TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 16/11/2022 NUMARASI : 2022/616 Esas 2022/783 Karar DAVA : Sisbis Kaydının Silinmesi DAVA TARİHİ : 13/09/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki sisbis kaydının silinmesi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı ... t…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/730 Esas 2026/379 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/730 KARAR NO : 2026/379 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 16/11/2022 NUMARASI : 2022/616 Esas 2022/783 Karar DAVA : Sisbis Kaydının Silinmesi DAVA TARİHİ : 13/09/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki sisbis kaydının silinmesi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; 05/10/2021 meydana gelen trafik kazasında şirkete ait araca Sisbis kaydı konulduğunu, incelemeler sonucu şirketin olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığını, tahkim komisyonu kararında da görüleceği üzere sigorta şirketinin iddialarının dayanaksız olduğunu, aleyhe sürücü değişikliğine dair bildirimde bulunan ... Sigortanın tahkim komisyonu kararı sonrası ödeme yaparak karara itiraz dahi etmediğini, davalı idare tarafından 19/01/2022 tarih ... numaralı Sisbis kaydının kaldırılması talebinin reddedildiğini, işlemediği bir eylem nedeniyle Sisbis kaydı ile cezalandırıldığını, sigorta teklifi alamaması nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek ilgili Sisbis kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava da taraf olarak gösterilmesinin münkün olmayı davanın öncelikle Husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu edilen ve silinmesi talep edilen susitimal kaydınının oluşumunda da kurumun bir dahli olmayıp ilgili kaydın yönetmelik uyarınca kaydı girmeye yetkili sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş tarafından oluşturulduğunu, mevzuat hükümleri uyarınca kayda yönelik itirazın sigorta şirketine iletildiğini, ancak sigorta şirketince kaydın silinmeyerek devam edeceğinin bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; sorumluluğun tarafına yüklenemeyeceğini, mevzuat hükümleri uyarınca bildirimin ... 'ye yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı ...'ce yapılan bildirimin sigortalı araçta sürücü değişikliği yapılmasından kaynaklandığı, araştırma raporunda sigortalı araçta davacıların sigorta eksperine istenilen gümrük belgeleri ve yük irsaliyelerini göstermemeleri, aracın 1 haftadır köyde park halinde olduğu bilgisinin verilmesi ve sürücünün bildirilen kişiden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması nedeniyle SİSBİS kaydının yerinde olduğu gerekçesiyle; "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; hakem kararında sigortalı lehine karar verilerek eksper raporunun çürütüldüğünü, ancak hakem kararında eksper raporunun tersine karar verilmediği düşünülerek sadece alıntı kısmına vurgu yapılarak davanın reddedildiğini, tahkim kararları sonucu davalı sigortanın tazminat ödemelerini yaptığını, ödemeler yapılarak dosyaların kapatıldığını, buna rağmen davalı ... Sigortanın sisbis kaydını kaldırmayarak kötü niyetli davrandığını ve bu kayıt nedeniyle diğer sigorta şirketlerinin indirimli teklif vermesini engellediğini, bunun sonucunda fahiş fiyatlarla kasko ve sigorta poliçe teklifleri iletildiğini, zarara uğradığını, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... katılma istinaf dilekçesinde özetle; veri tabanına kayıt yapma yükümlülüğünün yasal düzenlemeler uyarınca ilgili sigorta şirketine yüklendiğini, yine yönetmeliğin 12.maddesi ile kuruma yanlış sigorta uygulamalarının değerlendirilmesi ve raporlanması amacıyla merkez nezdinde veri tabanı oluşturma görevi verildiğini, maddenin açık hükmünden anlaşılacağı üzere merkezin görevi veri tabanını kurmak olup bu veri tabanına bildirimlerin yetkili kullanıcılar tarafından yapıldığını, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini, hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Sigorta Bilgi ve Gözetin Merkezi veri tabanında kayıtlı oluşturulan suistimal kaydının silinmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan, 05/10/2020 tarihinde gerçekleşen çift taraflı maddi hasarlı kazaya karışan şirkete ait ... plakalı Tır'ın hasarlanması, rizikonun vadesinde gerçekleşmesi sonucunda zararın, taraflar arasındaki kasko