T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/350 Esas KARAR NO: 2026/606 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/34 Esas - 2019/326 Karar TARİH: 29/04/2019 tarihli karar / 02/01/2026 tarihli ek karar DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/350 Esas KARAR NO: 2026/606 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/34 Esas - 2019/326 Karar TARİH: 29/04/2019 tarihli karar / 02/01/2026 tarihli ek karar DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili kurum tarafından Tasfiye Halinde .... Şti. aleyhine İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/291 esas sırasında açılan davada anılan şirketin tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memuru ...'un 27/01/2016 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiğini, tasfiye halinde olan şirketin tüzel kişiliğini temsil yetkisinin tasfiye memurunda olduğunu belirterek, anılan şirkete yeni bir tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin TTK 32 m. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34 m. hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, iş bu dava öncesinde yapılan tescil ilan işlemlerinde de herhangi bir ihmali bulunmadığından müvek-kilinin pasif husumet ehliyeti olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/04/2019 tarih ve 2019/34 Esas - 2019/326 Karar sayılı kararı ile; "... Mahkememizce davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtları ve tasfiye memurunun nüfus kayıtları getirtilerek incelenmiştir. Tüm dosya kapsamından; dava, tasfiye memuru atan-ması talebine ilişkin olup, TTK 643 maddesi yollaması ile TTK 537 maddesi uyarınca davacının aktif husumet ehliyetinin olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda davalı şirketin 15/06/2015 tarihinde tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına karar veril-diği, dosyada mevcut nüfus kaydından ...'un 27/01/2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla şirket ortağı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Diğer yandan davanın niteliği gereği şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. ...'ne husu-met yöneltilmesi doğru değildir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi borçlu kişi olup, buna pasif husumet denilir. Bir davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve re'sen gözetil-ecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise dava bu sebep ile reddedilir. Tüm bu sebeplerden dolayı davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... " gerekçeleri ile; " 1-Davalı Tasfiye Halinde .... Şti. aleyhine açılan davanın kabulüne, ...'nün ...sicil numarasında kayıtlı olan ve 15/06/2015 tarihinde tasfiyesine karar verilen Tasfiye Halinde .... Şti.'ye şirket ortağı ...T.C. Kimlik Numaralı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, 2-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi 02/01/2026 (Ek Karar Tarihi) tarih ve 2019/34 Esas - 2019/326 Karar sayılı kararında; " Mahkememizin 2019/34 Esas, 2019/326 K.sayılı kararında Tasfiye Memuru olarak atanan ... vekili Av....'in 23.12.2025 tarihinde Mahkememiz kararını istinaf ettiği, oysa ki Mahkememiz kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli, 2021/170 Esas, 2021/310 K.sayılı kararı uyarınca istinaf incelemesinden geçerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olarak karar verildiği, Mahke-memiz kararının 04.03.2021 tarihi itibariyle kesinleştiği dikkate alınarak tasfiye memuru vekilinin istinaf talebinin REDDİNE dair karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' Tasfiye Memuru vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Tasfiye Memuru ... vekili asıl karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararından, İstanbul 40.Asliye Hukuk Mahke-mesi'nin 2022/164 esas sayılı dosyasından müvekkiline tasfiye memuru sıfatı ile tebligat yapılması ile haberdar olduklarını, yaptıkları inceleme neticesinde, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.04.2019 tarihli 2019/34 esas, 2019/326 karar sayılı ilamı ile müvekkili ...........'ın Tasfiye Halinde ............. Şti. firmasına tasfiye memuru olarak atandığının anlaşıldığını, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/34 esas sayılı dosyasından müvekkili ...'a hiçbir tebligat yapılmadan yani kendisi dosyaya dahil edilmeden karar oluşturulduğunu, bu şekilde yapılan yargılama neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilinin tasfiye memurluğu görevini kabul etmediğini, mahkemenin müvekkilini tasfiye memuru olarak atamasının, şirket ortağı olduğu gerekçesine dayandırıldığını, oysa müvekkilinin ...'ndeki hissesinin tamamını ....Noterliği'nin 16.12.2014 tarih... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi kapsamında devrettiğini ve bu hususun 26.12.2014 tarihli 8724 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ...'nin 03.06.2015 tarihinde aldığı karar ile tasfiyeye girdiğini ve bu kararın 19.06.2015 tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, dolayısıyla söz konusu şirket tasfiyeye girdiği esnada müvekkili ...'ın şirket ortağı olmadığını, şirket ortağı olmayan müvekkilinin kendisine tebligat yapılıp rızasının olup olmadığı sorulmadan tasfiye memuru olarak atanmasının hukuken mümkün olmadığını usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan atamayı kabul etmediklerini, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesin-den geçtiğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 04.03.2021 tarihli 2021/170 esas, 2021/310 karar sayılı kesin nitelikli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kesinleştiğini, ancak müvekkilinin yerel mahkeme dosyasında taraf olarak gözükmese de kararı istinaf etme hakkına sahip olduğunu (Yargıtay 6 Hukuk Dairesi'nin 22/02/2011 tarihli 2011/423 esas, 2011/1978 karar sayılı, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 18/10/2018 tarih 2021/1101 esas, 2021/2357 karar sayılı kararı), İleri sürerek; izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile tasfiye memuru olarak atanan kişiye tebligat çıkarılma-ması ve rızasının alınmaması usuli bir eksiklik olmakla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tasfiye Memuru ... vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar karar kesinleşmiş ise de tebligat yapılmadan kesinleştirilen, anayasal dinlenilme hakkının kısıtlanıldığı ve kamu düzenine aykırılık söz konusu olan kararlar için istinaf talebinin haklı görülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, Taraflarına usulüne uygun tebligat yapılmaksızın kesinleşme şerhi düzenlenen gerekçeli karara ilişkin istinaf beyanları dikkate alınmadan, doğrudan ek karar ile istinaf başvurularının reddine karar verildiğini; usule ve hukuka aykırı olan işbu ek kararın kaldırılarak, dosyanın ileri sürdükleri hususlar yönünden esastan incelenmesi gerektiğini; istinafa konu ilk derece mahkemesi kararında müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, hatta hiç tebligat çıkarılmamış olması sebebiyle hukuka ve kamu düzenine açık aykırılık bulunduğunu İlk Derece Mahkemesi kararı-nın hak arama özgürlüğünü kısıtlar mahiyette olması nedeniyle, öncelikle mahkeme tarafından istinaf başvuru dilekçesinin reddine dair verilen kararın kaldırılması, kamu düzeni ilkeleri çerçevesinde verilen kesinleşen karara ilişkin istinaf başvurusunun kabul edilerek işin esasına girilmesi ve istinaf taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkiline hiç tebligat yapılmaması neticesinde müvekkilinin davaya katılma imkanı olmadan hüküm kurulduğunu ve kararın kesinleştirildiğini, Yerel mahkeme kararından, İstanbul 40.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/164 esas sayılı dosyasından müvekkiline tasfiye memuru sıfatı ile tebligat yapılması ile haberdar olduklarını, yaptıkları inceleme neticesinde, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.04.2019 tarihli 2019/34 esas, 2019/326 karar sayılı ilamı ile müvekkili ...'ın Tasfiye Halinde .... Şti. firmasına tasfiye memuru olarak atandığının anlaşıldığını, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/34 esas sayılı dosyasından müvekkili ...'a hiçbir tebligat yapılmadan yani kendisi dosyaya dahil edilmeden karar oluşturulduğunu, bu şekilde yapılan yargılama neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilinin tasfiye memurluğu görevini kabul etmediğini, mahkemenin müvekkilini tasfiye memuru olarak atamasının, şirket ortağı olduğu gerekçesine dayandırıldığını, oysa müvekkilinin ...'ndeki hissesinin tamamını ....Noterliği'nin ...12.2014 tarih... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi kapsamında devrettiğini ve bu hususun 26.12.2014 tarihli 8724 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ...'nin 03.06.2015 tarihinde aldığı karar ile tasfiyeye girdiğini ve bu kararın 19.06.2015 tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, dolayısıyla söz konusu şirket tasfiyeye girdiği esnada müvekkili ...'ın şirket ortağı olmadığını, şirket ortağı olmayan müvekkilinin kendisine tebligat yapılıp rızasının olup olmadığı sorulmadan tasfiye memuru olarak atanmasının hukuken mümkün olmadığını usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan atamayı kabul etmediklerini, yerel mahkeme kararı-nın istinaf incelemesinden geçtiğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 04.03.2021 tarihli 2021/170 esas, 2021/310 karar sayılı kesin nitelikli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kesinleştiğini, ancak müvekkilinin yerel mahkeme dosyasında taraf olarak gözükmese de kararı istinaf etme hakkına sahip olduğunu (Yargıtay 6 Hukuk Dairesi'nin 22/02/2011 tarihli 2011/423 esas, 2011/1978 karar sayılı, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 18/10/2018 tarih 2021/1101 esas, 2021/2357 karar sayılı kararı),İleri sürerek, izah olunan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair ek kararının kaldırılmasına, her ne kadar ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiş görünmekte ise de; usulüne uygun tebligat yapılmaksızın yargılama yürütül-mesi, ayrıca tasfiye memuru olarak atanan kişiye tebligat çıkarılmaması ve rızasının alınmamasının açık bir usul eksikliği teşkil et-mesi nedeniyle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin asıl kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; henüz tasfiye işlemleri tamamlanmamış, davalı Tasfiye Halinde .... Şti'nin tasfiye memuru ...'un ölümü nedeniyle, şirkete yeni tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. Mahkemece davalı şirkete karşı açılan davanın kabulüne ve şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, ...'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğun-dan reddine karar verilmiştir. Davacı Kurum vekili tarafından, sicil hakkındaki davanın reddedilmesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dairemizin 2021/170 esas, 2021/310 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusu kesin olarak reddedilmiş, kesin karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddine dair dairemiz ek kararı da davacı Kurum tarafından temyiz edilmiş, temyiz başvuru su Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2021/6182 esas, 2023/675 karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi'nin 29/04/2019 tarihli asıl kararına karşı, tasfiye memuru olarak atanan ... vekili tarafından, 23/12/2025 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, ilk derece mahkemesinin 02/01/2026 tarihli ek kararı ile, ilk derece mahkemesi kararının kesinleştiğinden bahisle istinaf başvurusu reddedilmiş, bu ek karara karşı da tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yoluna başvuran tasfiye memurunun davada taraf olmadığı, mahkemece davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına yönelik kararın istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşmiş olduğu, istinaf kanun yoluna başvuran tasfiye memurunun, ilk derece mahkemesince yapılan görevlendirmenin kaldırılması ve değiştirilmesi amacıyla ilk derece mahkemesine başvurabileceği, bu nedenle mahkemenin tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine dair 02/01/2026 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, tasfiye memurunun ek karara yönelik istinaf başvurusunun esas-tan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.