2. Ceza Dairesi 2024/6987 E. , 2024/8865 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezal…
**2. Ceza Dairesi 2024/6987 E. , 2024/8865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ... ile sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; katılanların çalınan zeytinyağı miktarına ilişkin soyut beyanlarının itibar edilebilir olmadığına, çelişkili olduğuna, sanığın zararı gidermek istediğine ancak katılanların zarar miktarını fazla bildirdiklerine, eksik inceleme yapıldığına, sanık lehine delillerin toplanmadığına, gerekçenin yetersiz olduğuna, adil yargılanma, savunma ve gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğine, gerekçeli kararda tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirmesi yapılmadan uygulama yapıldığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi, aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkin olduğu; sanığın temyiz isteminin; samimi ikrarına rağmen üst sınırdan ceza verildiğine, suçu işlediği yerin depo olup, konut niteliğinde olmadığına, katılanların bildirdiği zarar miktarının doğru olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği tam aydınlatılmamış olayların sanık aleyhine yorumlanamayacağına ve tahliye talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılanlara yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; suçu işlediğine dair açıkça samimi beyanda bulunduğuna, terk edildiğini düşündükleri yerden birkaç parça eşya aldığına, zararı gidermek istediğine, katılanların zarar miktarına ilişkin beyanlarının doğru olmadığına, katılanların belirttiği kadar zeytinyağı almadıklarına, hakkında herhangi bir lehe hüküm uygulanmadan teşdiden ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, epilepsi hastası olduğuna, ayrıca Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden raporunun olduğuna, ekte sunduğu özürlü sağlık kurulu raporuna göre orta zeka geriliği olduğu ve %70 oranında özür durumunun olduğuna, rapor tarihinden sonra da durumunda düzelme olmadığına ve tahliye talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın temyiz dilekçelerinde özürlü sağlık kurulu raporunun olduğu, rapora göre orta zeka geriliğinin olduğu ve %70 oranında özür durumunun olduğunu belirterek, buna ilişkin dilekçesinin ekinde Dr. ... Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 02.03.2012 tarihli raporunu sunduğunun anlaşılması karşısında, anılan özürlü sağlık kurulu raporu da yazılacak müzekkereye eklenerek; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıkların tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.