sigortası poliçesi kapsamında karşılanması amacıyla davalı sigortacı şirkete başvurulduğunu, şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, ancak görevlendirilen araştırmacı tarafından düzenlenen araştırma raporu kapsamından, kaza sırasında gerçek sürücü ile sürücü olduğu belirtilen kişinin farklı olup olayda sürücü değişikliği bulunduğu kanaatine varılmasıyla sigorta şirketince hasarın karşılanması talebinin reddine karar verilerek sonrasında 17/11/2020 tarihli 34239 bildirim numaralı sürücü değişikliği yapıldığına ilişkin SİSBİS kaydı oluşturulduğunu, tazminat talebinin reddi üzerine başvurduğu Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan incelemeler sonucunda söz konusu kazanın gerçek olup sürücü değişikliği bulunmadığının tespiti ile pert total kabul edilen araç için tarafına davalı kasko sigortacısı ... Sigorta tarafından tazminat ödemesi de yapıldığını ancak buna rağmen SİSBİS kaydının yazılı taleplerine rağmen silinmemesi nedeniyle yüksek tutarlı sigorta tekliflerine maruz bırakıldığını ileri sürerek 17/11/2020 tarihli 34239 bildirim numarasıyla konulan SİSBİS kaydının silinmesini dava ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi, bu hususa ilişkin sorumluluğun kendisinde bulunmadığını, davalı ... ise tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; talebe dayanak kazada sürücü değişikliği bulunduğu gerekçesiyle, davalı sigorta şirketi ile davalı ... hakkında açılan davaların reddine ilişkin karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belgelerden, hasarı uyuşmazlığa konu olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 286581002760 sayılı Kasko poliçesi ile 03.07.2020-2021 vadeli olarak sigortalanmış olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirse; 30/04/2011 tarihinde 27920 sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11.maddesinde; “ Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” şeklinde, 12. maddesinde; " Merkez, yanlış sigorta uygulamalarına ilişkin bilgilerin kaydedildiği ve Müsteşarlıkça belirlenen yetkili kullanıcılar ile şirketlerin erişimine açık özel bir veri tabanı kurar" şeklinde düzenlemelere yer verilerek verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür. Kaydı işlemeye yetkisi bulunduğu kabul edilen şirketlerin, gerekçesi belirtilmek suretiyle işbu kaydı silebileceğinin de kabulü gerekir. Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise, yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir. Genelge’nin 3.4 m. uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. ...Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek SİSBİS’teki kaydı silebilecektir. 3.5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuruna sahibine gerekçeli olarak iletilecektir. Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’nin 11. maddesinde; " Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar." ve 14. maddesinde ise " Merkez sistematik kontroller sonucunda veya kendisine iletilen bildirimler çerçevesinde yanlış sigorta uygulamasının suç mahiyetinde olduğunu tespit ettiği durumlarda keyfiyeti ilgili adli mercilere ve Müsteşarlığa iletmekle mükelleftir. " hükümleri yer almaktadır. Hal böyle olunca davalı ...'nin, kendisine husumet yöneltilemeyeceğine yönelik istinaf itirazları yerinde olup davalı ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, esastan reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davalı ...'nin istinaf itirazının kabulü gerekmiş, Dairemizce, davanın, bu davalı yönünden husumet nedeniyle reddine ilişkin yeniden bir karar verilmesi gerekmiştir. Dairemizce, davacının, davalı sigorta şirketi yönünden ileri sürdüğü istinaf itirazlarının değerlendirilebilmesi amacıyla, dosyada mevcut olmadığı tespit edilen 05/10/2020 tarihli kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu'ndan sözü edilen hakem kararı ve dayanak dosyası ile davalı sigorta şirketinden kazaya ilişkin hasar dosyası örneğinin UYAP Sistemi üzerinde celbine karar vermek gerekmiş, gönderilen yazı cevapları kapsamı incelenmiştir. 