T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/513 Esas KARAR NO : 2025/2061 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2019/224 Esas- 2022/657 Karar TARİHİ: 28/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen kar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/513 Esas KARAR NO : 2025/2061 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2019/224 Esas- 2022/657 Karar TARİHİ: 28/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/220 E. sayılı dosyası ile... ve ... tarafından davacı şirket ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne ("... Elektrik") aleyhine ikame edilen dava ile Susurluk ilçesi, Söve köyünde enerji nakil hatlarının şasi yaparak kıvılcımların traktöre düşmesinden dolayı ...'e ait traktör ile traktöre bağlı römork ve üzerinde bulunan samanların yandığı, ...'a ait samanlığın ise yandığından bahisle oluştuğu iddia edilen zararların tazmini talep edildiğini, yargılama neticesinde Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/220 Esas ve 2015/177 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bahse konu karara istinaden davacı şirket aleyhine Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup, davacı şirket tarafından bahse konu icra dosyasına ödeme yapıldığını, yapılan ödemeye istinaden rücu talebi Beyoğlu 7. Noterliği’nin 14.07.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya yöneltilmiş olup, davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, akabinde bahse konu tutarın davalı şirket ... Sigorta A.Ş.'den ("... Sigorta") tahsili bakımından İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün...Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine arabulucuya müracaat edildiğini, uyuşmazlığa konu rücu ilişkisi ise yukarıda detayları ile açıklandığı üzere, kesinleşmiş bir mahkeme kararına binaen davalının poliçe kapsamında sorumluluğunda olan tutarın dava dışı... ve ...'a ödenmesinden kaynaklandığını, davacı şirket tarafından davalının poliçe kapsamında sorumluluğunda olup, davacı şirket tarafından ödenmiş olan tutar bakımından İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olay ile ilgili şirketleri nezdinde ...-0 nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, manevi tazminat talepleri poliçe teminatları arasında yer almadığından Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/220 E. 2015/177 K. Sayılı ilamı ile hüküm altına alınan 37.950 TL maddi tazminattan poliçedeki 10.000 USD muafiyetin poliçede yer alan döviz notu gereğince ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı (10.000 x 17.02.2017 tarihli kur olan 3,6784 TL= 36.784 TL) düşüldüğünü, poliçede yer alan döviz notu "Sigortalının talebi üzerine sigorta bedeli poliçede gösterilen döviz kıymeti üzerinden tespit edilmiş olup, bir hasar vukuunda tazminat ve muafiyet hesabında, ödeme tarihindeki TCMB Efektif Satış kuru esas alınacaktır." bu kapsamda 1.166,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa isabet eden 643,36 TL ferileri olmak üzere toplam 1.809,36 TL, 26.03.2018 tarihinde sigortalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi hesabına ödendiğini, S-...-0-0 numaralı üçüncü şahıs mali sorumluluk poliçesi ile ödeme dekontu sunulduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 28/10/2022 tarih 2019/224 Esas- 2022/657 Karar sayılı kararında;"...Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; 13.07.2013 tarihinde davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ait enerji nakil hatlarının şasi yaparak kıvılcımların traktöre düşmesi sonucunda dava dışı ...’e ait 10 SA 528 plaka numaralı traktör ve traktöre bağlı römork ve üzerinde bulunan 65 adet saman balyasının tamamen yandığı ve kullanılmaz hale geldiği, yine yangının dava dışı ...’a ait samanlığa sıçraması sonucunda saman damının da yandığı; söz konusu olayla ilgili dava sürecinin başladığı ve dava süreci sonucunda meydana gelen zararın ... Elektrik Dağıtım A.Ş.‘den tazminine karar verildiği, Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/220 Esas, 2015/177 Karar, sayılı ilamına istinaden Balıkesir 2.