4. Ceza Dairesi 2008/7470 E., 2009/21076 K. 4. Ceza Dairesi 2008/7470 E., 2009/21076 K. - MUHAFAZA GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMA- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 88 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 358 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 289 ] "" Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duru…
4. Ceza Dairesi 2008/7470 E., 2009/21076 K. **4. Ceza Dairesi 2008/7470 E., 2009/21076 K.** **- MUHAFAZA GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMA**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 88 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 358 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 289 ] **"İçtihat Metni"** Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görül-memiştir. Ancak; Yedieminlik, özel hukuka ilişkin bir hukuksal kurum olmakla birlikte, yedi-eminin yasal yükümlülüklerine aykırı davranmasının yasa tarafından yaptırıma bağlandığı hallerde Ceza Hukukunu da ilgilendirmektedir. 5237 sayılı TCY.nın 289. maddesinde, muhafaza görevini kötüye kullanma başlığı altında; "muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunma" eyleminin cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Yasalarda öngörülen istisnalar (6831 sayılı Orman Yasasının 84. maddesi gibi) dışında yedieminlik, muhafaza yükümü altına giren kişinin özgür iradesiyle kuracağı hukuksal bir ilişki niteliğindedir. Bu nedenle, yedieminin suçun öğelerini ilgilendiren yasal yükümlülüklerinin saptanması ve hukuka aykırılık öğesinin incelenmesi bakı-mından, yedieminlik kurumunun özel hukuktaki yeri ile hak ve yükümlülüklerinin incelenmesi gerekmektedir. Yedieminlik kurumu özel hukukta, Borçlar Yasasının 463-482. maddelerinde düzenlenen "vedia sözleşmesinin" bir türü olarak kabul edilmektedir. (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Yedieminlik, T.Hukuk Dünyası D.Mayıs 2000, S.l, s.7; Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.IV. İstanbul 2001, s.4294; Prof. Dr. Cevdet Yavuz, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 1997 s.770). Vedia (saklama/emanet) Sözleşmesi doktrinde, "saklatan tarafından verilen bir taşı-nırın, saklayan tarafından kabul edilerek güvenli bir yerde saklanması ve sak-latanın dilediği zaman istemesiyle onu saklatana geri vermesi yükümlülüğünü yükleyen bir sözleşmedir" biçiminde tanımlanmaktadır. (Prof. Dr. Aydın Zevkliler, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, Ankara 2002, s.385; Doç. Dr. Mustafa Tiftik, Türk Hukukunda Vedia Sözleşmesi, Ankara 2007, s.25). Vedia sözleşmesi hükümleri arasında yer alan "Yediemine tevdi" başlığı altındaki 471. maddesinde de, hukuki durumuyla ilgili uyuşmazlık bulunan veya şüpheli olan bir şeyin "müstevdie/saklayana" veya "yediadile" tevdi edilebileceği ve bu durumda, malı teslim alanın bütün ilgililerin rızası veya hakimin kararı olmadıkça malı hiç birine iade edemeyeceği belirtilmektedir. Yasanın 473 vd. maddelerinde ise, vedia sözleşmesinin bir türü olan "ardiye/depo sözleşmesi" düzenlenmiştir.