6. Ceza Dairesi 2012/4829 E. , 2013/8 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, suç örgütüne üye olmak, yağma, özğürlüğü kısıtlama, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, tehdit, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve
**6. Ceza Dairesi 2012/4829 E. , 2013/8 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, suç örgütüne üye olmak, yağma, özğürlüğü kısıtlama, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, tehdit, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Cezanın türü ve süresine göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 318. (5271 sayılı CMK 299) maddesi uyarınca REDDİNE, I-Sanıklar hakkında tekerrür uygulamasında uygulama Yasa maddesinin TCK’nın 58/9 yerine 58/7-8 olarak gösterilmesi; sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ..., ... ve ...’a karşı özgürlüğü kısıtlama; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik tehdit; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’e yönelik tehdit; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç örgütüne üye olmak; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Yakınan ...'a karşı yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a), (c), (f) ve (g) bentlerinin yanı sıra, (d) bendine aykırı olarak işyerinde işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) bendinin değerlendirilmeye esas alınmaması; örgüt üyelerinden ...'ın, örgüt faaliyetleri kapsamında yakınan ...'ın ayaklarının dibine doğru tabanca ile ateş ettiği, buna ilişkin boş kovanın olay yerinde bulunduğu ve mahkemece bu sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, yine örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen bir kısım yağma suçlarında TCK.nun 149/1-a maddesinin; özgürlüğü kısıtlama suçlarında da TCK.nun 109/3-a maddesinin uygulanmış olmasına göre örgütün, silahlı bir örgüt olduğunun kabulü gerekirken, yapılan aramalarda bu suç örgütünün silahlı bir örgüt olduğu kanaatini oluşturacak silah ve mühimmat ele geçirilemediğinden bahisle, mahkemece örgütün silahlı suç örgütü olarak değerlendirilmemesi; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunda sanık ... hakkında eksik para cezasına hükmedilmesi; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün kısmen istem gibi ONANMASINA, II- Sanık ... Teksöz savunmanının temyiz talebinin incelenmesinde: Atılı suçlardan beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca 2.200 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ... Teksöz’e verilmesine” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ..., ... ve ...’a karşı yağma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ... ve ...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik özgürlüğü kısıtlama; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik yağma; sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’e yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a yönelik hakkı olmayan yere tecavüz; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınanlar ..., ... ve ...'ın tefeci olduğunu bildikleri sanık ...’a borçlandıkları, borçlarını süresinde ödeyememeleri üzerine vadeyi uzatıp, faizi artırıp yeni senet düzenledikleri, tüm bu işlemler sırasında yakınanlar üzerinde cebir yada tehdit uygulanmadığı, kendi rızaları ile senetleri imzaladıkları, yenilenen senet alacağının yine ödenmemesi nedeniyle olay günü sanıkların yakınanları zorla alıkoyup, tenha bir yere götürerek üzerlerinde cebir uygulayıp, silah tehdidi ile alacaklarından daha fazla ödeme yapmaya zorladıkları, ancak amaçlarına ulaşamadıklarının anlaşılması karşısında; iletişim tespit tutanağında sanık ...’ın, sanık ...’a ilettiği, kiminle ilgili olduğu ve nasıl alındığı belirlenemeyen “bir tane senet aldık 500 milyonluk, üç milyarda para aldık, avukata gönderdim” şeklindeki beyanı gerekçe gösterilerek, yağmaya kalkışma suçu yerine, tamamlanmış yağma suçundan hüküm kurulması, 2-Yakınan ... ticari faaliyeti nedeniyle değişik tarihlerde sanık ...’a borçlandığı, borçlarını ödeyememesi üzerine her seferinde borç miktarının artıp, yeni senet ve çeklerin düzenlendiği, çek-senet düzenlenmesi, yeni borç yapılandırması sırasında yakınana cebir yada tehdit uygulanmadığı, yakınanın borçlarını ödemeden aciz duruma düştüğü sırada sanık ... yakınana ait işyerinde çalışan tanık Elif Akdoğan’a “bu parayı alamazsak başka yollarla almasını biliriz” şeklinde üstü kapalı olarak tehdit ettiği, alacak borç miktarının net olarak belirlenmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle sanık ... ile yakınan arasındaki borç miktarının, doğum gününden ödenmesi gereken güne kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ulaştığı miktarın neden ibaret olduğu ve sanıkların talebinin bu alacak miktarı ile uyumlu olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra sonucuna göre eylemin hukuki vasfının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi, 3- a) Yakınanlar ... ve ...'