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğu, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Tarafından ...’e traktör ve römorkta oluşan zarar nedeniyle 32.950,00 TL, ...’ a samanlık bedeli olan 5.000,00 TL, ...’ e yaralanması nedeniyle manevi tazminat olarak 6.000,00 TL olmak üzere toplam 43.950,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa isabet eden yasal ferileri ile birlikte 06.08.2015 tarihinde genel toplam 69.100,00 TL ödeme yapıldığı, davalı sigortacı ... A.Ş. tarafından davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. adına başlama tarihi 22.09.2012 bitiş tarihi 22.09.2013 olan S-...-0 nolu USD döviz teminatlı “3.ŞAHIS MALİ SORUMLULUK SİGORTASI” poliçesinin yapıldığı, meydana gelen zararın poliçe kapsamında olduğu, söz konusu poliçeye istinaden davacı tarafından işlemiş faizi ile birlikte 71.776,44 TL’ nin davalı taraftan talep edildiği görüldüğü, davalı ... A.Ş. tarafından söz konusu zarar poliçe şartlarınca değerlendirilerek Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş’ ye manevi tazminat talebi poliçe teminatları arasında yer almadığından, 37.950,00 TL maddi tazminattan poliçedeki 10.000,00 USD muafiyetin poliçede yer alan döviz notu gereğince ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı (10.000,00 x 17.02.2017 tarihli kur olan 3,6784 TL= 36.784,00 TL) düşüldükten sonra 1.166,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa isabet eden 643,36 TL ferileri olmak üzere toplam 1.809,36 TL’ nin 26.03.2018 tarihinde ödendiği görüldüğü, 13.07.2013 tarihinde meydana gelen hasarın söz konusu “3.ŞAHIS MALİ SORUMLULUK SİGORTASI” poliçesi kapsamında olduğu, poliçe özel şartlarında manevi tazminat taleplerinin teminat haricinde ve muafiyet tutarının 10.000,00 USD olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan hesaplamalar sonucu 1.166,00 TL asıl alacak tutarının poliçe şartlarına uygun olarak hesaplandığı ve 1.166,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa isabet eden 643,36 TL ferileri olmak üzere 26.03.2018 tarihinde toplam 1.809,36 TL’ nin davacı sigortalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye yapmış olduğu ödeme ile “3.ŞAHIS MALİ SORUMLULUK SİGORTASI” poliçesinden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğu, özetle döviz kuru hesabının ödeme tarihine göre yapılacağının poliçede belirtildiği, poliçede muafiyet bedellerinin belirtildiği, davalı sigortanın ödeme tarihindeki kur ile muafiyet düşülerek ödeme yaptığı, davacının talep edebileceği miktarın kalmadığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesinde Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesinin maddi tazminata ilişkin vermiş olduğu miktardan sorumlu olduğu, davacının geç ödemesinden veya icradaki masraflardan sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından tesis edilen davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak, istinaf yargılaması neticesinde haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini; müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("6102 sayılı kanun") hükümleri uyarınca davalı şirkete karşı kanuni rücu hakkı bulunduğunu, Yerel mahkeme tarafından tesis edilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu; Davalı ... Sigorta ile müvekkili şirket arasında 22.09.2012 başlangıç tarih, ... poliçe numaralı poliçe ile, sigortacı ... Sigortanın üçüncü şahısların yangın dolayısıyla uğrayacakları zararları teminat altına aldığını, poliçe hükümleri incelendiğinde Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/220 E. sayı ile ikame edilen dava konusu tazmin taleplerinin poliçe kapsamında kaldığı ve müvekkili şirketin davalı şirket ... Sigorta'dan talepte bulunmaya hakkı olduğunun izahtan vareste olduğunu; Nitekim 6102 sayılı Kanun'un 1459. maddesinin; "Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder." hükmünü amir olduğunu, anılan hüküm uyarınca, müvekkili şirketin Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/220 E ve 2015/177 K. sayılı dosyasından tesis edilen hüküm uyarınca, Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan ödemeye ilişkin olarak davalı şirket ... Sigorta'dan tazmin talebinde bulunabileceğini; Müvekkili şirket tarafından davalının poliçe kapsamında sorumluluğunda olan, müvekkili şirket tarafından ödenmiş tutar 71.776,44 TL'nin İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası üzerinden talep edildiğini, Yerel mahkeme gerekçesinde her ne kadar müvekkili şirketin poliçe kapsamında alacağında 10.000,00 USD muafiyet olarak kabul edilerek kesinti yapılmışsa da ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ... Sigorta'nın müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tümünü ödemesi gerektiğinin ortada olduğunu, nitekim poliçe kapsamında ödenecek toplam tazminat tutarının 1.500.000,00 USD'yi aşamayacağı belirlenmiş olup davaya konu zarar miktarının poliçe kapsamında belirlenen tavan tutarın altında olduğu ve ... Sigorta tarafından tazmin edilmesi gerektiği açık olduğundan Yerel Mahkemenin müvekkili şirketin talep etmiş olduğu zarar miktarında kesintinin kabul edilmiş olmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yerel mahkemenin eksik ve hukuka aykırı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini; Yerel mahkemenin muafiyet bedelinin olay tarihindeki kur üzerinden yapılacak hesaplamayı hükme esas alması gerekirken ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplamayı kabul etmiş olmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı ... Sigorta ile müvekkili şirket arasında 22.09.2012 başlangıç tarih, ... poliçe numaralı poliçe ile, sigortacı ... Sigorta'nın üçüncü şahısların yangın dolayısıyla uğrayacakları zararları teminat altına aldıklarını, Yerel Mahkeme kararında; poliçede bulunan döviz notu gereğince tazminatın hesaplanmasında ödeme tarihindeki kurun baz alındığının belirtildiğini, davaya konu poliçede tazminatın hesaplanmasında ödeme tarihindeki kurun referans alınacağı belirtilmemiş olup Yerel Mahkemenin ... numaralı poliçeyi dikkate alması gerekirken hatalı hüküm tesis edildiğini, bu nedenle tazminat ve muafiyet hesabında, olayın meydana geldiği tarihteki TCMB Efektif Satış kurunun esas alınmasının gerekeceğinin izahtan vareste olduğunu; Davaya konu olayın 13.07.2013 tarihinde meydana geldiğini, poliçe bulunan 10.000,00 USD muafiyetin olayın meydana geldiği tarihteki karşılığının (10.000,00 X 13.07.2013 tarihli kuru olan 1.9573 TL ) 19.573,00 TL olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken esas alınması gereken kurun, olayın meydana geldiği tarih olan 13.07.2013 olduğunu, bu tarihteki kur üzerinden hesaplama yapıldığında Yerel Mahkemenin vermiş olduğu hükme esas teşkil eden hesaplanan muafiyet tutarının oluşmasının olanaksız olduğunu;Müvekkili şirketin talep etmiş olduğu zarar miktarından kesinti yapılacağını kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için muafiyet miktarı olan 10.000,00 USD'nin zarar miktarından düşürülebileceği düşünülse dahi müvekkili şirketin davaya konu olay nedeniyle ödemiş olduğu zarar miktarının 71.776,44 TL olduğunu, Yerel mahkeme tarafından verilen gerekçeli kararda ise müvekkili şirketin davalıdan alacağı olan zarar miktarı hesaplanırken zarar bedeli olarak 37.950,00 TL'nin esas alınmasının hiçbir hukuki ve somut dayanağı olmadığını, bu nedenle öncelikle muafiyet miktarının müvekkilinin talep edebileceği zarar miktarından düşürülmesini kabul etmemekle birlikte muafiyet miktarının hesabında ödeme tarihindeki değil davaya konu olayın meydana geldiği tarihteki kurun baz alınması gerektiğini, öte yandan müvekkili şirketin muafiyet miktarı düşülmeden önceki talep edebileceği miktar yanlış hesaplanmış olup zarar miktarının 37.950,00 TL değil 71.776444 TL olduğunu, haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken Yerel Mahkeme tarafından davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu; Yerel mahkeme tarafından eksik inceleme tanzim edilen bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarını karşılayacak yeni rapor alınmadan hüküm tesis edilmesinin kararın istinaf incelemesinde kaldırılmasını gerektirdiğini beyanla istanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/224 Esas ve 2022/657 Karar sayılı kararının