25/03/2026 tarihinde gönderilen hasar dosyası kapsamından; 05/10/2020 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, çift taraflı trafik kazada, davalı şirkete ait ... plakalı TIR ve çekicisinin sürücüsü olarak "..." adının yazılı olduğu, kazaya karışan diğer ... plakalı kamyon sürücüsü Şeyhmus İlbasan'ın bu kazada geçiş üstünlüğüne ilişkin kurallara uymaması nedeniyle tam kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'ın ise kazada bir kusurunun bulunmadığının, alkol testi yapılan sürücülerin alkolsüz olduklarının tespit edilerek tutanağın ilgili görevliler tarafından imzalandığı, kaza sırasında sürücünün " ..." olmadığı araştırmacı raporuna dayanılarak davalı sigorta şirketince ileri sürülmüş ise de resmi tutanağın aksinin davalı sigorta şirketince ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından Dairemize gönderilen 24/05/2021 tarihli, 2021 E. 97357 başvuru numaralı 02/11/2021 tarihli, 2021/147593 Karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı kapsamından;" ...Sigorta kuruluşu hasar aşamasında alınan araştırma raporu ile sürücü değişikliği yapıldığının anlaşıldığını ve beyan yükümlülüğünin ihlal edildiğini savunmaktadır. İlgili araştırma raporu incelenmiştir. 1- ... üzerinde bulunan ... Otomotiv ... yetkili servisine gidilerek ... plakalı sigortalı aracın sağ önkısımlardan hasar gördüğü tespit edildi. Sigortalı araç içerisinde yapılan kontrollerde ... adına yük CMR belgesi olduğu tespit edildi. (Yüklenen yük sonrasında gönderici şirket tarafından teslim edilen malın cinsi, miktarı, sürücü ve araç bilgileri yazılmaktadır.) Evraktan sürücünün ... olduğu anlaşılmış ancak evrakın hangi tarihte düzenlendiği tespit edilememiştir. 2- ... ilçe girişinde bulunan ... Lojistik şirketine gidilerek sürücü ... ile görüşülerek ayrıntılı bilgi alındı. Sürücü ile beraberİpek yolu üzeri Çığır mevkiinde meydana gelen kaza yerine gidilerek inceleme yapıldı. Olay yerinde yapılan incelemede sigortalı ve karşı araca aitbirçok parçanın kaza yerinde çevreye saçılmış olduğu tespit edilmiştir. 3-Olay yerinin hemen karşısında bulunan akaryakıt istasyonuna (... Akaryakıt İstasyonu) gidilerek çalışanlar ile yapılan görüşmede meydana gelen trafik kazasının doğru olduğu bilgisi alınarak kamera kayıtlarının temini sağlanıp gerekli inceleme yapıldı. Temin edilen kamera kayıtlarında meydana gelen kazanın doğru olduğu, ancak çarpışma sonrasında sigortalı aracın kadrajdan çıkmış olması ve mesafenin uzak olması sebebi ile sürücü tespiti yapılamamıştır. (Meydana gelen trafik kazasında 05.10.2020 tarihi saat 16:38’de çarpışmanın meydana geldiği tespit edilmiştir.) 4-Sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazası sonrasında, iş arkadaşı ... ... ve abisi ... ...’I aradığını beyan etmesi üzerine telefon fatura detayları temin edilerek yapılan kontrollerde beyan ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. 5- Kazadan sonra telefon görüşmesi yaptığı beyan edilen ... ile telefon görüşmesi yapılarak, kazadan haberdar olduğu ve sürücünün ... olduğu öğrenilmiştir. 6- Sigortalı şirket yetkilisi ile yapılan görüşmede ...’IN yedek sürücü olduğu ancak şirketin resmi çalışanı olmadığı sadece aracı yurt dışında (Irak) kullandığı öğrenilmiştir. 7- Sigortalı şirket yetkililerinden sigortalı aracın yurt dışına giriş çıkışları ile alakalı gümrük belgeleri veya yük irsaliyeleri istenmiş ancak bilgi ve belge ibraz etmekten imtina etmişlerdir. Sigortalı aracın yurt dışına giriş çıkışının belgelenmesi maksadı ile sürücünün pasaportu istenmiş tarafımıza ...’IN pasaportu gösterilmesi üzerine yapılan kontrollerde aracın ve sürücünün 05.10.2020 tarihinde ülkeye giriş yaptığı tespit edilmiştir. Sigortalı araç sürücüsü olduğunu beyan eden ... ile yapılan şifahi görüşmede sigortalı aracın kazadan önce, bir hafta boyunca köyde park halinde olduğunu beyan etmiş olması sebebi ile çelişki olduğu anlaşılmıştır.” şeklinde tespitler yer aldığını, Başvuru konusu talebin 05.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası kaynaklı olduğu, kasko poliçesi genel şartlarında yer alan teminat dışı hallerin olayda söz konusu olmadığı görüldüğünden talebin teminat kapsamında olduğuna karar verilmiştir. Kaza ile ilgili kolluk kuvvetleri tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Kazanın olduğu yere de gidilmiş kaza olay yeri ve kamera kayıtlarından sigorta kuruluşu tarafından da doğrulanmıştır. Araştırma raporu bu hali ile soyut kalmakta ve belgeye dayanmamaktadır. Kaza tutanağında yazılı sürücünün o kişi olmadığı yönünde dosyamızda bir delil de bulunmaması nedeni ile uyuşmazlığın esasına girilerek zararın