İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/12/2025 tarih ve 2023/1179 E - 2025/1086 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12/01/2022 tarihli sipariş formu ile, ... model 2.el ... K…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/615 KARAR NO: 2026/732 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 NUMARASI: 2023/1179 E. - 2025/1086 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/12/2025 tarih ve 2023/1179 E - 2025/1086 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12/01/2022 tarihli sipariş formu ile, ... model 2.el ... Kepçeli traktör alım satımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkili şirkete ait 2.el ... traktör aracın ise davalı şirkete alım satıma konu traktörün bedeline mahsuben takas olarak verildiğini, ayrıca alım satıma konu kepçeli traktör için satış bedeline mahsuben kalan bedel için de üste müvekkili tarafından davalı firmaya 150.000,00 TL ek ödeme yapıldığını, sipariş formunda, satın alınan traktördeki eski balon lastiklerin yeni ince lastikle değiştirileceğinin kararlaştırıldığını ve taraflarca bu hususun imza altına alındığını, bu şekilde davalının, müvekkiliyle yaptığı sözleşme kapsamında yeni aldığı 2. El traktörün lastiklerindeki açık ayıbın karşılıklı tespit edildiğini beyanla davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL traktör sıfır lastik bedelinin karar tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplanarak, sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmenin, sözleşme unsurlarını taşımadığını, davacının sunduğu belgenin sipariş formu başlığı altında yazılmış, resmi satım ile ilgili bilgi vermeyen bir yazı olmadığını, iddia edilen durumun olması için noterde gerçekleştirilmesi gereken araç devir ve teslim ile alakalı hiç bir belgenin olmadığını, davacı tarafın her ne kadar ayıbın satışın yapıldığı aynı gün içinde ihbar edildiğini iddia etse de bu hususa ilişkin yazılı bir belge bulunmadığını, davanın sözleşme ilişkisine dayalı olarak açıldığını, yazılı olarak sözleşme yapıldığının kanıtlanmadığını beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, trafik-makine mühendisi bilirkişi ve mali müşavir bilirkişi 28/04/2025 tarihli raporda özetle; Davacının 2022-2023 yılına defterlerinin açılış-kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiği, Davacı ticari defterlerinde davaya konu traktörün alışına ilişkin kaydın olduğu, takasa ilişkin kaydın olmadığı, davaya konu traktöre ilişkin borcun kalmadığı, dosyada yer alan 170.000,00-TL eft' nin defter kayıtlarında yer almadığının tespit edildiği, Dava konusu traktörde takılı bulunan lastiklerin traktörle UYUMSUZ olduğu tespit edilmiş olup, dava konusu olay traktörün lastiklerinin uyumlu lastik ile değişimi olduğu, ancak lastiklerin değişimi teknik olarak jantların değişimini de zorunlu kıldığını, bu nedenle takdir Mahkemede olmak üzere hesaplama raporda detayı verildiği üzere lastik+jant ve sadece lastik şeklinde yapıldığını, 1.ALTERNATİF: LASTİK + JANT BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE a-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastik+jantların %80 oranında kullanım ömürlü olmak üzere sözleşme tarihi 12.01.2022 itibari ile 37.600,00-TL olduğu, b-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastik+jantların %80 oranında kullanım ömürlü olmak üzere dava tarihi 28.12.2023 itibari ile 59.680,00-TL olduğu, c-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastik+jantların %100 (sıfır) oranında kullanım ömürlü olmak üzere sözleşme tarihi 12.01.2022 itibari ile 47.000,00-TL olduğu, d-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastik+jantların %100 (sıfır) oranında kullanım ömürlü olmak üzere dava tarihi 28.12.2023 itibari ile 74.600,00-TL olduğu, 2.ALTERNATİF: SADECE LASTİK DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE a-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastiklerin %80 oranında kullanım ömürlü olmak üzere sözleşme tarihi 12.01.2022 itibari ile 22.720,00-TL olduğu, b-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastik+jantların %80 oranında kullanım ömürlü olmak üzere dava tarihi 28.12.2023 itibari ile 36.640,00-TL olduğu, c-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastik+jantların %100 (sıfır) oranında kullanım ömürlü olmak üzere sözleşme tarihi 12.01.2022 itibari ile 28.400,00-TL olduğu, d-Hali hazırda üzerinde takılı olan lastik+jantların %100 (sıfır) oranında kullanım ömürlü olmak üzere dava tarihi 28.12.2023 itibari ile 45.800,00-TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosya kapsamı dikkate alındığında bilirkişi raporunda alternatifli hesaplama yapılmış olduğu, davacının talebinin ve tarafların anlaşmasının lastik üzerine olduğu, ayıp bedelinin %80 oranında kullanım