ın olay tarihinde yasal olarak evli oldukları, yakınan ... arsa alımı ve inşaat yapımı nedeniyle sanık ...’ya borçlandığı ve bir seferinde zorla senet imzalamak zorunda kaldığı, süresinde ödenmeyince sanıkların baskı ve tehdit ile almaya çalıştıkları ve taraflar arasındaki alacak borç miktarı konusunda ihtilaf bulunması karşısında; taraflar arasında oluşan borç miktarı, yapılan ödemeler, arsa ve evin değeri araştırılıp sonuç alacak miktarı kesin olarak belirlenerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b) Kabule göre de; sanıkların elde etmeyi amaçladıkları maddi menfaat için özgülenen kasıtlarının, yakınan ...'dan elde etmeye yönelik olup değişik tarihlerde bunu sağlamak amacıyla Ergün ve eşine uyguladıkları baskıların bir bütün halinde tek bir yağma suçunu oluşturacağı dikkate alınmadan iki ayrı yağma suçundan hüküm kurulması, 4-Yakınan ...; olay günü kahvehanede otururlarken sanık ...’ın “kalk Güven abinin yanına gidiyoruz” diyerek kendisini kaldırdığını, gitmek istemediği halde sert davranmasından dolayı herhangi bir olay çıkmaması için araca binmek zorunda kaldığını, birlikte sanık ...’ın işyerine gittiklerini, orada bir süre kaldıktan sonra serbest bıraktıklarını ileri sürdüğünün anlaşılması karşısında; sanık ...’ın yakınana yönelik sert davranması eyleminin yakınana etraflıca açıklattırılarak, şahsına zarar dokunmaksızın serbest bırakılması durumunda TCK’nın 110. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması, 5- a) Yakınan ..., sanık ...’la aralarındaki borç ilişkisi konusunda aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, yakınanın eşi tanık Rukiye Durak ise 2005 yılında sanık ...’dan borç para aldıklarını, bu borca karşılık bir arsalarını verdiklerini ifade ettiği, dosyaya sunulan 17.11.2005 tarihli sanık ...’la yakınan arasında yapılan sözleşmede “yakınan, 4794 ada 3 parsel ile 4770 ada 11 parseldeki hisselerini sanık ...’a sattığı, karşılığında 1997 model Passat marka otomobil ve 6.000 TL aldığı, noter satışı yapılana kadar 25.000 TL'lık senedin teminat olarak bırakıldığının” yazılı olduğu, yakınan Cumhuriyet Savcılığınca alınan ifadesinde bu sözleşmenin içeriğini kabul ettiği ve dosyada aslı yada onaylı örneği bulunamayan Sivas 1. Noterliğinden belirlenemeyen tarihte vekaletname göndererek, yine tapu kaydı ve devir işlemine rastlanmayan 1 taşınmazdaki hissesini devrettiği, Temmuz 2008'de yanlarında emlakçı ... olduğu halde sanık ...'la buluşup konuştukları, bu aşamaya kadar yakınanın sanıklar hakkında yasal başvuruda bulunmadığı, ilk başvurusunu 16.08.2008'de yaptığı, sanığın sözleşmede yer alan 2. taşınmazın devri yapılmayınca senedi icraya verdiklerini savunduğunun anlaşılmasına göre; vekaletname ve tapu satış tarihi, arsa ve aracın değeri, ödenen para, alacak borç ilişkisine ilişkin malların birbirine karşı duruşları saptandıktan sonra, sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı biçimde karar verilmesi, b) Kabule göre de; aa) Yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c), (f) ve (g) bentlerinin yanı sıra, (d) bendine aykırı olarak işyerinde işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) bendinin değerlendiril- meye esas alınmaması, bb) Hangi sanıkların atılı suça ne şekilde katıldığı ve her bir sanığın suça yönelik pozisyonu saptanıp, buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu ayrı ayrı karar yerinde açıklanıp tartışılmadan karar verilmesi, 6- Oluş ve dosya içeriğinden sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın yakınan ...’a zorla senet imzalatma, istemi dışında İzmir’e götürme ve tehdit ile evin satışını yapma şeklindeki fiillerin tamamlanmasından sonra, yakınanın yasal başvuruda bulunduğunu öğrenen sanıklar ... ve ...’ın, yakınanı şikayetini geri alması için tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında; Mağdura yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarının işlenmesi sırasında anılan suçlara adı geçen sanıkların doğrudan ve/veya dolaylı olarak ne şekilde katıldıklarını gösteren kanıtların denetime olacak şekilde karar yerinde gösterilip açıklanmadan yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması, 7- Sanıklar hakkında yağma suçundan düzenlenen iddianame ile dava açılırken “Jandarma görevlilerince yapılan tespit işleminde şüphelinin arsası tapu kayıtlarına göre belirlenmiş, müştekiye ait olduğu anlaşılmış, arsa üzerinde şüphelilerin yaptıkları kaçak inşaata ilişkin görüntüler ve tutanaklar evraka eklenmiştir” şeklinde anlatımda bulunulduğu, Yakınan ...’ın iddiasına göre ise, kendisine ait arsanın sanıklar tarafından bir başkasına satıldığı ve bu durumu sormaya gittiğinde sanıkların burası bizim yerimiz diyerek kendisini tehdit ettiklerini ileri sürdüğü, Sanık ..., hisseli yerlerde kimin yeri belli olmadığından böyle sorunların yaşandığını savunduğu, tapu kaydının incelenmesinde 1364 sayılı parsel sayılı 5.050 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerinde yakınanın hisse karşılığının 16/10112 olduğu ve tek başına kullanıma müsait olmadığının şerh verildiğinin anlaşılmış olmasına göre; öncelikle iddianamede konu edilen olay ile yakınanın açıklamaları arasındaki uyumsuzluğun neden kaynaklandığı saptanıp suça konu olan taşınmazın da mağdurun elinden zorla alınmasına ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden tamamlanmış yağma suçundan hüküm kurulması, 8- a)Yakınan ... kendisine ait arsaya sanıkların el koyup satılık yazısı yazdıklarını, sanıkların işyerine gittiğinde kendisini tehdit ettiklerini ileri sürdüğü, sanık ..., hisseli yerlerde kimin yeri belli olmadığından böyle sorunların yaşandığını savunduğu, tapu kaydının incelenmesinde yakınanın hisse karşılığının tek başına kullanıma müsait olmadığının anlaşıldığı, olay yerinde kolluk tarafından araştırma yapılıp yakınanın iddia ettiği arsanın fotoğraflarının çekildiğinin anlaşılmasına göre; taşınmaz üzerinde uzman teknik bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yakınana ait hissenin ifraz ve taksim edilip edilmediği saptanıp, sanıkların satmaya kalkıştığı yerin yakınana ait arsa olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yakınanın soyut iddiasına hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanmadan ve konusunda uzman olmayan kolluk görevlilerinin araştırması ile yetinilerek yazılı şekilde uygulama yapılması, b) Kabule göre de; yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c), (d), (f) ve (g) bentlerine aykırı olarak işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (a), (c) ve (d) bentlerinin değerlendirilmeye esas alınmaması ve uygulama yeri olmayan (b) bendinin değerlendirmeye esas alınması, 9- a)Yakınan ... kendisine ait arsanın ... Emlak sahipleri tarafından işgal edilip inşaat başlatıldığını ve demirlerin bağlandığını görüp şikayetçi olduğu, olay yerinin kolluk görevlileri tarafından incelenip fotoğraflarının çekildiği, fotoğraflarda inşaat kalıntılarına rastlanmadığı, tapu kaydının incelenmesinde yakınanın hisse karşılığının tek başına kullanıma müsait olmadığının anlaşılması karşısında; taşınmaz üzerinde uzman teknik bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yakınana ait hissenin ifraz ve taksim edilip edilmediği saptanıp, yakınana ait arsa somut olarak belirlenerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yakınanın soyut iddiası ve konusunda uzman olmayan kolluk görevlilerinin araştırması ile yetinilerek yazılı biçimde karar verilmesi, b)Kabule göre de; TCK’nın 154/1. maddesinin 25.02.2009 tarih ve 5841 sayılı Yasa ile değiştirildiği ve suçtan zarar görenin şikayeti üzerine soruşturma ve kovuşturma yapılabilineceğinin öngörülmesine karşın, yakınanın kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçtiği ve dava şartının gerçekleşmediği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilmesi, 10- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçunda ise; a) Örgüt üyelerinden ...'ın, örgüt faaliyetleri kapsamında yakınan ...'ın ayaklarının dibine doğru tabanca ile ateş ettiği, buna ilişkin boş kovanın olay yerinde bulunduğu ve mahkemece bu sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, yine örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen bir kısım yağma suçlarında TCK.nın 149/1-a maddesinin; özgürlüğü kısıtlama suçlarında da TCK.nun 109/3-a maddesinin uygulanmış olmasına göre, örgütün silahlı bir örgüt olduğunun kabulü gerekirken, yapılan aramalarda bu suç örgütünün silahlı bir örgüt olduğu kanaatini oluşturacak silah ve mühimmat ele geçirilemediğinden bahisle, örgütün silahlı suç örgütü olarak değerlendirilmemesi, b) Kabule göre de; sanık hakkında, yasal dayanağı ve uygulama yeri olmadığı halde TCK’nın 220/1. maddesi ile belirlenen cezanın aynı maddenin 2. fıkrası ile bir kat artırılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, yakınan ...'a eylemde sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın, yakınan ...'e karşı eylemde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın ve suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetmek suçundan sanık ...’ın 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09/01/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.