11. Hukuk Dairesi 2010/3189 E. , 2010/10284 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2009/412-2009/820 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, yapılan tebligata rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıkta…
**11. Hukuk Dairesi 2010/3189 E. , 2010/10284 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2009/412-2009/820 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, yapılan tebligata rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre Darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, ortağı olduğu davalı anonim şirketin 13.09.1991 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptal edilerek kesinleştiğini, bu nedenle davalı şirketin müteakip genel kurullarında alınan kararların yoklukla malul olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 13.09.1991 tarihinden sonra yapılan olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurul kararlarının iptali istenilen ...A.Ş.’nin 30.12.2002 tarihinde münfesih olduğunu, hükümsüzlüğü istenilen bazı genel kurul kararlarının iptali istemi ile açılan davaların derdest olduğunu, genel kurul kararlarının batıl olduğunun seneler sonra ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dair verilen karar, Dairemizin 04.05.2009 gün ve 2008/886 E, 2009/5218 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, ticaret sicil müdürlüğünden gönderilen 14.12.2009 tarihli yazıda “birleşmeye dair olağanüstü genel kurul kararlarının sunulduğu, ancak henüz sicil kaydının terkinine dair sicil dosyasına intikal eden tescil bulunmadığı için davalı şirketin halen sicil kaydının faal olarak devam ettiğinin” bildirildiği, sicil kaydı fiilen devam eden ve henüz terkini gerçekleşmeyen davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği, davalı şirketin husumet itirazının yerinde olmadığı, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi’nce sermaye artırımına dair 13.09.1991 tarihli genel kurul kararı iptal edilmiş olmakla esas sermayenin artırımına ilişkin işlemler tamamlanmadığından 13.09.1991 tarihinden sonra 33.000 TL ve 233.000 TL sermaye üzerinden yapılan genel kurul kararlarının yok hükmünde olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 26.05.1995, 15.09.1995, 05.07.1996, 04.04.1997, 03.08.1998, 27.10.1999, 29.03.2000, 26.01.2001, 18.11.2002, 30.12.2002 tarihli genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve terkinine, 26.03.1992, 14.08.1992, 26.05.1993, 30.03.1994 tarihli genel kurullara ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava, davalı şirketin 13.09.1991 tarihinden sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, 13.09.1991 tarihinde yapılan genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının iptal edilip kesinleştiği, sözü edilen genel kurulda alınan sermaye artırımı sonucunda oluşturulan yeni sermaye esas alınarak toplanan dava konusu genel kurulun kararlarının da önceki iptal kararından etkileneceği gerekçesiyle bir kısmının yoklukla malul olduğunun tespitine, bir kısım kararlar yönünden ise istemin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemenin de doğru olarak tespit ettiği gibi, 13.09.1991 tarihli genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararı iptal edildiğine göre şirketin sermayesi, kuruluş sermayesi olan 400.000.000 TL'na avdet etmiş ve bu sermayeye göre ortakların pay oranları da geri dönmüştür. Ancak iptal kararı ile avdet eden yeni sermaye ve pay durumuna nazaran dahi dava konusu edilen tüm genel kurul toplantılarında toplantı ve karar nisapları açısından mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı vekili tarafından 13.09.1991 tarihli genel kurul kararlarının iptal edilmesi nedeniyle sonraki genel kurul kararlarının da yoklukla malul olduğu iddiasıyla açılan işbu davada mahkemece, davalı şirketin 13.09.1991 tarihli genel kurulu ve öncesine ait şirket sermayesi ve ortakların pay durumları itibariyle dava konusu edilen 13.09.1991 tarihli genel kuruldan sonraki tüm olağan ve olağanüstü genel kurulların toplantı ve karar nisaplarının uygunluğunun irdelenmesi, alınan kararların yoklukla malul olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir iken salt önceki genel kurul kararının iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2- Öte yandan, işbu davada mahkemece yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilen 26.05.1995 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemi ile Marmaris 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1995/725 E numarası ile dava açılmış olup, açılan ilk davada kesinleşmiş mahkeme kararı olup olmadığı, kararın kesinleşmemesi durumunda işbu davanın açılan ilk davanın sonucunu bekleyip beklemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, aynı genel kurul kararı hakkında iki ayrı dava açıldığının da gözetilmemesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.