19. Hukuk Dairesi 2013/7411 E. , 2013/10440 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; taraflar arasında akdolunan distribütörlük sözleşmesi kapsamında müvekkilince davalıdan alınan ürünlere karşılık herbiri 12.8…
**19. Hukuk Dairesi 2013/7411 E. , 2013/10440 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; taraflar arasında akdolunan distribütörlük sözleşmesi kapsamında müvekkilince davalıdan alınan ürünlere karşılık herbiri 12.800,00 TL tutarlı olan toplam 51.200 TL miktarındaki 4 adet bononun keşide edilerek davalıya verildiğini sonrasında bu senetlerden bir tanesi için davalı yanca müvekkili aleyhine takip başlatılması üzerine müvekkili işyerinde haciz işlemi yapılarak bir adet makinenin haczedilerek muhafaza altına alındığını, davalıyla varılan mutabakat üzerine beş adet iade faturası kapsamında davacıya 27.763,83 TL ürün teslimi yapıldığını, davalı tarafından müvekkiline gönderilen cari hesap ekstresine göre müvekkilinin 12.800 TL alacaklı görüldüğünü ve 12.800 TL tutarlı senet karşılıksız işlemi yapıldığında cari hesabın sıfırlanacağı bildirildiği halde davalının haciz işlemlerini sürdürdüğünü ve müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle haczedilen makinelerin kendisine teslimine, 40.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca keşide edilerek davalıya verilen dört adet senetten üç adedinin karşılıksız çıkmış olup bu senetlerin bedelinin davalıya ödediğinin kanıtlanması halinde davacının davalıya 12.800 TL borçlu olmayacağı belirlenmiş ise de davacı yanın anılan üç adet bonoya dair ödemelerde bulunduğunu kanıtlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun beşinci sahifesinin baş kısmındaki hesap hareketlerini gösteren tablonun hemen altında, “davalı şirketin cari hesap hareketlerine göre davacının davalı şirketten alacağının 12.800,00 TL olarak gözükdüğü görülmüştür.” şeklindeki açılamalara yer verilmiş, ancak raporun yedinci sayfasındaki değerlendirme başlıklı bölümün üçüncü paragrafında; “davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının vermiş bulunduğu senetlerden üç adedinin karşılığı çıkmadığı gibi davacının cari hesap bakiyesinde borç kaydı yapılmış olduğu, davacı tarafından öncelikli olarak toplamı 51.200 TL olan diğer senetlerin diğer üç adedinin bedelinin davalıya ödendiğinin kanıtlanması gerekmektedir.” şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu durumda anılan bilirkişi raporunun yukarıda belirtilen bu bölümleri arasında çelişki yaratılmıştır. Zira davacının davalıdan satın aldığı ancak daha sonra iade ettiği mallara ilişkin iade faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmektedir. Öte yandan davacının davalıya vermiş olduğu dört adet senetle ilgili olarak davalı defterlerine önce 14/05.2009 tarihinde senetle tahsilat kaydı konulmuş olmasına rağmen daha sonra her biri 12.800,00 TL'lik üç adet bonodan dolayı borç kaydı düşülmüş raporun davalının cari hesap hareketlerinin incelenmesi bölümünde yer alan cari hesap tablosunda iade faturalarının kaydedilmiş olduğu ve böylece davacının borcu kalmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülüp bilirkişi raporunun inceleme bölümüyle değerlendirme bölümü arasındaki çelişki de gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.