T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1136 - 2026/726 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1136 KARAR NO : 2026/726 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1136 - 2026/726 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1136 KARAR NO : 2026/726 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'da ikamet ettiğini, iznini ...'de geçirmek üzere geldiğini, ... tarihinde ... Plaka numaralı aracı ile (aracı eşi ... kullanırken), ...-... Yolu ... Kavşağı üzerinde seyir halinde iken maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracını kullanan sürücü ...'nın kusuru olmadığının tespit edildiğini, meydana gelen kazada ... plaka numaralı araç sürücüsü ... "seyir halinde iken önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek" kuralını ihlal ettiğini, ... plaka numaralı araç sürücüsü ... ise "seyir halinde iken sola dönüş kurallarına riayet etmemek" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin aracının hasar aldığını, kaza sonrası vize süresi dolan müvekkilinin ...ya döndüğünü, araçta oluşan hasar tespiti için eksper raporu alındığını, söz konusu eksper raporu ile her iki davalı şirkete de başvuru yapılarak zararı giderilmesini istediklerini, ... tarihinde davalı ... tarafından 325,00 TL, ... tarihinde ise davalı ... tarafından 4.203,91 TL kendilerine ödeme yapıldığını, yapılan ödeme müvekkilinin zararını karşılayacak miktarın çok altında olduğunundan taraflarınca Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkile ait araç sürücüsü kusursuz olmasına ve müvekkilinin aracında eksper raporunda belirtilen hasar meydana gelmesine rağmen davalılar tarafından müvekkilinin zararı karşılanmadığını, müvekkilinin ...'da yaşadığından ve kaza sonrası da ...'ya dönmek durumunda kaldığını, gerekli tamirat işlemlerinin ...'da yapılmak durumunda kaldığını, müvekkilinin tamirat için gerekli ödemelerin yapılmasını beklediğini, ancak zararının karşılanmadığından mağdur olduğunu, bu nedenlerle davanın Kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.031,25 euro tamir ve eksper ücreti ile 2.124,00 TL tercüman ücretinin ödenmesi gerekli tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan kusur oranına göre tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Müvekkili şirketin yalnızca gerçek zarar ile sorumlu olduğunu, kaza tarihinde alınan rapora istinaden 325,00-TL ödeme yaptığını, teminat kapsamında dikkate alınması gerektiğini, davacı aracını seçimlik hak kullandığını iddia ederek yurt dışında ekspere götürdüğünü, aracının tamirini de yine yurt dışında yaptırdığını, aracın yurt dışındaki onarım bedelinin fahiş olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermemek adına sigorta bilgi merkezine müzekkere yazılarak kaza tarihi itibariyle davacının belirttiği araçlarının kasko şirketinin öğrenilip bu kasko şirketine ayrıca müzekkere yazılarak uyuşmazlık konusu olaya ilişkin açılan hasar dosyasını ve eksper raporunu, davacıya bir ödeme yapmış ise bu ödemelere ilişkin dekontların talep edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ekspertiz ücretinden sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 1373,265 Euro hasar bedeli tazminatının davalı ... A.Ş.'den temerrüt tarihi olan ... tarihinden, 988,935 Euro hasar bedeli tazminatının davalı ....'den temerrüt tarihi olan ... tarihinden, tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince belirlenecek Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte hesaplanacak tutarın fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuruna göre belirlenecek TL karşılığının davalılardan (davalı ... şirketi teminat limiti olan 43.000,00 TL ile davalı ... şirketi teminat limiti olan 86.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; Dosya kapsamında alınan ... tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın eksper raporundaki onarım bedelinin kaza tarihindeki TL karşılığı hesap edilmişken yabancı para bakımından fiili ödeme günündeki kur üzerinden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, Euro üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, kararda kabul edilen hasar bedeli miktarları fahiş olup aracın hasarlı şekilde türkiye'den yurt dışına nasıl çıkarıldığının araştırılması gerektiğini, davacının yapmış olduğu masraflara ilişkin fatura sunmamış olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olacağını, davacının ödemiş olduğu gerçek hasar bedelinin faturası ile delillendirilmesi gerekmekte olup mahkemece bu hususta yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, yargılama gideri kapsamında ekspertiz ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil şirkete başvuru gerçekleşmediğinden temerrüde düşmediğini, eksik evrakla inceleme yapılması beklenemeyeceğinden başvurudan itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ancak poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araçta oluşan onarım bedeli, ekspertiz ücreti ve tercüme ücretinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı sigorta vekilinin kaza tarihindeki hasar bedelinin TL karşılığı hesaplanması gerektiği yönündeki istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede; Davalı sigorta vekili her ne kadar dava konusu aracın eksper raporundaki onarım bedelinin kaza tarihindeki TL karşılığı hesap edilmişken yabancı para bakımından fiili ödeme günündeki kur üzerinden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının aracı yabancı (...) plakalı araç olup, araç yabancı ülkede onarım görmüştür. Buna göre davacının zararı yabancı para birimi üzerinden doğmuş olup, zararının yabancı para birimi üzerinden hesaplama yapılması ve buna göre karar verilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin hasar bedeline yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili kararda kabul edilen hasar bedeli miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde hasar bedelinin aracın marka modeli, ikinci el piyasa değeri dikkate alındığında piyasa rayicine göre belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun açıklayıcı, gerekçeli, hüküm kurmaya elverişli ve denetime olanak verir nitelikte Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Kararlarına uygun olarak düzenlendiği, ayrıca davacı tarafından sunulan ekspertiz raporu ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin yargılama gideri kapsamında ekspertiz ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili her ne kadar yargılama gideri kapsamında ekspertiz ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, ekspertiz ücreti, diğer taleplerin yanında ayrı bir zarar kalemi olarak ileri sürülmeyip, Yargıtay 17. HD.nin ... tarih ve ... sk. ile ... tarih ve... sk.nda da belirtildiği üzere ancak yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınabilir. Bu nedenle mahkemece davacının ekspertiz ücreti giderinin yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınmış olmasında bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... A.Ş vekilinin temerrüt tarihinin hatalı olduğuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili her ne kadar müvekkil şirkete başvuru gerçekleşmediğinden temerrüde düşmediğini, eksik evrakla inceleme yapılması beklenemeyeceğinden başvurudan itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Davalı sigorta şirketi tarafından bir ödeme bulunması halinde ise ödeme tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Buna göre dosyaya baktığımızda; davacının davalı Sigorta Şirketi’ne ... tarihinde tebliğ olunan dilekçe ile başvurduğu görülmüştür. Buna göre mahkemesince bu tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasında davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek hükmolunan tazminatın ... tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği halde bu davalı yönünden davalı lehine olacak şekilde hükmolunan tazminata ... tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi hatalı ise de aksi yönde bir istinaf bulunmadığından ve istinafa gelen aleyhine hüküm kurulamayacak olması nedeni ile istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise; Davalı vekili müvekkili şirketin ancak poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince zaten davalı ... Şirketi yönünden teminat limiti olan 43,000,00 TL ile davalı ... yönünden teminat limiti olan 86.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla kabul kararı verildiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmalarının da reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan sebeplerle, dosya içeriği, tarafların dayandığı ve davanın niteliği gereğince toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkeme kararında HMK 355. maddesine göre istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemelerde ve kamu düzenine yönelik olarak yapılan incelemelerde kararda usul ve esas yönünden yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK 352/1-b-1. maddesi gereğince, davalı ... A.Ş vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... A.Ş'den alınması gereken 2.216,73 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 555,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 1.661,73 TL harcın davalı ... A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.09.03.2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır