7. Hukuk Dairesi 2012/1131 E. , 2012/6223 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dosyadaki deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak ...'…
**7. Hukuk Dairesi 2012/1131 E. , 2012/6223 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dosyadaki deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak ...'nın söz konusu yerde yapılacak işin ihalesinden önce davacı kuruma ait kabloların inşaata engel olacak kısımlarının kaldırılması için makul sürede yazı yazarak ikaz görevini yerine getirdiği, ancak davacı kurumun gecikmeli olarak cevap verdiğini ve bu nedenle deplase ücretinin ödenmesi ve yer değiştirme işleminin geciktiğini, davacı kurumun bu konudaki ihmali gözönüne alınarak davalı şirkete kusur atfedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. 818 Sayılı Borçlar Kanununun 44/1 ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 52. maddesi hükmünde; zarar gören tarafın zararın meydana gelmesine razı olması yahut kendi fiili ile zararın meydana gelmesine veya zararın artmasına yardım etmesi veya zararı meydana getiren kişinin durumunu ağırlaştırması durumunda, hâkime hükmedilecek tazminatta indirim yapma veya tazminata hükmetmekten tümüyle kaçınma yetkisi tanımak suretiyle ortak (müterafık) kusurlu davranışın tazminata etkisini kabul etmiş bulunmaktadır. Zararla sonuçlanan hukuka aykırı bir davranışta bu maddenin uygulanabilmesi için, öncelikle ortak kusurun belirlenmesi gerekir. Bunun için de zarar görenin zarardan kaçınma görevini yerine getirmemesi ile ortaya çıkan davranışının objektif ölçülerle bir kusur sayılıp sayılamayacağı ve bu kusurun zararın meydana gelip bir payı (illiyet bağı) olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Ortak kusurun varlığı halinde hakim, ortak kusurun tazminata etkisini, başka bir deyişle bunun “ Tazminattan indirim nedeni ” mi yoksa “ Tazminata hükmetmekten tümüyle vazgeçme nedeni” mi olduğunu taktir edecektir. Kuşkusuz hakim bu taktir hakkını kullanırken Türk Medeni Kanununun 4. maddesi hükmünde açıklanan hak ve adalete uygun bir sonuca ulaşmayı sağlayacak bir yol izlemelidir. Bunun için de, her şeyden önce maddenin amacının iyi bilinmesi gerekir.