İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davalıya satılan mallar karşılığı davalı adına keşide edilen bir adet fatura alacağının ödenmemesi üzerine Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını ,davalı takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirterek, fazlaya iliş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/339 KARAR NO: 2026/422 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2025 NUMARASI: 2025/261 Esas - 2025/1086 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davalıya satılan mallar karşılığı davalı adına keşide edilen bir adet fatura alacağının ödenmemesi üzerine Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını ,davalı takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla HMK nın109 maddesi uyarınca kısmi dava olarak şimdilik 100-TL olan alacakları için itirazın iptaline, davalı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 13.10.2025 tarihli dilekçesi ile; 50-TL asıl alacak taleplerini 544.026,40-TL daha arttırarak 544.076,40-TL,işlemiş faiz alacağı talepleri 50-TLyi 67.385,67-TL daha arttırarak 67.435,67-TLye çıkartarak 611.512,07-TLalacakları için itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Müvekkil şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiası gerçek dışı olduğunu taraflar arasında sadece alım satım ilişkisi mevcut olduğunu, davacı taraf söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının davalıya düzenlediği 2024 yılı 10. aya ilişkin bir adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı ön inceleme duruşmasında taraf vekillerinin hazır bulunduğu, ticari defterlerin incelemesinin yapılacağının yüze karşı tefhim edildiği, davacının 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinde olduğu, davalının ihtarlı ara karara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafın defter kayıtlarına göre takip tarihinde fatura tutarı kadar alacaklı olduğu, whatshap yazışmalarından ödeme talep edildiği, ödemenin yapılmadığının anlaşıldığı, mail yazışmalarından "sıcak yolluk" işlemine ilişkin ön çalışmaların yapıldığının anlaşıldığı, fiyat teklifinin sunulduğu, davacının davalıya faturayı gönderdiği, faturaya süresinde yapılan itiraz olmadığı,davalının HMK nın 222 maddesi uyarınca davacı defterindeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı gerekçesiyle Davalının Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazın 544.076,40- TL asıl alacak üzerinden iptaline, temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin reddine,%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; Cari hesap alacağı iddiasında bulunan taraf, alacağını taraflarca karşılıklı kabul edilmiş cari hesap mutabakatı veya imzalı hesap özeti ile ispatlamak zorunda olduğunu ,dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde; davacı tarafından sunulan kayıtların, tek taraflı muhasebe ve ticari defter kayıtlarından ibaret olduğu,kabul edilmiş veya imzalanmış cari hesap mutabakatı bulunmadığını ,ispat yükü davacıda olmasına rağmen bu husus gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Dosyada alınan bilirkişi raporu; taraf kayıtlarını karşılıklı olarak irdelememiş, hangi borç kaleminin hangi belgeye dayandığını açıkça göstermemiş, mahkemenin rapora ve alacağa yönelik itirazlarını değerlendirmediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını ,taraflar arasında cari hesaba uygulanacak faiz oranı, faiz türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili; Davalı tarafın borcun ödenmesi talep edilmesine karşın ödemeyi gerçekleştirmediğini, E-fatura sistemi üzerinden 17.10.2024 tarihinde teslim edilen faturanın borçlu davalı tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda 6102 sayılı TTK nın 1530. maddesi 4.fıkrası (a) bendinde yer alan ihtarsız temerrüt hali gerçekleştiğini ,otuz günlük süre sonunda davalı borçlu ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağını,işlemiş faiz bakımından kararın kaldırılarak bu kısım bakımından da davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; bir adet fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. HMK'nın 222(1) maddesi hükmü gereği, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut.. gerekir." Davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun ticari defterleri kapsamı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınarak karar verilmesi gerekir.Mahkemece inceleme ara kararı davalı vekilinin huzurunda verilmiş olup; davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun tutulmuş ticari defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilecektir. Davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu belirlenmiş olup ,davacının ticari defterlerinde 544.076,40- TL bakiye alacağı kayıtlıdır. Asıl alacak bakımından davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Davalı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde değildir.Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Somut olayda, fatura bakiyesi alacak yönünden takip öncesinde bir temerrüt ihtarı yapılmamıştır. Fatura üzerinde yazılı olan ödeme tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemez.Davacı vekili TTK nın 1530 maddesi gereği davalının temerrüde düştüğünü ileri sürse de TTK nın 1530 maddesi tedarik sözleşmeleri için uygulanabilecek bir hüküm olup tarafların münferit bir adet fatura ile alım satım yaptığı davalı takip ile temerrüde düştüğünden takipten evvel ki işlemiş faiz isteğinin reddine karar verilmesi yerindedir. Davacı vekilinin işlemiş temerrüt faizi bakımından ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, asıl alacağın varlığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, işlemiş faiz bakımından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalıdan alınması gereken 37.165,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 9.292-TL harcın mahsubu ile kalan 27.873,85-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.06/03/2026