T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1601 - 2026/1062 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1601 KARAR NO : 2026/1062 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1-... VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Trafik …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1601 - 2026/1062 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1601 KARAR NO : 2026/1062 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1-... VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Trafik Kazası / Hasar Bedelinden Kaynaklanan Tazminat KARAR TARİHİ : 06/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında ... tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan ... ... plakalı aracın maliki, işleteni ve diğer davalı ... tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası nedeniyle ... CBS tarafından soruşturma işlemlerine başlandığını ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyada yapılan yargılamada aldırılan kusur raporuna göre müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş nolu dosyası ile belirtilen kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasar, değer kaybı ve araç yokluğu giderinin tespitinin yapıldığını, tarafların tespit dosyasında alınan bu rapora itiraz etmediklerini, davalı ...nın ... plakalı aracın maliki olduğunu, işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, ... ye adresi üzerinde yapılan başvurudan bir sonuç elde edilemediğinden bahisle davanın kabulüyle 10.000 TL onarım bedeli, 1.000 TL değer kaybı, 1.000 TL araç yoksunluk gideri olmak üzere toplam 12.000 TL tazminatın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yargılama giderinin ve avukatlık ücretinin davalılardan kusurları oranında, sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı, müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkiline ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; iki araçlı ölümlü-yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı hakkında davacı tarafından açılan araç değer kaybı, onarım bedeli ve mahrumiyet bedelinin tazmini talepli davada müvekkili idareye kusur atfedilemeyeceğinden davanın idare lehine reddedilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın, sürücü ...'ın yaptığı ... plakalı Audi marka aracın devriye müdahale aracına sağ taraftan çarpması sonucu meydana geldiğini, davacının kaza tespit tutanağı, tanık anlatımları ve bilirkişi raporlarında davacının kusursuz olduğu beyan edilmiş ise de iddiaların haksız ve hukuki mesnetten uzak olduğunu, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş numaralı delil Tespiti Davası doyasında bilirkişi raporu alındığını ve ... tarihinde itirazda bulunulduğunu, dava konusu olayda idare personelinin kusuru bulunmadığından bu sorumluluk türünden bahsedilemeyeceğini, idare tarafından yapılan kazada idari yönden ihmal ve kusuru bulunan personel olup olmadığına yönelik yapılan idari tahkikat raporunda olayın tarafları ve kazayı gören tüm şahısların bilgisine başvurulduğu, davalı ve aracında bulunan kişilerin ifadelerinin sürücü ...'ın kusursuz olduğunu ve kazada ihmali ve kusuru olan personel bulunmadığının tespit edildiğini, davalı idare lehine reddine karar verilmesine, esastan incelemeye geçilmesi durumunda ilk olarak kusur raporu alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuğa başvuruda bulunmadığının tespiti halinde dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımı sebebiyle esastan reddinin gerektiğini, davanın HMK 107 bağlamında belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı ve davanın reddini gerektirdiğini, dava konusu talebin teminat kapsamında olup olmadığının araştırılmasını, davacı tarafın değer kaybı talebinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve kaza tarihi itibariyle poliçe limiti kapsamında ... tarihli ZMMS Genel Şartlarıyla belirlenen esaslar çerçevesinde incelenip tespitinin gerektiğini, gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyetinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusu ve müvekkili şirkete başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın reddine, hasar bedeli talebinin reddine, değer kaybı tazminat talebi ve araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise uyuşmazlığa konu araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlarına göre hesaplanmasına, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının 163.368,40 TL hasar onarım bedeli ve 20.000,00 TL değer kaybı alacağı olmak üzere toplam 183.318,40 TL maddi tazminatın (davalı .... yönünden poliçe limiti olan 50.000,00 TL ile miktarla sınırlı olmak üzere) davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının 9.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli alacağının davalı ...'ndan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; ceza mahkemesi tarafından eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı değerlendirilmekle birlikte ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağını, TBK 74.maddesine göre hukuk hakimi kusurun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ile ilgili hükümleri ile bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı olmadığını, sonuç olarak dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davacı ile ilgili trafik tespit tutanağında, tanık ifadelerinde, bilirkişi raporlarında kusursuz olduğuna dair bir tespitin söz konusu olmadığını, dava konusu olayda idare personelinin kusuru bulunmadığından bu sorumluluk türünden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle ceza davasında davacı ...'