İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ortaklarından ...'ın vefatı üzerine olağanüstü genel kurul toplantısını 23/12/2019 tarhinde 13:30'da şirket merkezinde yaptıklarını, TTK 596/2 uyarı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/328 KARAR NO : 2026/312 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/12/2025 NUMARASI : 2025/1123 Esas - 2025/1088 Karar DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ortaklarından ...'ın vefatı üzerine olağanüstü genel kurul toplantısını 23/12/2019 tarhinde 13:30'da şirket merkezinde yaptıklarını, TTK 596/2 uyarınca şirket ortakları ..., ..., ... ve hem mirasçı-hem ortak ..., mirasçı ...'na miras nedeniyle esas sermaye payının geçmesini onaylamayı ve şirkete ortak olarak girmesini oybirliği ile reddettiklerni, konuya ilişkin ...'na Bakırköy 5. Noterliği aracılığıyla ihtar gönderdiklerini, bütün şirket işleri ve hesapları ile ilgili bilgi verilmesi ile ilgili olarak kendisine bildirim yapıltığını, ancak bu hakkın kullanılmadığını, kendisi tarafından cevap gelmemesi nedeniyle esas sermaye payının gerçek değer yönünden TTK 596 ve 597 uyarında dava ikame ettiklerini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/80 esas, 2021/617 karar sayılı kesin kararı ile mirasçı ...'nun ayrılma akçesinin hesaplandığını, iş bu karar neticesinde yasal süre içerisinde 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı kararının kalan maddelerinin tescili için 29/07/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, ve alınan karar sonucunda İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu, İstanbul Ticaret Odası yetkilileri tarafından yanlış yönlendirildiğini, kendisine kısmi tescil yaptırılması gerektiğini söylediklerini, şirket yetkilisi tarafından bu yönlendirmeyle kısmi tescil yapıldığını, nihayetinde asıl istenen hususun imkansız hale geldiğini, kararın sadece ilk iki maddesinin tescil edildiğini, ilgili genel kurul kararının bütünü değil de ortaklık paylarını içerir kısmının ticaret sicilinde zorunlu olmamasına rağmen yanlış yönlendirme nedeniyle tescil edildiğini ve ...'nun kısmi tescille ortaklık kazanmış duruma geldiğini, talep doğrultusunda Genel Kurul Kararının tüm maddeleri tescil edilmiş olsaydı, davacı şirket yetkilisinin yanlış yönlendirilmeseydi hiçbir sorun kalmayacağını ve TTK madde 59 vd. Uyarınca mirasçı ...'nun şirkete ortaklığı engellenmiş olacağını beyanla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 596 ve 597. maddesi uyarınca Olağanüstü Genel Kurul Kararı doğrultusunda kısmi tescilin yokluğunun tespitine, bu yönde karar verilmesi halinde söz konusu tescilin ticaret sicil gazetesinden terkinine ilişkin kararın da tescili ve ilanının tespitinne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Ticaret Sicil kayıtlarının iptali veya düzeltilmesine ilişkin davalarda sicil kaydının muhatabı olan şirket ile ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Ticaret Sicil Müdürlüğü zorunlu hasım olduğu için davada taraf olarak gösterilmelidir. Somut olayda ticaret sicil müdürlüğünün zorunlu yasal hasım olarak gösterilmediği, ayrıca ıslahla dahi hasım değiştirilmesi mümkün bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce yanlış yönlendirildiğini ve kararın sadece ilk iki maddesinin tescil edildiğini, ilgili genel kurul kararının ortaklık paylarını içerir kısmının ticaret sicilinde zorunlu olmamasına rağmen yanlış yönlendirmeyle tescil edildiğini, davacı şirketin söz konusu tescili tüm olarak işletemediğini ve ...'nu ortaklıktan çıkartamadığını, müdürlüğün davacı şirket yetkilisini yanlış yönlendirdiğini ve Olağanüstü Genel Kurulu Kararı'nın ilgili maddelerini tescil etmediğini, Genel Kurul Kararının tüm maddelerinin tescili ve davacı şirket yetkilisinin yanlış yönlendirilmemiş olması durumunda hiçbir sorun kalmayacağını, TTK madde 59 vd. uyarınca mirasçı ...'nun şirkete ortaklığının engellenmiş olacağını, davacı tarafça ticaret sicil kaydının iptaline veyahut düzeltilmesine ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığını, talebin sehven yapılan kısmi tescilin yokluğunun tespit edilmesine yönelik olduğunu, bu tip tespit davalarında hasım gösterilmesinin hukuken zorunlu olmadığını, yerel mahkemece taleple bağlılık ilkesi gereği talepleri doğrultusunda inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken yanılgıya düşülerek usulden ret kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ticaret odası tarafından yapılan yanlış yönlendirme neticesinde sehven yapılan kısmi tescilin ve mahkemece verilen kararın davacı şirket bakımından ciddi bir mağduriyete sebep olduğunu, şirketi işlemez duruma getirdiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını Türk Ticaret Kanunu’nun 596 ve 597. maddesi uyarınca Olağanüstü Genel Kurul Kararı doğrultusunda kısmi tescilin yokluğunun tespitini, bu yönde karar verilmesi halinde söz konusu tescilin ticaret sicil gazetesinden terkinine ilişkin kararın da tescili ve ilanının tespitine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticaret sicil kaydının terkini istemine ilişkindir.Davacı şirket olağan üstü genel kurul kararının ticaret siciline kısmen tescilinin yokluğunun tespiti ile yapılan tescilin terkini ile ilanını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince ticaret sicil kaydının iptali veya düzeltilmesi davasının ...açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ,bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.6102 sayılı İtiraz başlıklı TTK 'nın 34. Maddesi:" (1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler."TTK 31. Maddesi :"1) Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur.(2) Tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir." hükümleri düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 26. Maddesinde Mahkemenin veya resmi kurumun bir olgunun resen tesciline ilişkin karanını alan müdürlük bu kararı resen tescil edeceği, mahkeme veya resmi bir kurum, verdiği hüküm veya kararda tescil edilecek olgu ile ilgili olarak müdürlüğü resen tescil ile sorumlu tutmadığı hallerde tescil istemi başvuruya yetkili kişilerin başvurusu üzerine yapılır. Tescil yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmemesi halinde, müdürlük 36 ncı madde gereğince işlem tesis eder.Bir davada iki tarafın ( davacı ve davalının) bulunması dava şartı olup, 6100 sayılı HMK 'da özel yasalardaki istisnai düzenlemeler dışında dahili davalı adında bir müessese mevcut değildir. Hasımlı olarak açılan davada dahi 4.5.1978 tarih 4/5 sayılı YİBK. uyarınca ıslah yoluyla dahi davanın tarafının değiştirilemeyeceği kabul edilmiş olmasına göre , ...açılan bir davada sonradan taraf eklenmek suretiyle yargılamaya devam olunamaz.Somut olayda ticaret sicil müdürlüğünün yaptığı tescil işleminin yoklukla mamul olduğundan terkin kaydın terinine iliştin davanın ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmesi gerekir. Eldeki davanın ...açılmasının mümkün olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/02/2026