Hukuk Genel Kurulu 2017/1447 E. , 2018/204 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "rücuen tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.06.2012 gün ve 2012/309 E., 2012/300 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 gün ve 2012/14168 E., 2012/18328 K. sayılı bozma kararı ile; (...Dava, rücuen tazminat istemine i…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1447 E. , 2018/204 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "rücuen tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.06.2012 gün ve 2012/309 E., 2012/300 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 gün ve 2012/14168 E., 2012/18328 K. sayılı bozma kararı ile; (...Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacının bağlı bulunduğu Tedaş’ın, sermayesinin tamamı devlete ait olan ve tekel niteliğindeki mallar ile temel mal ve hizmet üretmek ve pazarlamak üzere kurulan bir kamu kuruluşu olduğu tartışmasızdır.Kuruluşun yasal dayanağı ise 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’dir. Diğer yandan, hizmetin gereği gibi ve kolaylıkla yürütülebilmesi için Tedaş’a bağlı müesseseler de oluşturulmuştur. Müesseselerin, ayrı tüzel kişilikleri vardır. Anılan kararnamenin 4/2. maddesinde, Tedaş’ın bu kanun hükmünde kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olacağı açıkça belirtilmiştir.Bu durum, bağlı müesseseler için de aynıdır.Yasanın açık düzenlemesinden, davacı kamu kurumunun kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları altında yapacağı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında, zamanaşımı sorunu irdelendiğinde; özel hukuk kurallarına tabi bulunan davacı hakkında, zamanaşımının yetkili makamın öğrenme tarihinden itibaren başlatılamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Mahkemenin, bu konuya ilişkin gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Diğer yandan, dava rücuen tazminat istemine ilişkin olup; zarar da, ödeme tarihinde gerçekleşmiştir. Zamanaşımının bu tarihten itibaren hesaplanması gerekir. Somut olayda, ödeme ve dava tarihleri itibariyle BK'nun 60/1. maddesinde ön görülen bir yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Şu durumda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, kesinleşen mahkeme kararı gereğince üçüncü kişiye ödenmiş olan tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacı şirketin genel müdürünün olur tarihinin 15.06.2009 olduğu ve davanın 24.07.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazı reddedilerek, davacı şirketin ödediği bedele davalının sebebiyet verdiği, abonenin zararını karşılayan davacının, davalıya rücu hakkının olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.