaret sicil kaydının terkinine, iflas sonuna kadar şirketin faaliyetlerine engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava sonuçlanıncaya kadar davalı ve ortakları adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar, üçüncü kişilerde, Sosyal Güvenlik Kurumu'nda, bankalarda hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesi talep etmiştir. Davalılar ... ve ....Limited Şirketi vekili özetle: Davanın öncelikle usulden reddini istediklerini, icra takibinin sadece davalı ....Ltd. Şti. aleyhine açıldığını, ancak itirazın iptali ve iflas talebinde müvekkili ...'nun da adının geçtiğini, icra takibinin Tarsus'da başlatıldığını, taraflarınca yetkiye ve borca itiraz edildiğini, takibin Eskişehir icra müdürlüklerine gönderilmesi gerektiğini, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yerde açılması gerektiğini, davacı tarafın herhangi bir tacir sıfatı da bulunmadığını, ticaret sicil kaydı olmadığını, davacının tüketici sıfatında olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, şirketin idaresinin ve tüm mali işlemlerinin şirketin diğer ortağı olan Hatice'nin eşi ... tarafından yürütüldüğünü, kendisinin şuan tutuklu bulunduğunu, müvekkilinin ... tarafından dolandırıldığını, davacının her türlü işlemi ...'le yaptığını ancak ödemeleri ...'in ortağı olmadığı şirkete yaptığını, davacının müvekkilini tanımadığını, müvekkilinin para gönderimleri ve mal teslimleri ile ilgili bilgisinin bulunmadığını, tüm işlemleri ...'in yaptığını savunarak davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise görevsizlik, mahkeme yine aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... özetle: Asıl mağdur olan ve dolandırılan kişinin eşi ... olduğunu, eşinin başka bir suçtan küçük bir cezasının kesinleşmesinden kaynaklı cezaevinde bulunduğunu, dolandırıcılık iddialarıyla ilgili bir tutukluluğunun bulunmadığını, davacı ile herhangi bir tanışıklığı olmadığını, eşi ... güvenini kötüye kullanarak dolandıran kişinin ... olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Somut olayda taraflar arasında yetki sözleşmesi yoktur. İİK nun 154. Maddesi gereğince iflas yoluyla takipte yetkili mercii, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi ve mahkemelerdir. Davacı vekili tarafından yetkiye itiraz üzerine borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde iflas talepli icra takibi başlatmadığı gibi, yetki itirazı üzerine dosyayı yetkili birime gönderip iş bu yetkili birimden ödeme emri tebliğ ettirmediği, bu haliyle borçlunun ikamet adresinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, iflas davalarının şirket merkezinin bulunduğu yerde açılabileceği ve somut olayda davanın görevli ve yetkili mahkemede açıldığı, iflas davalarının icra takibine bağlı olmaksızın doğrudan ticaret mahkemesinde açılabileceği, bu hususun yargılama aşamalarında ileri sürülmesine rağmen dikkate alınmadığı, müvekkilinin davalıdan ürün satın alıp bedelini ödediği ancak ürünlerin teslim edilmediği, bu nedenle başlatılan icra ve haciz süreçlerinde davalıların sürekli itirazlarla süreci uzatarak kötü niyetli davrandığı, iflas davasının şirket merkezinde açılmasının zorunlu olduğu, yetki ve görev hususlarının dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektirmediği, bu durumda usulen görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken davanın reddedilmesinin hatalı olduğu, davalı şirketin malvarlığının yetersiz olduğu ve pasiflerinin aktiflerinden fazla bulunduğu, bu nedenle iflas şartlarının oluştuğu, ayrıca yürütülen soruşturma kapsamında hileli iflas şüphesinin de bulunduğu, davalı tarafın arabuluculuk ve vekâlet ücreti yönünden ileri sürdüğü itirazların yerinde olmadığı, iflas davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ....Limited Şirketi istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince yalnızca yetki yönünden değerlendirme yapılmasının yetersiz olduğu, arabuluculuk dava şartı yönünden de ret kararı verilmesi gerektiği, davacının arabuluculuk başvurusunu tüketici sıfatıyla ve Tarsus Arabuluculuk Bürosu nezdinde yaptığı, oysa uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu nedenle zorunlu ticari arabuluculuk kapsamında ve yetkili yerde başvuru yapılması gerektiği, yapılan başvurunun usule aykırı olduğu, davacının tüketici sıfatıyla başvuru yapmasına rağmen davayı ticaret mahkemesinde açtığı, bu durumun çelişkili olduğu ve dava şartlarının yerine getirilmediği, ayrıca arabuluculuk başvurusunun dava açılacak yer bakımından da yetkisiz yerde yapıldığı, mahkemece davalılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedildiği, oysa dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, iflas yoluyla başlatılan takibe yapılan itirazın kaldırılması ve davalıların iflasına karar verilmesi taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ile davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ile davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile kalan 304,40 TL harcın davacı ile davalılar ... ve ...'nden ayrı ayrı alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...