ın kusurlu olmadığı kesin ve net olarak tespit edilmediği değerlendirildiğinden ve deliller göz önünde tutulduğunda kusurlu olan tarafın ve kusur derecesinin belirlenememesi nedeni ile davalı idareye kusur atfedilemeyeceğinden işbu davanın esastan reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TBK'nun 49. maddesinden kaynaklanan araçta meydana gelen değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve araç onarım bedeli nedeniyle açılmış maddi tazminat istemli davadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından kusur oranının hatalı olduğundan bahisle istinaf edilmiştir. Mahkemece alınan ... tarihli heyet bilirkişi raporunda, Trafik kazası tespit tutanağını düzenleyen kolluk güçlerinin raporunda; kazayı gören kamera kaydının net veri sağlamaması, kazaya karışan tarafların yeşil ışıkta geçtikleri şeklindeki beyanları, kaza mahallinde yapılan incelemede kazanın taraflarından birinin kırmızı ışıkta geçmiş olabileceği değerlendirilmişse de hangi tarafın ışık ihlali yaptığı, resmi aracın görev nedeniyle geçiş üstünlüğünü kullanmak için tepe lambası ve siren tertibatının kullanıp kullanmadığı, şüpheden uzak ve net olarak tespit edilemediğinden kusur tespitinin gerçekleştirilemediği belirtilmiştir. Adli Trafik Bilirkişisi... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...’ın asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan Bilirkişi raporunda özetle; Jandarma aracı kırmızı ışıkta kavşağa girip sirenin çalışır vaziyette olması durumunda ... plakalı Jandarma aracı sürücüsü ...’ın tali ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın asli kusurlu olduğu, Jandarma aracı sireni açık değilken kırmızı ışıkta kavşağa girmiş ise jandarma aracının sürücüsü asli, karşı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. İTÜ Makine Fakültesi Bilirkişi Heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; dosyadaki belge ve ifadelere dayanılarak Jandarma aracının sirenini açmadan kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilerek 2918 Saylı KYTK’nun 84-a,h maddelerine göre asli kusurlu, karşı araç sürücüsü ise yeşil ışıkta geçtiği, karşıdaki araç geçiş üstünlüğüne ait işaretleri kullanmadan geçmeye çalıştığı için ... kusursuz görüldüğü belirtilmiştir. ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen kararda özetle; müteveffa ...’ın zorunluluk hali bulunmaması nedeniyle geçiş üstünlüğüne sahip olmamasına rağmen kendi istikametinde kırmızı ışık yandığı halde kontrolsüz şekilde hızını azaltmayarak yaklaşık 100 km/h hızın üzerinde kavşağa girmek suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokarak asli kurulu hareket ettiği, jandarma aracının geçiş üstünlüğünün bulunmaması nedeniyle sanığın olay kapsamında kusurlu bulunduğu sabit görülmekle, sanık ...’ın CMK 223/2-c maddesi gereğince kusurunun bulunmaması nedeniyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan beraatine karar verilerek oy birliği ile karar verildiği görülmektedir. Dava konusu olayda, trafik ışıklarının aktif olarak çalıştığı kavşağa giren ... plakalı Jandarma aracının sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik kanununun Geçiş Üstünlüğüne sahip araçların ve sürme kurallarının belirtildiği 71/e maddesinde açıklanan “Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar görev halinde iken geçiş üstünlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak,duyulur ve görünür geçiş üstünlüğü işaretini vermek şartı ile kullanılır.” kuralına aykırı hareket ederek eğer geçiş üstünlüğünü kullanmak istemişse kırmızı ışıkta geçerken sesli ve görüntülü geçiş üstünlüğü işaretlerini kullanmadığı ve bu hakkını kullanırken halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı ve kırmızı ışıkta geçmek suretiyle aynı kanunun 84/a maddesine (Araç sürücüleri trafik kazalarında; kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme durumunda asli kusurlu sayılırlar) göre olayda %100 oranında kusurlu olduğu, yine dosyadaki belgelere ve Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında göre jandarma aracının sürücüsünün ışıklı kavşağa en az 100 km/ h hızla girdiği dikkate alındığında, sesli ve ışıklı uyarı cihazları açık olmadığı için jandarma aracını fark etmeyerek kendisine hitap eden yeşil ışıkta kavşağa girdiği için ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın olayda kusurunun olmadığı değerlendirildiği görülmüştür. ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı kararında; dosya içerisinde bulunan devriye hizmet kağıdı gereğince devriye görevi esnasında zorunluluk hali olmaması nedeniyle geçiş üstünlüğü ile trafik kısıtlama ve yasaklarına bağlı bulunmama hal ve koşullarının dosya kapsamında oluşmadığı, müteveffa ...'ın kullanımındaki jandarma aracının geçiş üstünlüğünün bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, görüntü kayıtları birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın yeşil ışıkta geçtiği ve hızının yavaş seyirde olduğu, alınan bilirkişi raporlarında sanığın geçiş üstünlüğü olduğu kabul edilen jandarma aracına yol vermemesi nedeniyle jandarma aracının sirenini çalıp çalmadığı hususunun değerlendirildikten sonra sirenin çalıyor olduğunun tespit edilmesi halinde sanığın tali kusurunun olabileceğinin belirtildiği, ancak mahkemece yapılan incelemede müteveffa ...'ın açıklandığı üzere zorunluluk hali bulunmaması nedeniyle geçiş üstünlüğüne sahip olmamasına rağmen kendi istikametine kırmızı ışık yandığı halde kontrolsüz şekilde hızını azaltmayarak yaklaşık 100 km/h hızın üzerinde kavşağa girmek suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokarak asli kusurlu hareket ettiği, jandarma aracının geçiş üstünlüğünün bulunmaması nedeniyle sanığın olay kapsamında kusuru bulunmadığı sabit görülmekle sanık ...'ın CMK 223/2-c maddesi gereğince kusuru bulunmaması nedeniyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür. Tüm bu alınan bilirkişi raporları ve ceza mahkemesi dosyası göz önüne alındığında Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza dosyasında alınan raporla da uyumlu olduğu, jandarma aracının geçiş üstünlüğünün bulunmaması nedeniyle davacının olayın oluşunda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.06/04/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.