İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete 2202610 sayılı ve 01/02/2008 tanzim ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... ... Sanayi A.Ş'ye ait emtianın davalıl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1652 KARAR NO : 2025/1829 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ: 18/04/2025 NUMARASI : 2014/338 Esas - 2025/248 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete 2202610 sayılı ve 01/02/2008 tanzim ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... ... Sanayi A.Ş'ye ait emtianın davalılardan Hünes Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu ...plakalı vasıta ile İstanbul'dan İsviçre'ye nakledilmek üzere yine, müvekkil şirkete ... sayılı ve 24/01/2008 tanzim ve 22/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... ... Sanayi A.Ş.'ye ait emtea, davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu ... plakalı vasıta ite İstanbul'dan Almanya'ya nakledilmek üzere, ayrıca, müvekkili şirkete 2201224 sayılı ve 31/01/2008 tanzim ve 31/01/2008 sevk tarihli nakliyat poliçesi ile sigortalı bulunan ... ... Sanayi A.Ş.'ye ait emtea, davalılardan ... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin maliki ve taşıyıcısı bulunduğu ...plakalı vasıta ile İstanbul'dan İsviçre'ye nakledilmek üzere davalı taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, davalı taşıyıcıya ait ... plakalı araçların taşımanın devamında, davalılardan ... İşl+etmeleri A.Ş.'nin donatanı ve işleteni bulunduğu UND ADRIATIK adlı gemiye 02/02/2008 tarihinde sigortalı emtea ile birlikte yüklendiğini, geminin limandan 03/02/2008 tarihinde ayrıldığını, 06/02/2008 tarihinde, sevkiyat sırasında gemide yangın çıktığını, dikkatsiz ve tedbirsiz davranılması neticesinde sigorta konusu emtea tamamen zayi olduğunu, hasarın ortaya çıkmasında, davalı taşıyıcının taşıma sırasında ortaya çıkan zarar sebebi ile ve davalı donatanın ise işleteni bulunduğu gemide meydana gelmesi dolayısıyla müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu açık olduğunu, yapılan incelemede emteada meydana gelen toplam hasar bedeli 145.867,00 YTL olarak tespit olunduğunu ve 24/04/2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalı taşıyıcı ve davalı donatan/işleten, sigortalı emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasardan sorumlu bulunmakta olup, müvekkili şirketi, ödemiş olduğu 145.867,00 YTL bedel için TTK.'nın 1301, maddesine göre sigortalısının halefi olduğunu belirterek 145.867,00 YTL tazminatın 24/04/2008 tarihinden itibaren avans faiz, masraf ve avukatlı ücretiyle birlikte davalılardan tahlisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet sıfatının bulunmadığını, dava konusu emtianın yüklü olduğu aracın Und Adriyatik adlı ... gemisinde bulunduğu sırada geminin Hırvatistan Rovinj kasabası açıklarında seyir halinde iken yanması neticesinde çıkan alevlerin büyüyerek gemideki araçlara sirayet etmesi sonucu meydana geldiğini, tüm yangın söndürme çalışmalarına rağmen gemide bulunan nakliye firmalarına ait tırların zarar görmesinin engellenemediğini, hasar nedeniyle davacı taraftan 145.867,00 YTL talep ettiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, talep edilen miktara fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, söz kosunu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiya eden akülü- dizel yakıtlı yaklaşık 60 tır ve kamyon bulunduğunu, bu tır ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağının bulunmadığını, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın adamları ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının Und Anriyatik gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile ...gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 2. Maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 06/02/2008 tarihinde, sevkiyat sırasında gemide yangın çıktığını, dikkatsiz ve tedbirsiz davranılması neticesinde sigorta konusu emtea tamamen zayi olduğunu, mahkemece bekletici mesele yapılan dosyada verilen karar henüz kesinleşmeden huzurdaki davamızda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda iken zayi olduğunu, bu durumda eğer davalılar kusursuz ise zarar neden doğmuş ve kusurun kimde olduğunun mahkemece açıklanmadığını, olayda bir mücbir sebep de bulunmadığından meydana gelen yangının ve yangın sonucu doğan zararın bir sorumlusu olmak zorunda olup gerekçeli kararda bu hususun aydınlatılmadığını, yangının büyümesinde davalıların kusurlu olduğunu Yargıtay tarafından da kabul edildiği üzere gemi adamları yangına müdahalede yetersiz kalmış, davaya konu yangın, gemi adamlarının yağmurlama sistemini kullanmakta geç kalmaları, yolculuk sırasında karşılaşılabilecek deniz tehlikelerinden olan yangına karşı etkili ve doğru müdahale edebilecek talim ve eğitimleri almamaları, bu konuda Solas kurallarının ISM hükümlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle yaşanmış, yayılmış ve büyümüş tamamen gemi adamlarının hatalarından kaynaklanan bu olayın sorumlusu davalılar olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ... taşıması sırasında gemide çıkan yangın nedeniyle taşınan çekici ve dorselerde meydana gelen zararın rücuen tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, meydana gelen hasardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketi(eski ünvan: ... İşletmeleri A.Ş.)'nin maliki olduğu ...isimli ... gemisinin Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada gemide yangın çıkmış ve gemide bulunan çekici ve dorseler yanarak zayi olmuştur.Aynı olaya ilişkin olarak açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/211 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. HD'nin 23.02.2023 Tarih ve 2021/4620 E. - 2023/1074 K. Sayılı kararında, aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş şeklindeki gerekçe ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulduktan sonra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 Tarih ve 2024/215 E. - 2024/294 K. Sayılı kararı ile bu kez davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 11. HD'nin 08/07/2025 Tarih ve 2024/5455 E. - 202/4965 K. Sayılı kararı ile onanmıştır. Yargıtay tarafından onanması ile sonuçlanan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/215 Esas(ilk esas 2008/151) sayılı dava dosyası, davacısı farklı olsa da, görülmekte olan dava ile aynı olaya-sebebe dayandığından ve davalının sorumluluğu hakkında tespitler içerdiğinden eldeki dava hakkında kuvvetli(güçlü) delil niteliğindedir. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın tarafları dışındaki başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan (veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan) ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Fakat, birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada kuvvetli (güçlü) bir takdiri delil teşkil eder. Başka bir deyişle kesin hüküm, taraflar ile akdi ve irsi haleflerini bağlar. Taraf olmayanlar hakkında ise güçlü delil oluşturur(Yargıtay HGK'nın 30.03.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3108 E., 2021/380 K.; 09.02.2021 tarihli ve 2016/(7)9-1247 E., 2021/54 K.; 17.11.2020 tarihli ve 2016/(7)9-1867 E., 2020/908 K. ve 15.09.2020 tarihli ve 2017/(22)9-1293 E., 2020/588 K.). Bu sebeple, anılan dosyada davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin sorumlu tutulmadığı nazara alındığında, eldeki dava yönünden de davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu arada davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu davalı yönünden yükün kara taşıtından(çekici-dorse) indirilmeden-boşaltılmadan ... taşımacılığı şeklinde taşınıyor olması nedeniyle uyuşmazlık kara taşımasına(CMR) ilişkin hükümlere tabidir. CMR'nin 17/2. Maddesinde hasarın taşımacının hatasından değil de, (...) taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, hasara neden olan yangının çıkmasına-başlamasına davalının araçlarının sebep olduğu iddia ve ispat edilememiş olup, davalı ... Ve Taşımacılık Anonim Şirketinin davaya konu hasar nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığının kabul edildiği de nazara alındığında dava konusu hasarın, kara taşıması bakımından taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş olduğunun kabulü gerekir. Bu halde davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'nin dava konusu hasar nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025