müvekkili şirket aleyhine olan kısımlarının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı sigortalı tarafından, faaliyeti kapsamında üçüncü kişilere verilen zarara karşılık ödenen tazminat ve ferilerinin sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının, davalı sigorta şirketine kanunen rücu hakkı bulunduğu, Mahkemenin aksi yöndeki kabulünün hatalı olduğu, davacı tarafından üçüncü kişilere ödenen ve davalıdan talep edilen zarar miktarının poliçe limiti dahilinde olduğu, Mahkemece tazminat miktarından 10.000 USD muafiyet indirimi yapılmasının hatalı olduğu, aksi halde ise poliçede ödeme tarihindeki kurun baz alınacağına dair bir hüküm olmadığı, olay tarihindeki kurun baz alınması gerektiği, Mahkemece muafiyet miktarı düşülmeden önceki tazminat miktarının da hatalı şekilde belirlendiğine ilişkindir.TTK'nın 1474. maddesi uyarınca; sigortalı aleyhine bir istem ileri sürüldüğünde, isteme ilişkin makul giderler sigortacı tarafından karşılanır. Sigorta bedelini aşan giderlerin ödenebilmesi için sözleşmede hüküm bulunmalıdır. Somut olayda; davalı nezdinde bulunan ... numaralı, 22/09/2012-2013 yılları arasında geçerli 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davacının poliçede belirlenen adreslerde ve faaliyeti kapsamında üçüncü kişilere vereceği zararların teminat altına alındığı, toplam poliçe teminatının 1.500.000 USD, muafiyet tutarının 10.000 USD olduğu, döviz notu başlıklı kısmında; sigortalının talebi üzerine sigorta bedelinin poliçede gösterilen döviz kıymeti üzerinden tespit edilmiş olduğu ve bir hasar vukuunda tazminat ve muafiyet hesabında ödeme tarihindeki TCBM efektif satış kurunun esas alınacağının kabul edildiği, Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/77 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine ... ve ... tarafından açılan tazminat davası neticesinde Mahkemece davacı aleyhine maddi ve manevi tazminat ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği, adı geçenler tarafından hükmedilen tazminat tutarları ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile bunların ferileri toplamı 60.897,44 TL'nin tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı ve davacının icra dosyasına kapak hesabında belirtilen 69.032,01 TL'yi ödediği, dava konusu icra takibinde ise ödediği bedeli işlemiş faizi ile birlikte davalıdan poliçe kapsamında talep ettiği, davalı tarafından davacıya 26/03/2018 tarihinde toplam 1.809,36 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçesinde yer alan muafiyet kaydı uyarınca davalının, davacıya ödeme yaptığı tarihteki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre 10.000 USD'nin TL karşılığını talep edilen tazminat miktarından indirmesi mümkün olup, davacının poliçe teminatı kapsamında davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı 39.950 TL'dir. Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/77 Esas sayılı dosyasında verilen karar uyarınca 39.950 TL maddi tazminata isabet eden giderlerin toplamı ise; 2.795,61 TL yargılama gideri, 4.744,50 TL vekalet ücreti (Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin yalnızca maddi tazminata ilişkin kısmı hesaplanmıştır.) ve anılan karar tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede işlemiş yasal faizi 6.826,52 TL (02/09/2013 ila 27/07/2015 tarihleri arasında işlemiş yasal faiz) olmak üzere toplam 14.366,63 TL'dir. Davalı taraf, talep edilen 39.950 TL üzerinden 10.000 USD'nin TL karşılığını indirmek suretiyle davacıya 1.166 TL asıl alacak ödemiş olup, bu miktar 39.950 TL'nin %3'üne tekabül etmektedir. Buna göre davacının yargılama gideri olarak davalıdan talep edebileceği miktar, 14.366,63 TL'nin %3'ü oranında olmak üzere 430,99 TL olup, davalı tarafından davacıya bu miktardan fazlası da (643,36 TL) ödendiğinden, davacının, davalıdan talep edebileceği herhangi bir tutar bulunmamaktadır.Buna göre her ne kadar yargılama giderleri yönünden Mahkeme gerekçesi hatalı ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğu, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu ve kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.