11. Hukuk Dairesi 2021/8207 E. , 2022/8040 K. MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.01.2021 tarih ve 2019/787 E. - 2021/22 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.04.2021 tarih ve 2021/733 E. - 2021/805 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf ve…
**11. Hukuk Dairesi 2021/8207 E. , 2022/8040 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.01.2021 tarih ve 2019/787 E. - 2021/22 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.04.2021 tarih ve 2021/733 E. - 2021/805 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili firmanın 2016/499226 İhale Kayıt Numaralı ihale kapsamında davalı döner sermaye işletmesine sattığı tıbbi sarf malzemelerinden doğan, vadesi gelmiş alacağının tahsili için takip başlatıldığını, takibe konu faturalar muaccel olmasına rağmen davalı tarafından süresi içinde vade itirazında bulunulduğundan takibin durdurulduğunu, davaya konu olayda, ihale şartnamesinde ve sözleşmede 365 günlük vade kararlaştırıldığını ve bu vadenin dolmuş olduğunu, her iki alacağın muaccel hale geldiğini, mal bedelinin akdedilen sözleşme gereği döner sermaye işletmesi tarafından ödeneceğini, döner sermaye işletmesinin tüzel kişiliğinin bulunmaması sebebiyle dava, dava takip yetkisine sahip olan Rektörlüğe karşı yöneltildiğini, belirterek takibe yapılan vadeye ilişkin haksız itirazın iptalini vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazinatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, 7104 sayılı Kanun ile Yüksek Öğretim Kanunu'na eklenen geçici 75. maddesinde "döner sermaye işletmelerinin 31/12/2017 tarihi itibariyle muhasebe kayıtlarında yer alan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ve itibarıyla ödenmemiş ilaç ve tıbbi malzeme alımlarına ilişkin borçları şartların gerçekleşmesi halinde Maliye Bakanlığı bütçesinden işletmeye verilen borç karşılığında ilgili döner sermaye muhasebe birimi tarafından defaten ödenir." düzenlemesi gereği kapsama dahil icra takibine konu alacak için Maliye Bakanlığınca belirlenen oranlardaki tutardan feragat edilmek suretiyle alacağın tamamının tek seferde tahsili talebinde bulunma hakkı davacı şirkete tanındığını, söz konusu sürecin 2018 yılı haziran ayının sonu itibari ile sona erdiğini, davacı firma tarafından yasal süresi içerisinde başvuruda bulunulmadığından 2018 yılı mal ve hizmet almalarına ilişkin ödemelerin yapılmaya başlandığını ve üçer aylık dönemler halinde de 31/12/2017 öncesine ait tıbbi malzeme ve ilaç alımlarının ödemeleri muhasebe kayıt sırasına göre yapılmaya başlandığını, müvekkil tarafından icra dosyasına sunulan beyanın borç inkarı anlamına gelmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, dilekçe ekinde davaya konu sözleşmenin suretini ibraz ettiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 7104 sayılı Yasa hükümlerinin iş bu davada uygulama imkanı bulunmadığı, davacının alacağının ve ödenmediğinin sabit olduğu, sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 12.2.3 maddesine göre malın teslimine binaen kesilecek faturanın tahakkuka bağlanmasından sonra nakit durumu müsait olması halinde 365 gün içinde ödeme yapılacağının anlaşıldığı, dosyadaki fatura örneği ve bilirkişi raporundan 26/07/2017 tarih ve 342458 seri nolu faturanın 28/07/2017 tarihinde tahakkukunun yapıldığı, 25/09/2017 tarih 344375 seri nolu faturanın ise tahakkukunun yapılmasına rağmen ödeme tarihin tespit edilemediği, maddeden anlaşılacağı üzere ödeme için öncelikle malın teslimi, faturanın tahakkuka bağlanması ve Üniversite Döner Sermaye İşletmesinin nakit durumunun müsait olması gerektiği, malın teslimi konusunda ihtilaf bulunmadığı, ancak faturaların ne zaman tahakkuk edeceği ve davalının nakit durumunun ne zaman müsait olacağı hususları belirli olmayıp ödeme bu şartlara bağlı olduğuna göre, sözleşmenin bu maddesinin belirsiz vadeyi kapsadığı ve ifa zamanının koşula bağlanması niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, bu halde ise temerrüt için ihtar gerekmekte olup, dosya kapsamından takip tarihi öncesi davalıya herhangi bir temerrüt ihtarının çekilmediği, bu hususun ihtilaflı olmadığı, dolayısıyla takip öncesi temerrüdün gerçekleşmediği, takip öncesi temerrüdün gerçekleşmediğinin kabulü ile faturalar toplamı 494.505,30 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerektiği, alacak faturaya dayalı olup taraflarca inkar edilmediğinden likit yani hesap edilebilir kabul edilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği, dava tarihinden sonra davalı tarafından 211.930,84 TL ödeme yapılmış olup, bu ödemenin ise infaz aşamasında nazara alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.