12. Hukuk Dairesi 2025/8267 E. , 2026/827 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: HMK'nın…
12. Hukuk Dairesi 2025/8267 E. , 2026/827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: HMK'nın 353/1-a-3. bendinde; ''mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması halinde Bölge Adliye Mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği'' belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c bendinde ise; yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu maddelerin birlikte değerlendirilmesinden HMK’da Bölge Adliye Mahkemesine dosyayı asıl görevli mahkemeye de gönderebilme yetkisini de taşıyan görevle ilgili kesin karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanındığı görülmektedir. Bu nedenle yasada görev hususunun en geç Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği açıkça görüldüğünden görev hususunu inceleyen bölge adliye mahkemesi kararına karşı özellikle 362/1-c madde hükmü de gözetildiğinde temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır. Somut olayda; tazminat davasının yargılaması sırasında şikayetçi aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının infazına ilişkin şikayet hakkında, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin ihtiyati haciz kararını veren ve taraflar arasında devam eden davanın görüldüğü Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle istemin usulden reddine karar verildiği, şikayetçinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. SONUÇ Yargıtayca incelenmesi istenen karar, HMK’nın 353/1-a-3 ve 362/1-c maddeleri gereğince kesin nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca şikayetçinin temyiz başvuru talebinin REDDİNE, 11.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazsı: İİK’nun 364 maddesinin birinci fıkrasına göre icra mahkemelerinin verdiği kararlara karşı başvurulan istinaf mahkemelerinin nihai kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Ancak temyize başvurulabilmesi için kararın miktar veya değerinin Kanunda belirtilen parasal sınırı geçmesi gerekir. İİK 364/2 fıkrasına göre İstinaf mahkemesinin temyiz edilebilir kararlarına karşı temyiz yoluna başvurma ve temyiz incelemesi Hukuk Muhakemeleri kanununa göre yapılır. Bu hükmü bu Kanunda temyizle ilgili hüküm bulunmayan hallerde HMK’nın temyize ilişkin hükümleri uygulanır şeklinde anlamak ve olması gereken hukuk bakımından da İİK’nun 366/1 hükmünü bu şekilde değiştirmek gerekir. (Aslan/Ramazan; Yılmaz/ Ejder; Ayvaz/ Taşpınar; Sena, Hanağası Emsal, İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2020 s.71.) İcra mahkemelerinin hukuka ilişkin kararlarına karşı İİK’nun 363. maddesinde gösterilen konu itibariyle istinaf yolu olan kararlar hariç olmak üzere Kanunda belirtilen parasal sınırı geçmesi kaydı ile istinaf yoluna başvurulabilir. İİK’nun 363/1 maddesinde “İstinaf ve temyiz incelemeleri Hukuk Muhakemeleri kanununa göre yapılır ve 15 gün içinde karara bağlanır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm tıpkı temyizle ilgili olarak belirttiğimiz gibi, Bu Kanunda istinafla ilgili açık hüküm bulunmayan durumlarda HMK’nın istinafa ilişkin hükümleri uygulanır şeklinde uygulanması gerekir. İcra ve İflas Kanununda düzenlenmeyen, İstinaf dilekçesinde nelerin yer alacağı (HMK m. 342) istinaf dilekçesinin verilmesi (HMK m.343). İstinaf harç ve giderlerinin yatırılması (HMK m. 353) gibi hususlar icra mahkemesi kararlarının istinaf incelemesinde de uygulanır. Bunun dışında istinafla ilgili olarak İcra ve İflas Kanununda Hukuk Muhakemeleri Kanununa yapılan genel bir atıf yoktur. Bu bağlamda Temyiz edilemeyen kararlar başlıklı HMK’nın 362/1-c maddesinde yazılı “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yer belirlenmesine ilişkin kararlar” hükmünün icra mahkemelerinin kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen görevsizlik kararlarında uygulanma imkanı yoktur. İİK’nun 364. maddesi istinaf mahkemesinin hangi kararlarının temyiz konusu yapılabileceği açıkça yazılı olup, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen görevsizlik kararlarına karşı temyiz yolu açık bulunmaktadır. İcra ve İflas Kanununda İİK m. 128/a-2 maddesinde düzenlenen kıymet takdirine ilişkin şikayetin ve ihalenin feshi ile ilgili olarak İİK m. 134/6 fıkrası uyarınca icra mahkemesinin vereceği görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının kesin olduğu açıkça düzenlenmiştir. Kanun koyucu HMK’nın 362/1-c maddesi hükmünün icra mahkeme kararlarında da uygulanacağını öngörmüş olsa idi bu hükümlerin ayrıca icra ve iflas kanununda yer almasına gerek kalmaz idi. Somut olayda şikayetçi borçlu vekili ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını bu talebi kabul edilmez ise bir kısım araçlar üzerindeki aşkın ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup icra mahkemesi ise şikayet tarihinde yapılmış icra takibi bulunmadığından ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetleri inceleme görevinin ihtiyati haciz kararını veren Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile “mahkememizin görevsizliği nedeniyle istemin usulden reddine” karar verdiği bu kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince istemin esastan reddedildiği ve bu kararın temyize konu yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılı gerekçelerle açıklandığı üzere İstinaf mahkemesinin esastan ret kararının temyiz yolu açık olduğundan işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi görüşünde olduğumdan olayda uygulama yeri bulunmayan HMK 362/1-c hükmüne dayalı olarak kararın kesin olduğundan bahisle temyiz başvuru talebinin reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.