ömürlü olmak üzere dava tarihi 28.12.2023 itibari ile 36.640,00-TL olduğu anlaşılmakla bu bedel yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜ ile 36.640,00-TL''nin 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen eldeki kararın usul ve hukuka aykırı olduğundan eldeki istinaf başvurusunda bulunma zorunluluklarının hasıl olduğunu, davanın husumet yokluğu yönünden reddi gerektiğini, davacının geçerli olduğunu ileri sürdüğü sözleşme ... ile imzalanmış olup husumet yönünden reddi gerektiğini, somut olayda mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma doğrultusunda karar verilmiş olduğundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin, ... Ltd. Şti. ... Traktör-... Traktör ve ... Bayiisi olarak otuz yılı aşkın süredir hizmet verdiğini, müvekkili ile anılan şirketin, toplum nezdinde saygınlığa ve ticari itibara sahip olup, tüm ticari faaliyet ve resmî işlemlerini mevzuata ve usule uygun şekilde yürüttüğünü, davacının iddiaları gerçeği yansıtmamasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında düzenlendiği ileri sürülen sözleşmenin, sözleşmenin kurucu unsurlarını taşımamakta olup hukuken geçerli olmadığını, keza, taraflar arasında mevcut olduğu iddia edilen takas ilişkisini ispatlar nitelikte dosya kapsamında herhangi bir somut ve inandırıcı delil bulunmadığını, davacının satın aldığını iddia ettiği traktöre ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen satış işlemine dair teslim-tesellüm belgesi başta olmak üzere hiçbir yazılı belgenin mevcut olmadığını, davacı tarafından sunulan belgelerin ise somut olayla illiyet bağının bulunmadığını, bu nedenlerle, müvekkili şirketin davacının iddia ettiği alımın, satım ve takas işlemlerini kabul etmesi söz konusu değil iken ilk derece mahkemesi tarafından davacının somut dayanaktan yoksun iddialarının yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan verildiğini, belirtilen nedenler kapsamında ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf başvurularının kabul edilerek kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, aracın devir ve teslim işlemleri, mevzuat gereği noter huzurunda gerçekleştirilmekte olup ruhsat ve sair işlemler trafik siciline tescil ile hukuki geçerlik kazandığını, davacı tarafından sunulan ve “...” başlığını taşıyan belgenin, resmi satım veya araç devrine ilişkin herhangi bir hukuki sonuç doğuracak nitelikte olmadığını, iddia edilen satışın gerçekleşmiş sayılabilmesi için noter nezdinde yapılması zorunlu olan devir ve teslim işlemlerine ilişkin dosya kapsamında hiçbir belge bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının gerçek olsaydı, resmi merciler nezdinde gerçekleştirilmesi zorunlu işlemlere ilişkin belgeleri ibraz etmesi mümkün ve bekleneceğini, müvekkili ile anılan şirketin, toplum nezdinde saygınlığa ve yüksek ticari itibara sahip olup, tüm ticari faaliyet ve resmî işlemlerini mevzuata ve usule uygun şekilde yürüttüğünü, buna rağmen, davacı tarafından ne iddia edilen işlemlerin yapıldığı ne de edim konusu olduğu ileri sürülen ... marka traktörün müvekkili nezdinde bulunduğu ispatlanabildiğini, kaldı ki, fiilen mevcut olmayan bir hususun ispatının da mümkün olmadığını, dava konusu traktörlerin devri ve satışı bakımından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20 ve 22. maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29. maddesinde öngörülen zorunlu yasal işlemler yerine getirilmediğini, anılan mevzuat hükümleri uyarınca, bu nitelikteki araçların devrinin hukuken geçerlilik kazanabilmesi için ilgili merciler nezdinde tescil işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu, somut olayda ise, varlığı iddia edilen takas sözleşmesine konu traktörlerin devrine ilişkin herhangi bir tescilin, noter işlemi veya resmi kayıt dosya kapsamında bulunmadığını, yasal şartların yerine getirilmeden gerçekleştirildiği ileri sürülen bir devir veya satıştan hukuken söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın, iddialarını destekleyen hiçbir somut ve inandırıcı delil sunamamış olup, bu hâliyle ispat yükünü yerine getiremediğini, nitekim, devredildiği ve satıldığı iddia edilen traktörlere ilişkin olarak zorunlu usullere uygun yapılmış herhangi bir resmi satış veya devir kaydına rastlanmadığını, öte yandan, noter onayından geçen belgelerde borcun bulunmadığının açıkça belirtilmiş olması ve “...” ibaresinin yer almasının da birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanlarının asılsız, haksız ve soyut olduğu açık olup, ilk derece mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulması hukuka aykırılık teşkil ettiğinden istinaf başvurularının kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının, alım satıma konu kepçeli traktörün satış bedeline mahsuben kalan kısım için ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de, bu iddiayı destekleyen herhangi bir somut ve inandırıcı delil dosyaya sunamadığını, nitekim davacı tarafından ibraz edilen banka dekontunda yer alan “...” şeklindeki açıklamanın, dava konusu alım satım veya takas ilişkisini ispatlar nitelikte olmadığını, kaldı ki, kabul anlamına gelmemek üzere taraflar arasında bir takas sözleşmesinin varlığı varsayılsa dahi, davacı tarafından müvekkile ... marka traktörün verildiği iddiasını doğrulayan herhangi bir teslimin, devir veya tescil belgesi de dosya kapsamında bulunmadığını, bütün bu hususların dikkate alınmaksızın verilen ilk derece mahkemesi kararı hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğundan istinaf başvurularının kabulü gerektiğini, nitekim dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarının da hatalı ve eksik hazırlanmış raporlar olup bilirkişi raporlarına karşı yapmış oldukları iddiaların değerlendirilmeksizin karar verildiğini, bu durumda eksik ve hatalı bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının da bozma sebebi teşkil edeceğinden istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafından dosyaya sunulan “...”nda, satın alındığı iddia edilen traktörde bulunan eski balon lastiklerin yeni ince lastikler ile değiştirileceğinin belirtildiği görülmekte ise de, davacı tarafın traktörü bu hususu bilerek ve kabul ederek satın aldığının açık olduğunu, ayıbı bilerek malı edinen davacının, sonradan ayıp ihbarında bulunduğunu ileri sürmesinin hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, anılan sipariş formunun esas alındığında dahi, ayıbı bile bile satın alma hâlinde traktörün trafiğe çıkabilmesi için gerekli yeni ince lastiklerin temini ve takılması yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğunu, söz konusu belgenin taraflarınca kabul edilmediği saklı kalmak kaydıyla, mahkemece aksi yönde bir değerlendirme yapılacak olsa dahi, davacının ayıbı bilerek satın aldığı hususunun göz ardı edilmemesi gerektiğini, davacı tarafın ayıbın satışın gerçekleştirildiği aynı gün içerisinde ihbar edildiğini ileri sürmüş ise de, bu iddiayı destekleyen herhangi bir yazılı belge dosya kapsamında bulunmadığını, nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca, ayıp açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemesi veya incelettirmesi ve ayıbın tespiti hâlinde bu süre içerisinde satıcıya ihbarda bulunmasının zorunlu olduğunu, somut olayda, lastiklere ilişkin olarak müvekkiline yöneltilmiş usulüne uygun herhangi bir ihbar söz konusu olmadığını, nitekim lastik ve lastik jantlarına ilişkin yapılması gereken bildirim de açık ayıp niteliği taşıdığını, davacının her ne kadar iddialarını eksik ifa kavramı çerçevesinde ileri sürmeye çalışsa da, eksiklik olarak nitelendirilen hususların malın niteliklerine veya kullanım amacına ilişkin olup değerini veya ondan beklenen faydayı etkileyen nitelikte bulunduğundan, hukuken eksik ifa kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira eksik ifanın, edimin kısmen yerine getirilmesi hâlini ifade ettiğini, kaldı ki, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının traktörün mevcut durumu ve vaziyeti hakkında bilgi sahibi olduğunu gösterir şekilde imzasının bulunduğunu, buna rağmen sonradan ayıp ihbarında bulunduğunu iddia ettiğinin görüldüğünü, ancak bu iddiaya ilişkin olarak davacı tarafından yazılı bir bildirim sunulmadığını, bu hâliyle, davacının traktörün durumunu bilerek ve isteyerek teslim almasına rağmen sonradan ayıp veya eksik ifaya dayalı talepte bulunmasının, dürüstlük kuralı ile bağdaşmamakta olup kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dosyanın mevcut haliyle kabulü halinde dahi mahkemece hatalı bir hesaplama yapıldığını, sözleşmede lastiklerin %80 oranında kullanılabilir durumda olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, zarar değerlendirmesinde kusur oranının %80 yerine %20 olarak esas alınması gerektiğini, zira lastiklerin kullanım ömrünün %80 olduğu sözleşme ile sabit olup dava da kalan %20’lik kısım üzerinden ikame edildiğini, buna karşın kusur oranının %20 yerine %80 olarak kabul edilmesinin, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu göstermekte olup bu sebeple istinaf başvurularının kabulünün zorunlu olduğunu, ancak davacı tarafından 2.el traktör alımı göz önünde bulundurulduğunda verilen lastiğin özelliği ticari alım satım örf adetine ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmediğini, neticede davacı da sıfır bir traktör almadığını bildiğini, dosya kapsamının incelendiğinde jantlarda herhangi bir hasar ya da ayıp bulunduğuna ilişkin davacı tarafından ileri sürülmüş somut bir iddianın yer almadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesince jant bedellerinin de