İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin maliki olduğu, davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ar…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/878 KARAR NO : 2025/1845 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/03/2022 NUMARASI : 2020/459 Esas - 2022/267 Karar DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin maliki olduğu, davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın 05/03/2020 tarihinde müvekkili şirketin yetkililerinden ...'nın sevk ve idaresinde iken, sol tekerleğinin kaldırıma çarpması neticesinde hasara uğradığını, kazadan sonra araç sürücüsünün, şirketin bu gibi işleri ile ilgilenen şirket muhasebecisi ...'ı arayarak kaza mahalline gelmesini istediğini, adı geçenin de kaza mahalline gelerek kolluk görevlilerine ihbarda bulunduğunu ve kaza tespit tutanağı düzenlettirdiğini, kolluk görevlileri gelene kadar araç sürücüsü ...'nın araçtaki misafirler ile birlikte kaza mahalline yakın bir kafeye gittiğini, kolluk görevlileri gelince de kaza mahalline geldiğini ve alkol testi yapıldığını, davalı tarafça araç sürücüsünün ... olduğu ve bu durumun saklandığı gerekçesi ile ödeme talebinin reddedildiğini, hasarın teminat kapsamında olduğunu belirterek aracın onarımı için 14.342,18-TL tazminatın ve aracın onarımda kaldığı sürede müvekkili şirketin araçtan mahrum kalması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 21.12.2021 tarihli dilekçesi ile; ikame araç bedeline ilişkin taleplerini 4.200,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ve davacı şirkete ait olan aracın meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığı, davalı tarafça, sigortalı aracın kaza anındaki sürücüsü ile ilgili olarak gerçeğe aykırı ve çelişkili beyanlarda bulunulduğuna ilişkin savunmanın ispat edilemediği, davacı taraf tanıklarının beyanlarının davacının iddialarını doğruladığı, dosyada mübrez bilirkişi raporunda sigortalı aracın onarım süresi boyunca ikame araç talebine ilişkin delil sunulmaması sebebiyle ikame araç bedeline ilişkin talebin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de, davacı tarafından hasar bedelinin ödenmesi için davalıya başvuruda bulunulmuş olması; davalının başvuruyu reddetmiş olması nedeni ile başvurusu reddedilen davacının ayrıca ikame araç için başvuruda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması; davacının hasar bedelinin ödenmesi talebi ile birlikte ikame araç talebinde de bulunmuş sayılacağı, bilirkişi raporunda; sigortalı araçta oluşan hasarın, kasko ekspertiz raporu ile uyumlu olduğunun ve davacı tarafından talep edilen 14.342,18-TL tazminatın yerinde olduğunun; kaza nedeni ile aracın onarımının yaklaşık 14 gün süreceğinin; ikame araç bedelinin ise günlük ortalama 300,00 TL olduğunun belirtildiği gerekçesi ile "1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 14.342,18 TL onarım bedeli ile 4.200,00 TL ikame araç bedelinin 20/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsü ile ilgili gerçeğe aykırı ve çelişkili beyanlarda bulunulması nedeniyle ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiği, sürücü olduğu iddia edilen ...'nın kaza mahalline sonradan gelmesi nedeniyle sürücü olduğu tespit edilemediğinden tutulan kaza tespit tutanağında dahi adı geçenin sürücü olarak belirtilmediği, sürücü olduğunu iddia eden olarak belirlendiği, araç sürücüsü olduğu ileri sürülen ... ile araçta bulunduğu bildirilen ...'in beyanları ve telefonlarındaki arama kayıtları göz önüne alındığında araç sürücüsünün ... olduğunun belirlendiği, ilk derece mahkemesince, beyanları hükme esas alınan tanıkların, doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiler olduğundan beyanlarına itibar edilemeyeceği, doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle ispat yükünün davacı tarafa geçtiği, dolayısıyla hasarın teminat kapsamında kaldığının davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davacının ikame araç bedeline ilişkin talebinin yersiz olduğu, poliçede yer alan kiralık araç klozundan yararlanılabilmesi için öncelikle sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ve talebin yerine getirilmemiş olması gerektiği, kiralık araç teminatının tazminat olarak değil ek hizmet olarak teminat altına alındığı, davacı tarafça söz konusu teminattan faydalanmak istendiği bildirilmeksizin doğrudan tazminat talebinde bulunulamayacağı, kaza olduğu tarihte ve sonrasında Covid-19 pandemisi nedeniyle sokağa çıkma yasağı uygulandığından davacının ikame araç bedeli talebinin hakkaniyete aykırı olduğu, kaç gün araç kiralandığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan, taraflar arasında düzenlenen maksimum kasko sigortası poliçesinde ... ... Bankası A.Ş.'nin dain-i mürtenin olarak belirtildiği görülmekle, mahkemece öncelikle, dain-i mürtehin kaydı bulunan şirkete rehin hakkının halen devam edip etmediği, eldeki dava bakımından tazminat bedelinin davacıya ödenmesine kayıtsız ve şartsız olarak muvafakat edip etmediği sorularak davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, aktif husumetinin bulunduğunun tespiti halinde davanın esasına girilmesi gerekirken davacının; açıklanan aktif husumeti üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davalı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Açıklanan nedenle, davalı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK m. 353/1-a/4 hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemizce verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve 2020/459 Esas 2022/267 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,-Davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/12/2025