11. Hukuk Dairesi 2014/4233 E. , 2014/11602 K. "" MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2013 NUMARASI : 2013/291-2013/424 Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/291-2013/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve…
**11. Hukuk Dairesi 2014/4233 E. , 2014/11602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2013 NUMARASI : 2013/291-2013/424 Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/291-2013/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, 07.10.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin önceki imza sirkülerinin iptal edilerek yönetim kurulu arasında görev taksimi yapıldığını ve bu karara istinaden 13.10.2011 tarihli imza sirkülerinin düzenlendiğini, anılan karar ve imza sirkülerinin yoklukla malul olduğunu, zira karar ve imza sirkülerinin düzenlendiği tarih de imzası bulunan bir kısım yönetim kurulu üyesinin yurt dışında olduğunu, kararın ve imza sirkülerinin sahte imzalarla oluşturulduğunu, bu durumun açtıkları başka bir davada öğrenildiğini ileri sürerek 07.10.2011 tarihli yönetim kurulu kararının ve bu karara istinaden oluşturulan 13.10.2011 tarihli imza sirkülerinin esas bakımından batıl, şekli bakımdan yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava konusu yönetim kurulu kararı ile başkan vekili olarak atandığını, hem yönetim kurulu kararında hem de düzenlenen imza sirkülerinde imzasının bulunduğunu, başkan vekili olarak atanan davacının imzası olmadan işlem yapılmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu 07/10/2011 tarihli yönetim kurulu kararının 13/10/2011 tarihinde düzenlenen ''imza sirküleri'' başlıklı belgeye de aynen yansıtıldığı, söz konusu yönetim kurulu kararının, yönetim kurulu üyeleri arasındaki görev taksimine ve şirketin temsil ve ilzamına yönelik kararlar içerdiği ve anılan yönetim kurulu kararı uyarınca yönetim kurulu başkan vekili olarak atanan ve müşterek temsil yetkisi verilen davacı ortağın, 13/10/2011 tarihli belge altında ve imza sirkülerinin dayanağı olan 07/10/2011 tarihli yönetim kurulu kararı altında imzasının yer aldığı, yönetim kurulu kararı uyarınca belirlenen temsilcilere müşterek temsil yetkisi verilmiş olduğundan davacı ortağın imzası olmaksızın şirket adına işlem yapılması imkanının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.