11. Hukuk Dairesi 2021/4410 E. , 2022/8282 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2016 tarih ve 2015/685 E- 2016/1437 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2019/809 E- 2021/447 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı …
**11. Hukuk Dairesi 2021/4410 E. , 2022/8282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2016 tarih ve 2015/685 E- 2016/1437 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2019/809 E- 2021/447 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Nilüfer Vergi Dairesi Mükelleflerinden Acarhan Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarına ait hesaplarının vergi müfettişlerince incelenmesi sonucunda vergi tekniği raporu düzenlendiğini, raporda şirketin gerçekte ... ve ...'in kontrolünde olduğunu, davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların bu kişiler tarafından düzenlendiğinin tespit edildiğini, 213 sayılı VUK'nun 3/B bendine göre vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve buna ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğunu, bunların yemin hariç her türlü delil ile ispat edilebileceğini, vergi müfettişlerince düzenlenen raporda yer alan tespitler dikkate alındığında tespit davası açmakta idarenin hukuki menfaatinin bulunduğunu, 6183 sayılı AATUHK’nun 17. maddesi kapsamında şirketin gizli ortağı olduğu yönünde kuvvetli deliller elde edilen davalı ... ve ... hakkında diğer davalı şirket ortakları ile birlikte tahakkuka dayalı ihtiyati haciz uygulanması gerektiğinden ... ile ...'in diğer davalı mükellef şirket arasındaki ortaklığın tespiti için dava açılması zarureti doğduğunu ileri sürerek, davalı ... ve ...'ın diğer davalı ...nin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacı idarenin 6183 sayılı Yasa’nın 17. maddesinde belirtilen yetkiyi kullanması ve davalı aleyhine vergi tahakkukunda bulunulması için adli yargıda dava açarak davalının dava dışı mükellef şirketin ortağı olduğuna dair bir tespit kararı almasına ihtiyaç bulunmadığından davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.