İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...... vekili Av...... tara…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 08/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...... vekili Av...... tarafından 04/07/2012 tarihli trafik kazası sebebiyle müvekkilİ aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve dava sonucunda Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Afyonkarahisar ... Asliye Hukuk Mahkemesi 15/03/2021 tarih ve ... E ... K sayılı karar ile müvekkili aleyhine kaza tarihi olan 04/07/2012 tarihinden itibaren faiziyle birlikte 20.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dışı ...... vekili tarafından müvekkili aleyhine Salihli ... İcra Dairesi ... E sayılı ilamlı icra takibi yapıldığını ve müvekkilinin 13/03/2023 tarihinde icra dosyasına manevi tazminat için 56.218,92-TL ödemek zorunda kaldığını, kaza tarihi olan 04/07/2012 tarihi döneminde (06/10/2011 - 06/10/2012 arasını kapsayan) poliçe ile Artan Mali sorumluluk sınırsız teminatının yanında, manevi tazminat talepleri için 2.500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına alındığını, davacının icra dosyasına yaptığı manevi tazminat ödemesi sonrası davalıya başvurusunun sonuçsuz kaldığı gibi nedenlerle davanın kabulü ile 56.218,92-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbarın bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiği gibi nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamına göre; ödeme tarihi gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davacı ......'un zarar verdiği 3. Şahsa mahkeme kararı ile manevi tazminat ödeme tutarının ferileri ile birlikte ödeme sürecini yasal prosedürlere uygun olarak yönettiği, kaza tarihi itibariyle Kasko İMM Poliçesi manevi tazminat limitleri dahilinde davalı ... A.Ş'nin ...... Kasko İMM Poliçe teminatları kapsamında tahsil etme hakkı doğduğu, davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı ve mahkeme kararları ile tespiti yapılan ve ödenen 20.000,00TL manevi tazminat ve 36.218,92TL ferileri olmak üzere toplam 56.218,92TL'nin kaza olayı ile uyumlu olduğu, davacı tarafından ödeme yapıldığına dair belgelerin sunulduğu, bu tutardan davalının Kasko İMM Poliçe teminatları kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin rücuya konu davada davalı olduğu yani davadan ve verilen hükümden haberdar olduğu bu anlamda asıl alacak ve ferileri yönünden davalının sorumlu olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay 4 HD'nin 2021/23273 esas, 2022/901 karar; 2021/21911 esas, 2023/14297 karar; 2021/14429 esas, 2021/5729 karar; Konya BAM 3. HD 2025/1571 esas 2025/1498 karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. " şeklinde davanın kabulü ile; 56.218,92 TL'nin ödeme tarihi olan 13/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davacı lehine tazminata hükmedilirken müvekkili sigorta şirketi yönünden avans faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin ticari faaliyet yürütmesine rağmen somut olayın tarafları arasındaki uyuşmazlığın ticari bir iş olmaması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının kendi ödediği dosyada yasal faiz ödenmişken müvekkilinden avans faizi talep etmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1459. maddesi gereğince sigorta hukukunun zenginleşme yasağı ilkesine aykırı düştüğünü, müvekkil şirket yönünden ödenen tutarın faiz başlangıç tarihinin kaza tarihinden esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde ve usulüne uygun bir temerrüt olgusunun gerçekleşmesi ile başlayacağını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi ve Sigorta Genel Şartları uyarınca sigorta şirketinin temerrüde düşmesi için gerekli belgelerle birlikte şirkete başvurulması ve bu başvurudan itibaren 8 iş günlük sürenin dolması gerektiğini, sigortalı tarafından üçüncü kişiye yapılan ödemenin rücusu davalarında sigorta şirketinin ancak kendisine yapılan başvuru veya işbu davanın açıldığı tarihte temerrüde düşmüş sayılacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sadece ödeme dekontunu esas aldığını, denetime elverişsiz ve hatalı olduğunu, müvekkil şirketin poliçe genel şartları ve mevzuat uyarınca sorumlu olduğu tutar hesaplanması gerekirken yalnızca davacının icra dosyasına ödediği dekont tutarı üzerinden bir hesaplama yapıldığını, hukuki koruma teminatının sigortalının kendisinin yapmış olduğu yargılama giderlerine ilişkin olup üçüncü kişinin yapmış olduğu yargılama giderlerini kapsamadığını, icra masraflarından ve takip sonrası faizden müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, yargılamada müvekkil şirketin hak arama özgürlüğünün yeterli şekilde kullandırılmadığını, yerel mahkemenin müvekkil şirketin hak arama özgürlüğünü kısıtlayarak ve yalnızca itirazlarına konu bilirkişi raporunu gerekçe göstererek hukuka ve usule aykırı karar verdiğini, dava dilekçelerinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş olmalarına rağmen yerel mahkemece faiz türüne ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın gerekçelendirilmeden hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme tarafından müvekkil sigorta şirketi aleyhine kurulan hükmün hukuka ve kanuna açık bir şekilde aykırılık doğurduğundan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak değerlendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Salihli ...İcra Dairesi ... esas sayılı ilamlı icra takibi dosyasına ödenen manevi tazminat ve ferilerinin sigorta şirketinden rücuen tazmini talebine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava dışı ...... vekili Av. ...... tarafından 04/07/2012 tarihli trafik kazası sebebiyle davacı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığı ve dava sonucunda Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Afyonkarahisar ... Asliye Hukuk Mahkemesi 15/03/2021 tarih ve ... E ... K sayılı karar ile davacı aleyhine kaza tarihi olan 04/07/2012 tarihinden itibaren faiziyle birlikte 20.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, dava dışı ...... vekili tarafından davacı aleyhine Salihli ... İcra Dairesi ... E sayılı ilamlı icra takibi yapıldığı ve 13/03/2023 tarihinde icra dosyasına manevi tazminat için 56.218,92-TL ödemek zorunda kaldığı, kaza tarihi olan 04/07/2012 tarihi döneminde (06/10/2011 - 06/10/2012 arasını kapsayan) poliçe ile Artan Mali sorumluluk sınırsız teminatının yanında, manevi tazminat talepleri için 2.500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına alındığı, Tüm dosya kapsamına göre; ödeme tarihi gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davacı ......'un zarar verdiği 3. Şahsa mahkeme kararı ile manevi tazminat ödeme tutarının ferileri ile birlikte ödeme sürecini yasal prosedürlere uygun olarak yönettiği, kaza tarihi itibariyle Kasko İMM Poliçesi manevi tazminat limitleri dahilinde davalı ... A.Ş'nin ...... Kasko İMM Poliçe teminatları kapsamında tahsil etme hakkı doğduğu, davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı ve mahkeme kararları ile tespiti yapılan ve ödenen 20.000,00TL manevi tazminat ve 36.218,92TL ferileri olmak üzere toplam 56.218,92TL'nin kaza olayı ile uyumlu olduğu, davacı tarafından ödeme yapıldığına dair belgelerin sunulduğu, bu tutardan davalının Kasko İMM Poliçe teminatları kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin rücuya konu davada davalı olduğu yani davadan ve verilen hükümden haberdar olduğu bu anlamda asıl alacak ve ferileri yönünden davalının sorumlu olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur Kazaya karışan aracın çekici niteliğinde ticari amaçla kullanılan araç olmasına göre avans faizine hükmedilmesi doğrudur. Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 1-Davalı tarafından alınması gereken 3.840,31 TL harçtan peşin alınan 961,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.879,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/04/2026 ... ... ... ... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.