11. Hukuk Dairesi 2009/1462 E. , 2010/7475 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2007/880-2008/751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2009/1462 E. , 2010/7475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2007/880-2008/751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete yangın sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinin, davalı şirketin kullanmakta olduğu mahalde doğalgaz hattı döşemek amacıyla yapılan delme çalışmaları esnasında tesisatın patlaması nedeniyle akan suların sirayet etmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini, hasar bedeli olan 2.833,00 YTL’nin 22.05.2006 tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalının haklarına halef olduğunu, ödenen meblağın faiz dahil rücuan tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, meydana gelen hasarda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin doğalgaz döşetme çalışmasını 22.12.2005 tarihinde yaptırdığını, hasarın 13.3.2006 tarihinde meydana geldiğini, ayrıca müvekkilinin işyerinin 4. katta olduğunu, hasar gördüğü iddia edilen işyerinin giriş katta olduğunu, böyle bir olay olsa öncelikle ara katta bulunan işyerlerinin hasar görmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete yapılan doğalgaz hattı döşenmesi sırasında bina dış duvarında yapılan delme işlemi sırasında binanın temiz su tesisat borusunun patlatılması ile borudan akan suların davacı sigortalısına ait işyerinde hasara sebebiyet verildiği, hasar bedelinin 2.833,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacak miktarı üzerinden yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 14.03.2008 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karara esas alınan bu rapor, hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişinin raporu, ekspertiz raporuna atıf yapılarak ve genel ifadeler kullanılarak düzenlenmiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, müvekkilinin işyerindeki doğalgaz hattı döşeme işleminin 22.12.2005 tarihinde yapıldığını, hasarın ise 13.03.2006 tarihinde ortaya çıktığını, ayrıca müvekkilinin işyerinin 4. katta olup davacı sigortalısının işyerinin ise zemin katta olduğunu, arada iki kat daha mevcut olup o işyerlerinde hasar oluşmadığını ileri sürülmüştür. O halde mahkemece, davalının işyerinde yaptığı doğalgaz hattı döşeme işlemi ile hasar arasında bağlantıyı açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde kuracak, davacının sigortalısının işyerinde meydana gelen hasarın gerçek kaynağını açıklayacak şekilde, gerektiğinde dosyadaki fotoğraflardan ve diğer belgelerden de yararlanılarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.