11. Hukuk Dairesi 2012/6538 E. , 2013/6137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2011 tarih ve 2008/243-2011/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay
**11. Hukuk Dairesi 2012/6538 E. , 2013/6137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2011 tarih ve 2008/243-2011/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin TAMEK esas unsurlu 06, 16, 29, 30, 31, 32, 33, 35, 40 ve 43. sınıflarda tescilli markaların sahibi olduğunu, tanınmış TAMEK markasının pek çok ülkede ve WIPO nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin markası ile ilgili olarak ... tarafından alınmış tanınmışlık kararı bulunduğunu, davalı şirket tarafından 2007/04419 no ile “TEMAK” ibareli 1, ...,11 sınıflar yönünden yapılan marka başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı başvurusunun KHK’nın 7/b ve 8/b maddelerince reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olmasından dolayı davalı başvurusunun KHK’nın 8/4 maddesi gereğince farklı mal ve hizmetlerde de tescilinin mümkün olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ... kararının iptalini, markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait 2007/04419 sayılı TEMAK+şekil markasının esas unsurunun “TEMAK” ibaresi, davacı markalarının esas unsurunun “TAMEK” ibaresi olduğu, markalar arasında KHK’nın 7/1/b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, 2007/04419 sayılı davalı başvurusunun kapsamında 1, ... ve 11 sınıftaki emtiaların bulunduğu, davacı markalarının ise 06, 16, 29, 30, 31, 32, 33, 35, 40 ve 43. sınıflarda tescilli olduğu, davacıya ait 2003/16856 tescil no’lu TAMEK markasının 40. sınıfta “su arıtma ve işleme hizmetleri” için tescilli olduğu, davalı başvurusunda 01. sınıf kapsamında bulunan “kazanlar ve havuzlar için su durulama/temizleme kimyasalları ve katkı maddeleri” ile 11. sınıf kapsamında bulunan “Su arıtma, yumuşatma, deionizasyon, dealkalizasyon, filtreleme, deniz suyu arıtma alet ve cihazları” üretimi yapan firmanın bu ürünlerin kullanım alanı olan su arıtma ve işleme hizmetini de sunmasının sektörel anlamda mümkün olduğu, bahsi geçen ürünlerle davacı markası kapsamında yer alan hizmet arasında ilişki/benzerlik bulunduğu, davacıya ait 2002/14793 tescil no’lu TAMEK markası 35. sınıfa dahil “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri.” için tescilli olup, bu hizmet perakendecilik hizmeti olduğundan davacı tarafın TAMEK hizmet markası ile bu ibarenin kullanımı sureti ile davalı başvurusu kapsamında yer alan tüm ürünlerin perakendesini yapma hakkına sahip olduğu, davacı taraf bu hizmetin tescili aşamasında bir sınırlama da getirmediğinden bu markanın her türlü ticari ürünün perakendesi yönünde hizmet markası olarak kabulü gerekeceği, davalı markasının kapsamında yer alan tüm ürünler ile davacı markası kapsamında yer alan belirtilen hizmetler arasında ilişki bulunduğu, davalı markası kapsamında yer alan tüm ürünler ile davacı tarafa ait 2002/14793 tescil no’lu marka arasında benzerlik olduğu, KHK’nın 8/1/b maddesi anlamında tescil engeli bulunduğu, davacıya ait “TAMEK” esas unsurlu markaların 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi anlamında tanınmış marka olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava, ... ... kararı iptali istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu işaretlerin benzer olduğu belirtildikten sonra, davalı adına tescilli 2003/16856 numaralı markanın kapsadığı 40.sınıf hizmetlerin başvuru konusu 1. ve 11. sınıftaki malların da benzer oldukları mütalaa edilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b bendi uyarınca benzer tür mal ve hizmetlerin nispi tescil engeli olarak kabulü için söz konusu mal ve hizmetlerin benzerliği yanında ayrıca, bu benzerliğin mal ve hizmetlerin ortalama alıcısı nezdinde de iltibas tehlikesine yol açacak nitelikte olması gerekir. Bu durumun varlığı her somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta, bahsi geçen 40. sınıf hizmetler ile davalı başvurusundaki 1. ve 11. sınıftaki emtiaların nitelikleri itibariyle potansiyel alıcılarının dikkatli ve seçici olup olmayacakları ve dava konusu işaretlerin dikkatli ve seçici alıcıları bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) bendi anlamında karışıklığa yol açıp açmayacağı hususu Yargıtay denetimine de elverişli olacak bir şekilde bilirkişi raporunda tartışılmadığından mahkemece, anılan bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, davacıya ait 2002/14793 numaralı markanın kapsadığı 35. sınıftaki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” genel olarak malların perakende biçimde ticarete konu edilmesi halini düzenlemekte olup, bu hizmet türüne dayalı olarak başvuruda yer alan malların perakende satışa konu edileceği gerekçesiyle başvuruda yer alan 1, ..., 11. sınıf emtiaların söz konusu 35. sınıf hizmetler ile benzer olduğuna dair bilirkişi görüşünün kabulü de mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi