7. Hukuk Dairesi 2024/2629 E. , 2024/4240 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/222 E., 2024/101 K. DAVA TARİHİ : 12.12.2011 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davac…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2629 E. , 2024/4240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/222 E., 2024/101 K. DAVA TARİHİ : 12.12.2011 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 14/11/2000 tarihinde dava konusu taşınmazlardan hisse satın alarak malik ve malik sıfatı ile zilyet olduğunu, dava konusu yer üzerinde iki adet ev ve ağaçların bulunduğunu, bakımlarının müvekkili tarafından yapıldığını, ... Belediyesinin gönderdiği ihtarname ile bu yerin imar uygulaması ile yola isabet etmesi nedeniyle taşınmazı boşaltmaları gerektiğinin bildirildiğini, evler ile ağaçların müvekkiline ait taşınmazın içerisinde kalmaması halinde müvekkili tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak kullanılması nedeni ile senetsizden tescil yolu ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini, imar düzenlemelerinin ve kamulaştırma işlemlerinin iptali ile yapıların değerinin tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının şüyulandırmaya ilişkin taleplerinin idari yargıda görülüp karara bağlanması gerektiğinden davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkeme ilk kararında; imar uygulaması ve kamulaştırma işleminin iptaline yönelik talepler yönünden tefrik kararı verdikten sonra dava konusu taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına göre kazanılacak yerlerden olmaması nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin, bina ve ağaçlarla ilgili de yıkım kararı olmaması nedeniyle alacak talebinin reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 11.03.2019 tarih ve 2018/5513 Esas ve 2019/2131 Karar sayılı ilamında; "Somut olaya gelince; dava, kadastral parselin ihyasına dayalı tapu iptali ve tescil davası olup dosya içerisindeki belgelerden, davacının pay sahibi olduğu 340 ada 26 sayılı kadastral parselin imar uygulamasına tabi tutulduğu ve davacıya 4880 ada 8 parsel ile 4900 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardan pay verildiği, imar uygulamasının iptali için ... İdare Mahkemesinin 2012/1095 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve halen derdest bulunduğu anlaşıldığından dava dosyasının sonucunun eldeki davanın neticesini doğrudan etkileyeceği gözetilerek HMK'nın 165.maddesi gereği bekletici mesele yapılarak ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına oy çokluğu ile karar vermiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 2020 yılında 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava konusu edilen yerin kamu hizmetine ayrılmış yol olarak imar uygulaması yapıldığı, öncelikle idareye başvurulması gerektiği belirtilerek dava tarihinden sonra yapılan yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; duruşmada incelenmesini istedikleri dosyaların incelenmediğini, gayrimenkulün altından kablo geçirmek suretiyle Belediye'nin müdahalede bulunduğunu fakat müdahalenin giderilmediğini, parselin tamamının imar planında yol alanında kalmadığını, daha önce İdareye başvurup olumlu sonuç almadıklarından dolayı eldeki davayı açtıklarını, ev ve ağaçlar hakkındaki alacak taleplerinin reddine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu belirterek davanın kabulü gerektiğini dile getirmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastral parselin ihyasına dayalı tapu iptali ve tescil ile alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz gideri peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasının 1. bendi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.