6. Ceza Dairesi 2009/8817 E. , 2011/44678 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna…
**6. Ceza Dairesi 2009/8817 E. , 2011/44678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 26.10.2011 tarihinde üye ...'in karşıoyu ile oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: Yağma zilyet veya diğer bir şahsın teslim veya malın alınmasına karşı ses çıkarmamaya cebir (şiddet) veya tehdit kullanılarak mecbur edilmesidir. Vücut üzerine etki eden cebir (şiddet) konusu fiziki (maddi) bir tesir olup, bunun da objektif olarak uygun ve elverişli olarak gerçekleşmesi de gerekmektedir. Tehdit ise failin isteğinin yerine getirilmemesine bağlı olarak gelecekte yapılacak bir kötülüğün söz, mimik, jest veya sessiz hareketlerle zımnen bildiren şekilde ve mağdurda manevi bir tesir (korku) oluşturan bir yapıda olmasını içermektedir. Cebir (şiddet) ve/veya tehdit yağma suçunun tipiklik unsurudur. Gerekçede yaşanan somut olay ile normların karşılaştırılabilmesi için öncelikle olayı tüm teferruatları ile öğrenmemiz, akıldaki duraksama ve şüpheleri ortadan kaldırmamız gerekir. Bu hal yargılanacak uyuşmazlıkdaki maddi meselenin çözümlenmesini içerir. Maddi meselenin belirlenmesinden sonra da normların kural denilen kısmında gösterilen tiplerden hangisinin söz konusu olabileceğini tayini meselesine gelir ki bunada hukuki mesele denir. Bilindiği üzere hukuki mesele olaya göre değişeceğinden maddi mesele öncelikle çözümlenmelidir. Hal böyle olunca; Yakınanlar 24.03.2005 gün Arçelik bayii yanında önlerine çıkan üç kişinin önce cep telefonlarında kontür olup olmadığını sorduklarını, olumsuz yanıt vermeleri üzerine sert bir şekilde “verin lan” cep telefonunu talimatı üzerine her iki yakınanın da cep telefonlarını sanıklara teslim ettiklerini olay sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanlarda açıkladıkları,13.04.2005 günlü C.Savcısı tarafından düzenlenen sanığın bire bir gösterimi ve olayın anlatımınada yer veren teşhis tutanağında ise; yolda önlerine çıkan üç kişinin çağırdıklarını karşı çıkınca kollarından tutup yıkıntının olduğu yere götürüp sanık ...’in yakınan Olcay’a telefonunu çıkar kontürün varmı diye tehdit edici şekilde konuştuğunu adı geçeninde basın ve yayın organlarından izleyip, duydukları nedeniyle korkup cep telefonunu bu sanığa verdiğini ardında yakınan Murat’ın cep telefonunu aynı şekilde diğer sanığa teslim ettiğini açıklamışlardır. Mahkeme aşamasında ise yakınanların bu kere önlerine çıkan kişilerin cep telefonu kontürü sorup konuşmak içinde istemeleri üzerine basın ve yayın organlarından yağma ve yaralama olaylarını duyup izlediklerinden dolayı korkup cep telefonlarını teslim ettiklerini olay sırasında “(verin lan)” diye sözünde kendilerine sarf edilmediğini beyan edip açıklamalarında sanıklardan sadır olan cebir şiddet ve/veya tehditden bahsetmedikleri de anlaşılmıştır. Sanıklar ise kontür varmı diye sorup, yakınanların olumsuz yanıtı üzerine bakacağız, kendi kartımız ile konuşup vereceğiz diye telefonlar alıp olay yerinden ayrılarak, suça konu eşyayı da sattıklarını farklı aşamalardaki beyanlarında açıklamışlardır. Görüldüğü üzere sorun maddi olayın yani yaşananın ne olduğu meselesidir. Bilindiği üzere buda iddia, savunmanın katılımı ile çözülecektir. Yakınanlar olayın akabinde ve sıcağı sıcağına alınan 24.03.2005 günlü beyanlarında yer vermedikleri ancak suçun tipiklik unsuruna etkin olan bir takım hareket tarzlarına 13.04.2005 günlü teşhis tutanağında yer verdikleri dikkate alındığında öncelikle değişerek gelişen ve kendi içinde de devinip evrilen beyanlar arasındaki açık aykırılıklar giderilip bu halin neden kaynaklandığı akıllardaki duraksama ve şüpheleri ortadan kaldıracak şeklinde saptanıp sonucuna göre somut olayın belirlenmesi sağlandıktan sonra somut olaya uyan hukuki vasfın tayini gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak olunmamıştır.