T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/129 - 2026/106 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/129 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/106 (İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2025 (Ek Karar Tarihi) ESAS-KARAR NO : 2023/415 E - 2024/740 K. DAVANIN KONUSU : M…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/129 - 2026/106 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/129 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/106 (İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2025 (Ek Karar Tarihi) ESAS-KARAR NO : 2023/415 E - 2024/740 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 11/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Geri Dönüşüm Üretim A.Ş. unvanı ile 24/05/2019 tarihinde ... ve davalının sahibi olduğu ... Geri Dönüşüm A.Ş. tarafından kurulduğunu, davalı ...'nin 24/05/2019 tarihinden 22/07/2019 tarihine kadar ... A.Ş 'nin yetkilisi olduğunu, devam eden süreçte şirket yönetim kurulunca, 19/07/2019 tarihinde şirktin tek pay sahipli anonim şirket olarak faaliyetlerine devam edeceği ve tek pay sahibinin de ... olacağı yönünde karar alındığını ve bu durumun tescil edildiğini, 11/03/2021 tarihinde ...'un şirketi ...'ya, ...'nın da 16/07/2021 tarihinde ...'a, ...'a ve ...'a devrettiğini, devir işleminden sonra şirketin unvan değişikliği yoluna gittiğini ve ... Geri Dönüşüm Enerji Üretim A.Ş. unvanını aldığını, böylece tek pay sahipliliği durumunun sona erdiğini, bir süre sonra davalı tarafından geriye dönük olarak müvekkil şirketin imza yetkilisi olduğu 24/05/2019 - 22/07/2019 tarihlerini kapsayacak şekilde birçok sahte senedi düzenlediğini, davalı tarafından sahte senetlerin tahsili amacıyla bankaya gidildiğinde senetlere el konulduğunu ve davalı hakkında soruşturmalar başlatıldığını, davalıya senetlerin düzenlenmesine ilişkin bir yetki verilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 395. maddesine göre imza yetkilisinin şirketi kendisine borçlandırabilmesi için genel kurul kararı olması gerektiğini, borçlandırmaya ilişkin genel kurul kararının bulunmaması durumunda imza yetkilisinin borçlandırma işleminin batıl olduğunu belirkerek, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/8028 Esas sayılı dosyasında icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve senedin iptaline, ayrıca davalı aleyhine %20'sindenaz olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddalarının gerçeği yansıtmadığını, kambiyo senedinin illet mücerret olduğunu ve kambiyo senedi vasfını taşıdığını, söz konusu tutarın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasının davacı şirket lehine delil teşkil etmeyeceğini, senetlerin düzenlendiği tarihte davalının davacı şirketin yetkilisi olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nun 395. maddesinin 1. fıkrasına maddesine değinildikten sonra, davalının senet düzenlemeye yetkili olduğuna ilişkin genel kuruldan alınan bir kararın bulunmadığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında da dava konusu senet dahil otuz altı (36) adet senedin kaydının yer almadığı, senetlerin düzenlendiği tarih itibarıyla davacı şirketin böyle bir borçlanma yeteneğinin olmadığı, 14/06/2019 tarihli "Ana Sözleşmenin Devri ve Hisse Devri Sözleşmesi" ile ekindeki bono ödeme planının ve takibe konu senedin, davalı ... 'nin ... Enerji A.Ş 'nin yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde, ... Enerji A.Ş. adına ... tarafından imzalandığı, bu şekilde 6102 sayılı Kanun'un 395/1. maddesine aykırı olarak davalının kendi adına işlem yapmama yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı şirket vekilince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 2025/252 Esas sayılı dosyasında 18/09/2025 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği, adli yardım talebinin reddine dair ara kararın davalıya tebliğ edildiği, itiraz üzerine dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’ne gönderildiği ve ilgili Daire tarafından 23/10/2025 tarih, 2025/6 D.İş Esas-Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemizin 05/11/2025 tarih, 2025/252 Esas, 2025/1293 Karar sayılı kararı ile istinaf kanun yoluna başvuran davalı yana başvuru ve karar ilam harcının yatırılması hususunda HMK 344. madde hükmü uyarınca muhtıra çıkartılması, süresi içerisinde harcın yatırılmaması halinde de başvurudan vazgeçilmiş sayılacağı hususunda gerekli kararın verilerek sonucuna göre karara karşı istinaf isteminde bulunulması halinde istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairemiz geri çevirme kararı doğrultusunda mahkemece 19/11/2025 tarihinde 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ile 606.848,96 TL istinaf karar harcının yatırılması için 1 haftalık kesin süre içeren muhtıra düzenlenmiş, muhtıra davalı vekiline 24/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından muhtıranın gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece, 10/12/2025 tarihli ek karar ile davalının kesin süre içinde istinaf masrafını tamamlamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden davalı vekili tarafından ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, maktu harç yatırılarak istinaf yoluna başvurulduğunu, yargılama sonunda haksız çıkan taraftan alınması gereken ve davanın sonucuna bağlı bulunan nisbi harcın gerekçe gösterilerek istinaf başvurusunun yok sayılmasının Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen sosyal devlet ilkesine, 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne ve 38. maddesinde ifadesini bulan ölçülülük ve adalet ilkelerine aykırı olduğunu, ek kararın kanun yoluna erişim hakkını ihlal eder mahiyette bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına dair ek kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve takibin iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davalının ek karara yönelik yaptığı istinaf başvurusu yönünden gerçekleştirilen inceleme neticesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesinde; "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvuruda yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 346. maddesinin 2. fıkrasında da; "Bu ret kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili belge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyanın yapılan incelemesinde, mahkemenin davanın kabulüne dair karara karşı davalı tarafından adli yardım talepli istinaf kanun yoluna başvurulduğu, adli yardım talebinin Dairemizce red edildiği, red kararına yapılan itirazın da ilgili İstinaf Dairesi tarafından kesin olarak red edildiği, istinaf harçlarının tamamlaması için dosyanın mahalline geri çevrildiği, mahkemece usulüne uygun düzenlenen kesin süre içeren muhtıraya rağmen istinaf harç ve masraflarının davalı tarafından yatırılmadığı, bunun üzerine mahkemece ek karar ile HMK'nın 344. maddesi uyarınca istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince istinaf edene gönderilen harç ve masraf eksikliğinin ikmaline ilişkin ve usulünce düzenlenmiş muhtıraya uyulmadığı anlaşıldığından, istinaf kanun yoluna başvuran davalının ek karara yönelik istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacının, davanın kabulüne dair karara yönelik yaptığı katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden gerçekleştirilen inceleme neticesinde; Davacı vekili, davalının ibraz ettiği istinaf dilekçesi üzerine 11/01/2025 tarihinde katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesiyle; davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun "Katılma yolu ile başvurma" başlıklı 348. maddesinde; "(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, her ne kadar davacı taraf, davalının istinaf yoluna başvurmasından sonra ibraz ettiği11/01/2025 tarihli dilekçeyle ''katılma yoluyla'' istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, davalı tarafın istinaf başvurusu yukarıda anlatılan süreç neticesinde reddedilmiş olmakla, verilen "İstinaf Başvurusu Değerlendirme Kararı" başlıklı ek karara karşı da davalı yanca yapılan istinaf başvurusunun esasa girilmeden reddedildiği dikkate alınnarak, davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun da HMK'nın 348. maddesinin 2. fıkrası kapsamında reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 348. maddesinin 2.fıkrası gereğince, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE, 3-a-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 11/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."