10. Ceza Dairesi 2024/9324 E. , 2025/127 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1908 E., 2022/131 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması(sanıklar ... ve ... yönünden) 2. Ret (sanık ... yönünden) İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (tüm sanıklar yönünden) İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemiz
**10. Ceza Dairesi 2024/9324 E. , 2025/127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1908 E., 2022/131 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması(sanıklar ... ve ... yönünden) 2. Ret (sanık ... yönünden) İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (tüm sanıklar yönünden) İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 22.10.2024 tarihli ve 2022/5734 Esas, 2024/24365 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2024 tarihli ve KD-2022/34516 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü ile verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 8.320,00 TL adli para cezasının istinaf incelemesi neticesinde esastan reddine karar verilmesine ilişkin kararının temyiz incelemesi kapsamında olup olmadığına ilişkindir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, "5271 sayılı CMK'nın 286/2a maddesindeki İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemez kararlardan olması şeklindeki düzenleme karşısında karar hukuka aykırı görüldüğünden, temyiz edilen hükme yönelik temyiz başvurusunun CMK'nın 286/2a ve 298. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesinin gerekeceği değerlendirilerek,Yüksek Daireniz kararına karşı 5271 sayılı Kanunun 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerektiği değerlendirilmiştir." gerekçesiyle Dairemizin anılan kararına itiraz edildiği görülmüştür. II. GEREKÇE A. Sanık ...'un 29.07.2019 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2019 tarihli, 2019/2956 Soruşturma, 2019/2107 Esas ve 2019/533 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/6-8 yollamasıyla 188/3, 53/1, 54/1, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, B. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/422 Esas, 2020/61 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 29.07.2019 tarihli eylemi sabit kabul edilerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 188/3, 188/6, 188/8, 62/1, 52/2, 52/4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile 12.500-TL adli para cezasına hükmedildiği, C. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/534 Karar sayılı ilâmı ile; "Sanık ... hakkında 29.07.2019 tarihli 7. olay nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf taleplerinin incelenmesinde: 29.07.2019 tarihli 7. Olayda sanık ...'ın sanık ...'dan aldığı ve ... isimli şahsa verdiği iddia edilen 1 adet tabletle ilgili olarak Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 09.09.2019 tarihli DYR-KİM-19-09318 uzmanlık numaralı raporunda net 0,6 gr ağırlığındaki 1 adet kapsülün, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakında Kanun kapsamında değerlendirilmeyen, yeşil reçeteye tabii "pregabalin" etken maddesini içerdiğinin belirtildiğidikkate alınarak, suç konusu tabletlerin 5237 sayılı TCK'nın 188. Maddesinin 6. Fıkrasında belirtildiği şekilde; a) “Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran” bir madde olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan rapor alınması, b) Üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünden sorulması, sonucuna göre eyleminin TCK'nın 188/6. maddesinde düzenlenen “uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddenin ticaretini yapma” suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, c) Sanık ...'in eczacı teknisyeni olarak çalışması ve TCK'nın 188/8. Maddesinde sayılan "eczacı" ya da "ecza ticareti ile iştigal eden kişi" vasfında olmaması nedeniyle hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde TCK'nın 188/8. Maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmolunması, d)TCK'nın 53. maddesi uygulanırken 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. Fıkrasının 1. cümlesinin uygulanması hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK'nın 289. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA," Gerekçesi ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan 13.02.2020 tarihli mahkûmiyet hükmünün bozulmasına kesin olarak karar verildiği; D. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/206 Esas, 2021/303 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 188/3, 188/6, 62/1, 52/2, 52/4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile 8.320-TL adli para cezasına hükmedildiği, E. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/1908 Esas, 2022/131 Karar sayılı ilâmı ile, sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karar içeriğinde sanık ... yönünden de temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hususunun belirtildiği, F. Sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2022 tarihli 2022/34516 sayılı Tebliğnamesi ile "Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 286/2. maddesi uyarınca hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanık müdafii'nin temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİ," istemi ile dosyanın Dairemize gönderildiği, G. Dairemizin, 22.10.2024 tarihli ve 2022/5734 Esas, 2024/24365 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden kurulan hükmün, esas yönünden yapılan incelemesi sonucunda, sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. Somut olayda, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararı ile hükmedilen neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile 12.500-TL adli para cezasının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli bozma ilâmı ile bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince bu kez 26.10.2021 tarihli kararla neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile 8.320-TL adli para cezasına hükmedildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın "Temyiz" başlıklı 286/2-a maddesinde "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz edilemez olduğunun belirtildiği, 5271 sayılı CMK'nın anılan 286/2-a maddesinde yer alan "İlk derece mahkemelerinden" ibaresi ile de yargılama sürecindeki İlk Derece Mahkemesince verilen tüm kararların dikkate alınması gerektiğinin vurgulandığı, dolayısıyla temyiz inceleme konusunun sadece Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmı sonrasında verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararları değil, istinaf bozma ilâmı öncesindeki süreci de kapsadığı, Kaldı ki; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli bozma ilâmı gerekçeleri dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ile 8.320-TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunmasına rağmen bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince karar verilmesinin esasen tarafın var olan temyiz hakkının elinden alınması sonucunu doğurduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve bozma kararına direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, kanun yolu başvuru hakkını ortadan kaldıracak mahiyetteki bu usule aykırılığın temyiz incelemesine konu edilebileceği ve bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının temyizi kabil olduğu kabul edilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin 22.10.2024 tarihli ve 2022/5734 Esas, 2024/24365 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.