11. Hukuk Dairesi 2012/4273 E. , 2013/5148 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... .... ASliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....12.2011 tarih ve 2009/16-2011/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2012/4273 E. , 2013/5148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... .... ASliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....12.2011 tarih ve 2009/16-2011/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin %35 pay ile ortaklık payını ödeyerek ortağı olan müvekkilinin, davalı ... ile birlikte ana sözleşme ile 20 yıl süre ile müştereken müdür olarak atandığını, müvekkilinin ...'da bulunduğu sırada davalı şirket ortaklarının müvekkilini hazır göstermek ve imzasını taklit etmek suretiyle ortaklar kurulu kararı alarak müvekkilinin şirket müdürlüğüne ve yetkilerine son verdiklerini, bu kararın ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğini, davalıların şirketin tüm kazancını kendi özel hesaplarına aktardıklarını ileri sürerek, şirkete kayyum atanarak tasfiyesine karar verilmesini, tasfiye sonucu ortaya çıkacak alacağın 4/4/2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, tasfiyenin mümkün bulunmaması halinde müvekkilinin şirketten çıkmasına izin verilmesini ve ortaklık payının diğer ortaklar tarafından işleyecek ticari temerrüt faizi ile satın alınmasına karar verilmesini, müvekkilinin imzalarının taklit edilmesi nedeniyle 50.000 TL maddi ve manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacılar vekili, davacının %35 hissesine tekabül eden sermayesini ödemediğini, bu durumun şirket kayıtlarına mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davalarında da, davacının sermaye payının ödettirilmesine, aksi halde ortaklıktan mahkeme kararı ile çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı/karşı davalı ...'nun sermaye koyma borcunu yerine getirdiğini ispatlayamadığı, davacı/karşı davalının şirketten çıkarılması için haklı nedenlerin mevcut olduğu, sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen davacı/karşı davalının kardan pay talep edilemeyeceği ve payını karşılığını da talep edemeyeceği, davacı/karşı davalının mal varlığında bir azalma olduğunu delillerle ispatlayamadığından bu nedenle haksız fiile dayalı tazminat talebinde de bulunamayacağı gerekçesiyle, davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacılar aleyhine açılan şirketten çıkarılmaya izin verilmesi talebinin kabulüne, diğer taleplerin reddine, karşı dava açısından ise, davacı karşı davalı vekilinin şirketten çıkma talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle karşı davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davalılar karşı davacılar vekilinin temyiz istemine gelince, davalı karşı davacı şirket de sermaye borcunu yerine getirmediğinden bahisle davacı karşı davalının şirketten çıkarılmasını istediğine, mahkemece de davacı karşı davalının herhangi bir sermaye payı ödemediği sabit bulunduğuna göre, esas davanın kabulünün karşı davayı konusuz bırakmasının da mümkün bulunmaması karşısında, karşı davanın da kabulüne karar verilip yargılama giderlerinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Öte yandan davalı karşı davacılar vekili tarafından yatırılan yargılama giderlerinin de davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak hesap edilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) ve (...) nolu bentlerde açıklanan nedenle davalı karşı davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı-karşı davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı karşı davacılara iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.