T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/295 KARAR NO : 2026/306 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/08/2021 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAV…
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/295 KARAR NO : 2026/306 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/08/2021 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07.10.2020-21.01.2016 tarihleri arasında davalı Müflis-------. İflas İdaresi bünyesinde “proje lideri” unvanı ile 7.000,00-TL brüt ücret ile çalışmalarını son derece başarılı ve özverili biçimde sürdürdüğünü, müvekkilinin iş akdinin 21.01.2016 tarihinde haksız ve geçersiz sebeplerle feshedilmesi üzerine ----. İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası kapsamında işe iade davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, feshin geçersizliği ile birlikte müvekkilinin işe iadesine, 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine hükmedildiğini, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olsa da ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi’nin ----- Karar 27.12.2018 tarih sayılı kararının kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi Üzerine ---- Noterliğinin 12.11.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesiyle işe iade başvurusunda bulunduklarını fakat müvekkilinin 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığını, bu sebeple müvekkilinin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağı doğduğunu, aynı zamanda işe iade davası sürerken iş akdi askıda olduğundan müvekkilinin işe başlatılmadığı tarih itibariyle iş akdinin feshedildiğini ve feshe bağlı olarak fark kıdem tazminatı alacağı doğduğunu, işe iade davası derdest iken davalı işverenin 16.11.2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, iflas kararı üzerine davalı şirketin tasfiyesi için iflas idaresi teşekkül ettiğini ve huzurdaki davanın iflas idaresine ihbar edilerek iflas idaresinin davaya dahil edildiğini, her ne kadar İcra ve İflas Kanunu’nun 194. maddesi gereği müflise karşı açılan hukuk davaları durmuş olsa da iş davaları acele hallerden sayıldığından yargılamaya devam edildiğini ve işe iade davası kesinleşmesine rağmen müvekkilini iflas idaresi tarafından işe başlatılmadığını, iflas idaresi tarafından müvekkilinin alacaklarının müflis şirket açısından masa borcu olarak kabul edilerek boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı toplamı olarak 103.013,47-TL ödendiğini, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ayrı ayrı kalemler halinde belirtilmediğini ve toplanarak yekun tutar olarak belirtilmek suretiyle ödendiğini, bu sebeple kendilerince bu alacak kalemlerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunun bilinmediğini, ayrıca iflas idaresi tarafından alacak çeşidi gözetilmeksizin alacaklara yasal faiz işletildiğini, boşta geçen süre ücretine mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğinden bu uygulamanın doğru olmadığını, ayrıca müvekkilinin müflis bankadan olan fark kıdem tazminatı alacağının ise ödenmediğini, yalnızca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti bakımından kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücreti tespit edilip buna göre alacak kalemlerinin hesaplanması ve müvekkilinin alacağının tam olarak ödenmesi gerektiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik; 50,00-TL fark kıdem tazminatının işlemiş olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun, 29 Mayıs 2015 tarihinde ------ karar numarasıyla alınan ve 30 Mayıs 2015 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete’de ilan edilen kararı ile ------ kontrolüne el koyduğunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71’inci maddesi uyarınca ---- yönetim ve denetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devrettiğini, 23.07.2016 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete’de yayınlanan; BDDK’nın 22.07.2016 tarih ve ------ sayılı Kararı ile TMSF’nin 21.07.2016 tarih ve ----- sayılı yazısında yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde ----- faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiğini, TMSF tarafından açılan ve ----. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------ Esas sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca -----iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat 15.28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin TMSF tarafından yerine getirilmesine karar verildiğini ve kararın temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiğini, hâlihazırda-----tasfiyesinin ----İflas Müdürlüğü'nün ---- İflas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu madde 106/3 düzenlemesi doğrultusunda ------, TMSF tarafından iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkileri kullanılarak tasfiye edilmekte olduğunu, ----- hakkındaki iflas kararı kesinleşmiş olduğundan tasfiyeyle sınırlı olmak üzere faaliyetlerini sürdürdüğünü ve tüzel kişiliğinin de devam ettiğini, tasfiye sürecinin TMSF tarafından önerilen ve İcra Mahkemesince belirlenen 3 kişilik İflas İdare Heyeti tarafından yürütüldüğünü, şu anda görev yapan İflas İdare Heyeti üyelerinin ----olduğunu, İflas İdare Heyeti üyelerinin TMSF’nin 2020/285 karar ve 17.09.2020 tarihli kararı ile kendilerine verilen yetkiler dâhilinde tasfiye sürecini yürüttüklerini, esas ilişkin olarak ise davacı tarafa tüm işçilik alacakları ve alacaklarına ilişkin faizlerin eksiksiz ve tam olarak ödendiğini ve davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde; davacı tarafından açılan işe iade davası sonucu karar gereği müvekkili İflas İdaresi tarafından 39.278,89 TL ödeme yapıldığını, ancak ödeme yapılırken davacının işveren tarafından işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücretinin belirlenerek ödemelerinin yapılmamış olması sebebiyle eksik ödendiğini iddia ettiği fark kıdem tazminatı ve işlemiş faiz alacağının ödenmesini haksız ve mesnetsiz olarak talep ettiğini, davacı tarafa, müvekkili İflas İdaresi tarafından dava sonrası kesinleşen tüm alacak kalemlerinin cevap dilekçesi ekinde sundukları ödeme belgelerinde görüleceği üzere; 45.453,44-TL brüt iş güvencesi tazminatı (45.108,44-TL net), 38.298,31-TL brüt boşta geçen süre tazminatı (29.622,62-TL net), 14.229,15-TL brüt kıdem tazminatı farkı (14.121,15-TL net), 7.631,62-TL brüt ihbar tazminatı farkı (6.047,37- TL net), 66,30-TL yargılama gideri, 8.047,58-TL faiz ödemesi olmak üzere toplam 39.278,89-TL net ödeme yapıldığını, bu sebeplerle davacının tüm alacak talepleri faizi ile birlikte tam ve eksiksiz olarak ödenmiş olduğundan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; müflise karşı, iflas tarihinden önce doğmuş, iflas tarihinden sonra talep edilen tazminat olup nitekim yargılamanın ilk olarak yapıldığı ----.İş Mahkemesi' nin ----- Esas, ----- Karar sayılı dosyada verilen karar ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesi' nin ------ Esas---- Karar sayılı kararı ile, davanın kayıt kabul olarak görülmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmıştır.Kayıt kabul davasında, İİK'nın 235. maddesi gereğince, yetkili ve görevli mahkeme iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesidir. Davalı müflis banka, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas, ------ Karar sayılı dosyada 16/11/2017 tarihli kararla iflas etmiş; bu karar İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek 27/01/2020 tarihinde kesinleşmiş olup; iflas tasfiyesi ---- İflas Müdürlüğü'nün ----- iflas sayılı dosyasında sürmektedir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; kesin yetki kuralının dava şartı olduğu eldeki davada, hukuki mahiyeti itibariyle kayıt kabul davası niteliğinde olup, dosyanın görevli ve yetkili olan---- nolu Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere, davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK.nun 114/1-ç, 115/2 maddeleri uyarınca, kesin yetki dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE; 2-Karar kesinleştiğinde dosyanın ---- nolu Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere ------- Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Harç, vekalet ve masrafların yetkili mahkemede nazara alınmasına, 4-Süresinde dosyanın gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde, HMK 20 ve 331/2. madde uyarınca dosya resen ele alınarak karar oluşturulmasına,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.