hesaplamaya dâhil edilmesinin usul ve hakkaniyete aykırı olup, bu yönüyle yapılan hesaplamanın açıkça hatalı olduğunu, zira taraflar arasında jantlara ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi, jantların zarara uğradığını gösterir herhangi bir tespit veya delilin de dosyaya sunulmadığını, nitekim taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacı tarafından istenmeyen bir talebe mahkemece hükmedilmesinin alenen hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öte yandan davacının, ... ve ... ifadelerini kullanmış ise de, hangi lastiklerin bu nitelikte olduğu hususu açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığını, zararın konusu belirsiz bırakılarak yapılan bu soyut değerlendirme üzerinden hüküm kurulmasının somutluk ve ispat ilkelerine aykırı olduğunu, bu nedenle, belirsiz ve dayanaksız beyanlara dayanılarak jant bedellerinin hesaplamaya dâhil edilmesi ve bu doğrultuda karar tesis edilmesinin hukuka uygun olmadığını, HMK m.200 uyarınca, "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz..." Somut olayda, dava konusu taşınırların hukuki statüsünde bir değişiklik meydana geldiğine, devredildiğine veya satıldığına yahut varlığı ileri sürülen bir anlaşmanın mevcut olduğuna ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı niteliğinde dahi hiçbir emareye rastlanmadığını, davacının, ... marka traktörü müvekkil şirkete devrettiğini iddia etmiş ise de, bu iddiayı destekleyen herhangi bir belge veya delil dosyaya sunamadığını, bu itibarla davacının, iddialarını ispatla yükümlü olmasına rağmen ispat yükümlülüğünü yerine getirememiş olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını ispatlayamadığı ve kötü niyetle eldeki davayı ikame etmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından verilen davanın kabulü kararı hukuka aykırı nitelik teşkil ettiğini, bu nedenle istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2025 tarihli, 2023/1179 Esas, 2025/1086 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini beyan ederek istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2025 tarihli, 2023/1179 Esas, 2025/1086 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, müvekkilinin hak kaybına uğramaması amacı ile tehir-i icra taleplerinin kabulüne, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava davacı tarafından davalıdan Kayseri 10. Noterliğinin ... tarih numaralı araç satış sözleşmesiyle 245.000 TL karşılığında satın alınan ... marka traktörün 12.01.2012 tarihli anlaşmayla aykırı şekilde teslim edildiğinden bahisle açılan alacak davasıdır. Davacı davalı ile ... marka traktörün satımı konusunda anlaştıklarını davalıya 150.000 TL ve kendine ait traktörü vererek ifada bulunduğunu sözleşme uyarınca davalının traktörü eski lastiklerini değiştirerek kendisine teslim Edeceğinin kararlaştırıldığını davalının bu hükme aykırı şekilde traktörü kendine devir ettiğini belirterek eldeki davayı açmıştır . Davalı ise davacının kendisine traktör devir etmediğini süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Kayseri 10. Noterliğinin ... tarih numaralı araç satış sözleşmesi incelendiğinde; ... plakalı ... marka traktörün 245.000 TL karşılığında Davalı şirket tarafından davacı şirkete satıldığı Sözleşmede bedelin nakden ödendiğinin belirtildiği görülmüştür. Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK. satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK. ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK. 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. 6102 sayılı yasanın TTK m.18/3 maddesindeki; "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " şeklinde düzenlenen tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4077 Esas 2021/3351 Karar) Taraflar arasında ... tarihinde araç satış sözleşmesi imzalanmış olup eldeki dava 28.12.2023 tarihinde açılmıştır. Taraflar arasında imzalanan ve imzası davalı tarafça inkar edilmeyen 12.01.2022 tarihli sipariş formunda "..." şeklinde hüküm bulunduğu görülmüştür. Kayseri 10. Noterliğinin ... tarih numaralı araç satış sözleşmesinde davaya konu aracın bedelinin nakden alındığının belirtilmiş olunmasına, taraflar arasında imzalanan ve imzası davalı tarafça inkar edilmeyen 12.01.2022 tarihli sipariş formunda "..." şeklinde hüküm bulunmasına, davacı tarafından davalıya eksik ve ayıplı ifa nedeniyle süresinde ayıp ihbarı bulunduğunun ispat edilmiş olmasına, Mahkemece aldırılan denetime açık 28.04.2025 tarihli rapordaki değerlendirme ve tespitlere, dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/12/2025 tarih ve 2023/1179 E - 2025/1086 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 2.502,88-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.770,88 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/04/2026