19. Hukuk Dairesi 2019/2706 E. , 2019/4967 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde temlik alan davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacı şirket aleyhine icra takibine geçildiğini, takibe konu çek üzerindeki imzanın d…
**19. Hukuk Dairesi 2019/2706 E. , 2019/4967 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde temlik alan davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacı şirket aleyhine icra takibine geçildiğini, takibe konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı bankanın çeki kredi borcuna mahsup etmek amacıyla ciro yolu ile aldığını, iyiniyetli yetkili son hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu çekin 27.500,00 TL bedelli 15/04/2013 keşide tarihli keşidecinin davacı şirket lehtarının ... Orman Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. lehtarın cirosundan sonra ... Hırdavat İnş. Mak. İmal Reklam Tur. Emlak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Anadolubank A.Ş’nin cirosunun yer aldığı, çekin takip konusu edildiği, bilirkişi raporuna göre, keşideci imzasının şirket yetkilisi ... ’un eli ürünü olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temlik alan davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.02.2016 tarih, 2015/11025 esas 2016/2299 karar sayılı ilamıyla “Davacı vekili çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Hükme esas alınan imza incelenmesine ilişkin 05.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda mukayese imzaların fotokopi belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yeniden çekin keşide tarihi olan 15.04.2013 tarihinden önceki ihtilafsız döneme ait davacı şirket yetkilisi tarafından resmi kurumlar önünde atılan imza asılları getirtilip yeniden bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmaması karşısında davacının menfi tespit isteminin yerinde olduğu ancak davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin dava konusu çekin lehtar ve ciro silsilesi karşısında son hamil konumunda bulunan davalının kötüniyetli olduğunu kabul bakımından yasal şartlar mevcut olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı temlik alan vekili tarafından temyiz edilmiştir.