miktarının tespiti gerektiği değerlendirilmiştir. Ancak başvuru sahibinin değer kaybı talebi kasko şemsiyesinde olmayıp Kasko Sigortası Genel Şartlarında ve Poliçede bu yönde bir düzenleme yer almadığından değer kaybı talebi teminat dışı kabul edilmiştir....Bilirkişi raporu ve ek yazılı açıklamalarına göre aracın tam hasara uğradığı kabul edilmiş, 370000 TL Rayiç değerden 140.000 TL sovtaj rakamının eksiltilmesi ile gerçek zararın 230.000 TL olduğu kabul edilerek başvurunun kasko poliçesine dayalı tazminat talebinin ıslah dilekçesine göre kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Değer kaybı talebinin ise kasko teminat örtüsü dışında kalması nedeni ile reddine karar verilmiştir. " gerekçelerine yer verilerek sonuç olarak hakem heyeti tarafından; " 1- Başvuru sahibinin aracın uğradığı maddi hasara başvurusunun KISMEN KABULÜNE; 230.000,00 TL maddi tazminatın 23.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Başvuru sahibinin 50.000,00 TL değer kaybı tazminat talebinin REDDİNE, " ilişkin karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. İncelenen ve tarafları yönünden bağlayıcı olan ilam hükmünde bulunan bu karar uyarınca davalı sigorta şirketince, davacı şirkete, pert total olduğu kabul edilen sigortalı araç yönünden tazminat ödemesi yapılmış olduğu hususunda dosya kapsamında bir ihtilaf bulunmayıp olup bu husus tarafların kabulündedir. Hal böyle olunca toplanan deliller, yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen Genelge hükmü uyarınca davalı sigorta şirketine husumet yöneltilebileceği dikkate alınıp davacı tarafın, ilgili kayıt nedeniyle sigorta bilgi ve gözetim merkezine yapmış olduğu itirazın 19/01/2022 tarihinde reddedilmesi, dava konusu kayıt nedeniyle davacı şirket lehine kasko poliçesi tanzim edilememesi, incelenen Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde verilen ve itirazsız kesinleştiği anlaşılan Hakem Kararı kapsamı ile bu karar sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya kasko tazminatı ödemesi yapılmış olması göz önünde bulundurularak davacı aleyhine süresiz olarak kaydın SİSBİS'de yer almasının orantısız olup ilgili hususun Yönetmeliğin amacına da aykırı olduğu dikkate alınarak mahkemece, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken somut dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle ve kesin delil niteliğinde bulunan tarafları yönünden bağlayıcı olan hakem kararı kapsamının aksine olacak şekilde davanın reddine ilişkin karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu nedenlerle, Dairemizce getirtilerek incelenen hakem kararı kapsamı ile hasar dosyası kapsamı da dikkate alınmak suretiyle davacı yanın istinaf itirazının davalı sigorta şirketi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın esastan reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı taraf ile davalı ...'nin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı sigorta şirketi yönünden ise, davanın kabulüne yönelik Dairemizce HMK 353/(1)-b.3 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı ... katılma istinafı ile Davacı tarafın istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/11/2022 tarih 2022/616 Esas 2022/783 Karar sayılı kararının HMK 353/(1)-b.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, 1-Davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. Hakkında açılan davanın KABULÜ ile, 3-Davacı şirkete ait ... plakalı aracın, 05/10/2020 tarihli trafik kazası ile ilgili davalı ... Sigorta tarafından oluşturulan 17/11/2020 tarihli 34239 bildirim numaralı SİSBİS kaydının SİLİNMESİNE, 4-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiyesi 651,30-TL harcın davalı Sigorta şirketinden alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcının davalı Sigorta Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 95,90-TL tebligat ve posta giderinin davalı Sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 36,00 TL posta ve tebligat giderinin olmak üzere toplam 256,70-TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı ... tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 4-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 239,90-TL dosya gönderme ve tebligat gideri olmak üzere toplam 731,90-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/04/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -