6. Ceza Dairesi 2012/16974 E. , 2013/13895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç örgütü kurmak ve yönetmek kurulan suç örgütüne üye olmak ve bilerek isteyerek yardım etmek, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakkı olmayan yere tecavüz, rüşvet vermek ve almak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl
**6. Ceza Dairesi 2012/16974 E. , 2013/13895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç örgütü kurmak ve yönetmek kurulan suç örgütüne üye olmak ve bilerek isteyerek yardım etmek, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakkı olmayan yere tecavüz, rüşvet vermek ve almak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/08/2012 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezaların sürelerine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE, I- Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan beraat hükmüne; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet almak suçundan kurulan beraat hükmüne; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan beraat hükmüne; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne; sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'ya yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan beraat hükmüne; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan beraat hükmüne; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçundan kurulan beraat hükmüne; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede: İddianameye, hükme esas alınan ekspertiz raporuna ve gerekçeli karara göre, sanık ...’nun evinde ve işyerinde ele geçirilen 4 adet tabanca ile 113 adet fişeğin sayı ve nitelik yönünden vahim olmadığı, eylemin bu hali ile 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu dikkate alındığında; Sanıklar ... ve ...’nun eylemlerine uyan hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden, 765 sayılı TCK’nın 513 ve 514. maddelerinde; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden, 6136 sayılı Yasanın 13/1, 13/3 ve 13/son maddelerinde tanımlanan suçların, 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçların işlendiği 07.03.2004 günü ve öncesinden, incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması; Sanık ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın eylemlerine uyan 4422 sayılı Yasanın 1/2.cümle, 2.fıkra ve 15. maddesi yollaması ile 765 sayılı TCK’nın 314/1, 102/4, 104/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suçlara uyan 220/2-3-7, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 4422 ve 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin suçların işlendiği 07.03.2004 günü ve öncesinden inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında anılan suçlar için açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne; sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1- Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede; Suç işlemek için örgüt kurmak veya kurulan örgütü yönetmek suçunun maddi unsurunun, “kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek” olduğu, örgütün oluşabilmesi için en az üç veya daha fazla kişinin belirtilen amaçlarla bir araya gelmesi, amaçlanan suçları işlemeye elverişli, üye, araç ve gerece sahip olunması, bir suç işlemek amacıyla oluşturulmuş basit bir birleşmeden ziyade, belirsiz sayıda amaç suçun işlenmesi amacıyla gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak meydana getirilmiş, sürekli bir birleşmenin bulunması gerektiği; zira örgüt, niteliği itibariyle devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün varlığından bahsedebilmek için örgütün hangi suç ve/veya suçları işlemek amacıyla kurulduğu da tespit edilmelidir. Çünkü örgütün amacı bir suç programını gerçekleştirmektir. Yani belirsiz sayıda suç işlemektir. Suç sayılmayan ancak hukuka aykırılık teşkil eden eylemleri gerçekleştirmek için kurulmuş ise, amacı kanunda suç olarak tanımlanan eylemleri işlemek olmayan bir örgütlenme bu anlamda algılanamaz. Suç örgütü kurma ve yönetme ile örgüte üye olma, suçları yönünden suç örgütünün işlemeyi amaçladığı suç ve/veya suçların en azından hazırlık hareketi ile ilgili ciddi bulgu, emare ve kanıt olmalıdır. Suç örgütü kurma bağımsız bir suç kabul edildiğine göre, amacı olmayan bir örgütlenmede, suç örgütü bir veya birkaç amaç suç işlemesi için kurulmalı ve suçların işlenmesine dair 4422 sayılı Yasada veya 5237 sayılı TCK'nın 220/1. maddesinde gösterilen unsurlar ile ilgili bulgulara ulaşılması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde; Sanık ... ile ...'nun diğer sanıklarla birlikte hareket ederek suç örgütü oluşturdukları, oluşan bu örgüt sayesinde doğrudan ve dolaylı biçimde bir kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirerek, ihale, imtiyaz ve ruhsat işlemlerinde nüfuz ve denetim elde ederek devlet arazilerini parselledikleri ve şahsa ait taşınmazlara el koymak suretiyle maddi çıkar sağladıkları ve bu hususlarda silah ve zor kullanma yoluna tevessül ettikleri, örgüt üyelerine talimat vererek suç işlemeye azmettirdikleri, ihalelere fesat karıştırma, yağma, adam yaralama, adam öldürme, zor ve tehdit kullanarak toplumda korku uyandırma ve silah zoru ile tahsilat gibi suçları işledikleri veya işlettikleri iddia edilmiş; iddialar mağdur beyanları, iletişim tespit tutanakları, işyerinde ele geçirilen harcamalara ilişkin kayıtlara ve 23.04.1997 ile 12.02.2003 tarihleri arasında işlenen adam öldürme ve kasten yaralama suçlarına ilişkin soruşturma belgelerine dayandırılmıştır. Dosya içeriği, toplanan ve tartışılan kanıtlar hep birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'nun ticaret ile uğraştığı, oğlu olan sanık ...'nun da aynı işletmede çalıştığı, sanık ...'nun ticari faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında karşılaştığı hukuki ihtilafların yargıya intikal ettiği, bir kısmının da idari eylem ve işlem sonucu çözüldüğü, çözülme aşamasında karşılaşılan sorunların halli konusunda, siyasi ve bürokrasi konumları itibariyle üst mevkilerde görev yapan insanlardan yardım talep ettiği veya yardım talep etmeye çalıştığı; bir kavga sırasında adam yaralayan ve mahkemece tutuklanan akrabası ...'nun tahliye edilmesi için aynı şekilde uğraş verdiği, iletişim tespit tutanaklarına yansıyan telefon görüşmelerinde ve diğer sanıklarla olan irtibatında, suç örgütü kurup bu örgütü idare ederek, örgütün gücünden yararlanarak doğrudan ve dolaylı biçimde bir kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirmeye, ihale, imtiyaz ve ruhsat işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmeye, devlet arazilerini parsellemeye, şahsa ait taşınmazlara el koymak suretiyle maddi çıkar sağlamaya ve bu hususlarda silah ve zor kullanma yoluna tevessül etmeye, örgüt üyelerine talimat vererek suç işlemeye azmettirmeye, ihalelere fesat karıştırmaya, yağma, adam yaralama, adam öldürme, zor ve tehdit kullanarak toplumda korku uyandırmaya ve silah zoru ile tahsilat yapmaya ilişkin suçları işlediğine dair hukuka uygun kuvvetli ve her türlü kuşkudan uzak kanıt bulunmadığı; diğer sanıkların bir kısmının kendisinin oğlu ve akrabaları, bir kısmının işletmesinde çalışan kişiler olduğu, bu kişiler ile münasebetlerinin akraba veya işveren boyutunda ilişkiler niteliği taşıdığı; her iki sanığın hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak meydana getirilmiş, sürekli bir birleşme birliktelik içerisinde bulunmadıkları; 23.04.1997 tarihinde ... isimli kişinin bir kadın meselesi yüzünden öldürülmesi suçundan hakkında kamu davası açılan sanık ... hakkında beraat kararı verildiği, 28.12.2001 tarihinde ... Katılmış isimli kişinin yaralanması suçunda hakkında kamu davası açılan sanık ...'nun eyleminin trafikte yol vermeme nedenine dayandığının iddia edildiği, bu suçların bireysel nedenlere dayandığı ve örgüt suçlaması yönünden yukarıda suç isnadı olarak gösterilen eylemlerle bağlantılarının bulunmadığı ve netice olarak sanıklar ... ve ...'nun üzerlerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle, atılı suçtan sanıkların beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçu yönünden yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanan kanıtlara, iddia ve savunmalara göre; 2003 yılının Temmuz ayında işlendiği iddia edilen eylemin sonuçlanmasından sonra mağdurların kolluğa ya da adli makamlara başvurularının bulunmadığı, darp edildiklerine ilişkin doktor raporu düzenlenmediği, 6 ya da 7 ay kadar sonra başka bir eylemin soruşturması sırasında olayın kolluk görevlilerince öğrenildiği, bir kısım sanıkların da “Mağdurların petrol istasyonuna geldiklerinde bir karışıklık yaşandığını, arazi ihtilafına ilişkin bir sorun nedeniyle mağdurlar ile tartışma yaşandığını” savunmuş olmaları karşısında; mağdur ...’in Cumhuriyet Savcısına verdiği 31.12.2003 tarihli ifadesinde ileri sürdüğü, sanık ...’nun babası ... ile ...’ın hazine arazisini işgal ettiklerini, o tarihte belediye meclis üyesi olan ağabeyi mağdur ...’in işgale son verdirtmek için bu yeri yıktırdığını söylediği, ... ve ...’ın da ifadelerinde, hukuki ihtilafa konu olayı kısmen doğruladıkları, ancak kendilerinin hukuka aykırı tasarruflarının bulunmadığını belirttikleri dikkate alındığında; öncelikle ... ve ...’ın hazine arazisini işgal edip etmedikleri, etmişlerse bu işgale belediye tarafından son verilip verilmediğinin resmi kayıtlara dayanılarak araştırılması; savunmalarda, mağdur ...’in Şekerpınar Belediyesi’nde nüfuzunu kullanarak gayrimeşru işler yaptığı ve hakkında soruşturma ve ceza davalarının açıldığının da ileri sürülmüş olması nedeniyle, adı geçen mağdura ilişkin adli ve idari soruşturma ya da davaların bulunup bulunmadığının, bulunuyorsa mahiyetlerinin araştırılması ve belgelendirilmesi; özel şahsa ait araziye kaçak kat yapıldığına ve yıkılmasına ilişkin dosya içerisinde bulunan 24.05.2001 tarih ve 2001/102 sayılı Şekerpınar Belediyesi Encümen Kararının, ... ve ...’ın hazine arazisini işgaline ilişkin bir karar olup olmadığının belirlenmesi, bu doğrultuda sanıklar ile mağdurlar arasındaki ceza davasına konu olan ihtilafın sübut ve suç vasfına yönelik iddia ve savunma doğrultusunda değerlendirmesinin yapılması ve sanıkların hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdiri gerekirken; sadece mağdurların soyut iddialarının doğru olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması, 3- Sanık ... hakkında, mağdur ...'ya yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede: Sanıklar ..., ... ve ...'nin birlikte hareket ederek, emlakçılık yapan mağdur ...'nun bir taşınmaz mal satımı nedeniyle elde ettiği kazançtan komisyon alabilmek için, taşınmazın kendilerine haber vermeden satıldığını bahane edip, eski para birimine göre 40 Milyar Türk Lirası parasını önce senet imzalatıp sonra da senet karşılığını tahsil etmek suretiyle zorla aldıkları; mağdur ile yapılan görüşmelerin sanık ...'nun işyerinde gerçekleştiği, mağdura tehdit içeren söz ve davranışların sanık ... tarafından uygulanmadığı, adı geçen sanığın eylem içerisindeki yerinin suçun işlendiği aşamada icrasını kolaylaştırmak boyutunda kaldığı ve hakkında bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 39/2-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı Yasanın 37/1. maddesi ile uygulama yapılması, Kabule göre de; 4- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde; 07.03.2004 günü ve öncesinde işlenen suç nedeniyle, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddeleri uyarınca sanık yararına olduğu için 4422 sayılı Yasa hükümleri ile uygulama yapıldığı halde, takdiri indirim nedeni ile cezadan indirim yapılırken, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesi yerine, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi ile uygulama yapılması ve aynı nedenle uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 ve 58/7-8-9. maddelerinin tatbikine hükmedilmesi; gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin cezadan mahsup edilmesine ilişkin bölümde de 765 sayılı TCK’nın 40. maddesi yerine, 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesinin yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.