6. Ceza Dairesi 2012/16903 E. , 2012/17266 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda mahkumiyetine dair İZMİR 20. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 2005/328 müteferrik karar sayılı ve 30/06/2005 günlü hükmü Dairemizin 13/03/2012 gün ve 2008/2224 esas, 2012/5088 sayılı ilamı temyiz isteminin reddine yolundaki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2012 gün ve 2008/10945 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzer
**6. Ceza Dairesi 2012/16903 E. , 2012/17266 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda mahkumiyetine dair İZMİR 20. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 2005/328 müteferrik karar sayılı ve 30/06/2005 günlü hükmü Dairemizin 13/03/2012 gün ve 2008/2224 esas, 2012/5088 sayılı ilamı temyiz isteminin reddine yolundaki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2012 gün ve 2008/10945 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine, Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü; T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 5271 sayılı CMK.nın 6352 sayılı Yasanın 99.maddesi ile değişik 308.maddesi gereğince yapılan incelemede; 5252 sayılı yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasına göre uyarlama yargılaması ister duruşmalı evrak üzerinden inceleme sonunda verilmiş bulunan tüm kararlar hüküm niteliğinde olup 5320 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesindeki istisnalar dışında temyize tabidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK 34/2, 40/2, 23/2 ve 232/6. maddelerine göre mahkeme kararında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı sürelerin yöntem ve şeklinin kuşkuyu yer bırakmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği açık ve buyurucu şekilde belirtildiği İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/328 Müteferrik ve 30.06.2005 günlü dosya üzerinden verilen kararda başvurulacak yasal yol ve yöntemleri gösterilmeden bu hususta usulüne uygun tebligat ile ikmal edilmeden hükümlü ...'e kararda okunmadan karara hiçbir itirazının olmadığına dair tutanak bu hususları karşılamayacağı dikkate alındığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan İTİRAZININ KABULÜNE, Hükümlü ...'in yokluğunda verilen İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/328 müteferrik ve 30/06/2005 tarihli kararı hükümlüye başka suçtan Alaşehir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunca tebliğ edildiği, tebligat evrakına hükümlünün “karara hiçbir itirazım yoktur” şeklindeki beyanı temyizden vazgeçme kabul edilemeyeceğinden Dairemizin 13/03/2012 gün ve 2008/2224 esas, 2012/5088 sayılı red kararının KALDIRILMASINA, Hükümlünün 15.01.2007 gün ve 18.01.2007 havale tarihli dilekçesi temyiz dilekçesi olduğu kabulle 30.06.2005 gün 2005/328 sayılı karara yönelik yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; Ancak; Olay günü gündüz saatlerinde yakınanın evinin kapısını tornavida ile zorlayıp içerden bir kısım malı çalması şeklinde gelişen ve yakınanın yasal sürede şikayetinin bulunmadığı olayda; 1- TCK 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramı 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de ceza indirim olanağı sağlama dışında benzerliği bulunmadığı “değer azlığı” 5237 sayılı yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle daha çoğunu alma olanağı yalnızca gereksinim kadar ve değer olarak gerekirse ceza vermeden vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktar esas alınarak, yasal ve yeterli gerekçeler açıklanarak uygulanabilecektir. Somut olayda sanık 2 kol saati, 4–5 tane çeyrek altın ve bir takım altın takıları alma şeklindeki eylemde anılan yasa kuralını uygulama koşulu bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Somut olaya göre, kapının sağlam muhkem olduğunun saptanması halinde 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522/son, 81/2-3 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53. maddeleri kapsamında olup, temel cezaların belirlenmesi artırma, indirme ve takdiri nedenlerin değerlendirilmesi için duruşma açılmasının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.