4. Ceza Dairesi 2010/16598 E. , 2010/13851 K. "İçtihat Metni" Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık ... ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1. maddesi gereğince 3 ay hapis ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca bir günü 20 yeni Türk lirası hesabı ile adlî para cezasına çevrilerek 500 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmedilen 5 gün adlî para cezası
**4. Ceza Dairesi 2010/16598 E. , 2010/13851 K.** **"İçtihat Metni"** Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık ... ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1. maddesi gereğince 3 ay hapis ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca bir günü 20 yeni Türk lirası hesabı ile adlî para cezasına çevrilerek 500 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmedilen 5 gün adlî para cezasının bir günü 20 yeni Türk lirası hesabıyla 100 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair Çeşme Sulh Ceza Mahkemesinin 26/12/2008 tarihli ve 2008/261-480 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 19.05.2010 gün ve 31772. sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2010 gün ve 131443 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi gereğince hükmedilen 3 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca paraya çevrilmesi sonucunda 1.800 yeni Türk lirası yerine 500 yeni Türk lirası adlî para cezası olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayininde, Sanık hakkında sonuç olarak adlî para cezasına hükmedilmiş bulunulması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde öngörülen ve hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde, İsabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; İncelenen dosyada; muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan yargılanan sanığın 5237 sayılı TCY.nın 289/1. maddesi uyarınca 3 ay hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildiği ve aynı yasanın 52/2. maddesi gereği adli para cezasının bir gününün 20 YTL olarak takdir edilerek adli para cezasına dönüştürülmesine karşın sonuç olarak 1.800 YTL adli para cezası yerine, 500 YTL adli para cezasına hükmedildiği, ayrıca TCY.nın 53/1. maddesi uygulanarak hak yoksunluğuna karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu uygulamaya göre. bir gün hapsin karşılığı 20YTL olarak belirtilmense karşın, sonuç para cezasının hesaplama hatası sonucunda yanlış saptanmış olması yazım yanılgısı veya maddi yanılgı niteliğinde iken. TCY.nın 53/1. maddesindeki açık düzenlemeye aykırı olarak, sonuç hükmün hapis cezası olmamasına karşın hak yoksunluğuna hükmedilmesi ise, hukuki yanılgı şeklinde gerçekleşmiştir. 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun YCGK 7.11.2006-227/228 sayılı kararında da açıklandığı üzere; yargılama yöntemine veya cezalandırmaya ilişkin hükmün belirli biçimde takdir edilmesinden kaynaklanan değerlendirme hataları "hukuki yanılgı" oluşturmakta iken; isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında "maddi yanılgı" veya ''yazım hatası" diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Hukuki yanılgılar, ancak başka bir mercii tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir tali muhakeme ile giderilebilir. Yargı kararlarındaki maddi yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan mercii tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir. Yasa yararına bozma yasayolu, istinaf ya da temyiz denetiminden geçmeden kesinleşen hüküm veya kararlar için tanınmış olağanüstü bir yasayoludur. Bu yasa yoluna başvurulabilmesi için. ilgili hüküm veya kararda 'hukuka aykırılık" bulunduğu nedenine dayanılmalıdır. Buna karşın, hükmün kurulması sırasında sonucunda ortaya çıkan, kazanılmış hak oluşturmayan ve mahkemesi tarafından her zaman düzeltilmesi olanaklı bulunan maddi yanılgıların olağanüstü yasa yoluna başvuru için geçerli bir neden olarak ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından, sonuç para cezasındaki maddi yanılgıya yönelik yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 2- TCY.nın 53/1. maddesinin uygulanabilmesi için sanığın hapis cezasına mahkum olması koşulunun kabul edilmiş bulunmasına ve mahkeme tarafından sonuç olarak adli para cezasına hükmedilmesine karşın hak yoksunluklarına hükmedilmiş bulunulması yasaya aykırı görüldüğünden. 5271 sayılı CYY.nın 309/4-d maddesi uyarınca. ÇEŞME Sulh Ceza Mahkemesinin 26.12.2008 tarih ve 261/480 sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozulan kararda yer alan; 5237 Sayılı TCY.nın 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına, kararda yer alan öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 14.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.