T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/465 - 2026/359 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/465 KARAR NO : 2026/359 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2024 NUMARASI : 2021/30 E. - 2024/373 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi, İtibar Tazminatı, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/465 - 2026/359 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/465 KARAR NO : 2026/359 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2024 NUMARASI : 2021/30 E. - 2024/373 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi, İtibar Tazminatı, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/09/2024 tarih ve 2021/30 E. - 2024/373 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” markasının sahibi olduğunu ve satışlarını da bu isimli mağazası aracılığı ile yaptığını, '... ...") isimli ürünün müvekkilinin tescilli ve onaylı ürünü olduğunu, barkod numarası 8682059019329 olan ... isimli ürünün işbu davanın konusunu oluşturan marka ve ürünlerden biri olduğunu, davalı firmanın ....com'da, kar amaçlı ürün satışı yaptığı "..." isimli mağazasında müvekkilinin tescilli ürününün ''... ...® ... ... ...'' ismiyle satışa sunulduğunu, davalı tarafından ... isimli mağazasının satış sayfasında kullanılan ürün resminin gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafından satılan ürünün ambalajında "12 adet" ibaresi bulunduğunu oysa müvekkilinin içerisinde 12 adet ürün bulunan ve ambalajında da "12 adet" ibaresi yer alan "orman meyveli" ürününün olmadığını, davalının, müvekkili ...'ın tescilli ve onaylı ürününün ambalajı üzerinde oynama yaparak satışa sunduğunu, söz konusu ürünün ambalajının "12 adet" ibaresi dışında kalan kısımları ...'ın tescilli markasının ambalajıyla tamamen aynı olduğunu, davalının ... isimli ... mağazasından #452916217 sipariş numarası ile ... orman meyveli ürününün sipariş edildiğini, sipariş teslim edildiğinde “... ...® ... ...” ürününün gönderildiğini, davalının satışa sunduğu şekliyle birebir aynı bir ürününün mevcut olmadığını, bu durumun müvekkili tarafından ....com yetkililerine 07.12.2020 tarihinde mail yoluyla bildirildiğini ve ayrıca davalı tarafından hukuka aykırı fiil ile gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz suçuna ilişkin 23.12.2020 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin ... ürün kutuların yalnızca kakaolu ve portakallı ürünlerde kullanıldığını, orman meyveli ürünün yalnızca 24'lü paketinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin ... kakaolu ya da portakallı ürünlerini satın aldığını ancak aslında mevcut olmayan orman meyveli ürün grubunda da 12li paket görseli ile satış gerçekleştirdiğini ileri sürerek, davalının elinde bulunan tecavüze konu ürünlere el konulmasına ve davalı firmanın tecavüze konu ürünleri ....com başta olmak üzere online alışveriş sitelerinde satışının önlenmesi için tedbir kararı verilmesine, marka hakkına tecavüzün tespitine, tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının tecavüz niteliği teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkili ...'ın tescilli markasının itibarsızlaşmasından doğan 15.000,00-TL itibar tazminatı, 100,00-TL maddi tazminat ve 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/06/2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini ıslah ederek 43.134,85-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu ürünü davacıdan faturalı olarak satın aldığını, davacının iddialarının aksine davacı yanın ... paketli ürününün gerek kendi sosyal medya hesaplarında gerekse de ürünün satışı için anlaşmış olduğu diğer sitelerde görülebilir olduğunu, https://www.....com/....... linklerinde bu ürünlerin görülebileceğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, gerek davacı gerekse de davalı tarafça taraflar arasındaki ilişkiyi gösterir mahiyette dosyaya sunulan deliller ile örtüşür nitelikte iki adet fatura tespit edildiği, bunun dışında herhangi bir fatura tespiti yapılamadığı, ticari defterler üzerinden ürün satışının tespitinin ise mümkün olmadığı, davacı taraf kayıtlarından temin edilen bu faturaların dosya kapsamında da mevcut olup faturalarda davaya konu “...” markasını taşıyan pastil ürünlerinin “... ...” ve “... ...” şeklinde tanımlandığı, dolayısıyla mevcut faturalarda davalı yanın “... ...” şeklinde bir ürünü, davacı yandan temin ettiği yönünde bir kaydın mevcut olmadığı gibi davalı yanın davaya konu olan "... ...” şeklinde bir ürünü herhangi bir 3.satıcıdan temin ettiği yönünde de dosyaya kazandırdığı hiçbir delilin mevcut olmadığı, dolayısıyla her ne kadar davalı yan bu delillere dayanarak, dava konusu ürünleri davacı taraftan temin ettiğini ileri sürmüş ise de faturalarda davacının farklı bir ürünü olan “...” ürününün 12li kutu ve “... ...” ürününün alış faturasını sunduğu, dolayısıyla mevcut durumda her iki tarafın da esasen taraflar arasındaki ticari ilişkiyi göstermek açısından dayanak olarak sunduğu bu faturalarda “... ...” şeklinde bir ürünün alım – satım bilgisinin mevcut olmadığı, davalının ....com sitesi üzerinden satışa konu ettiği görülen “... ...” şeklinde davacı yan envanterinde bir ürün gamı olduğu yönünde de herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, bu halde esasen var olduğu ve ticari faaliyetlere konu edildiği belgelerle ortaya konulamamış bir ürün gamında, davalının, davacı markası altında ....com sitesi üzerinden satış faaliyetinde bulunması ve bu faaliyetindeki birebir kullanımda yalnızca kutu içerisindeki ürün adedini gösterir (24’lü – ...) kısımda yaptığı değişiklikle, davacının marka hakkını ihlal ettiği, davacının seçimlik hakkını kullandığı SMK 152/2-a fıkrasına göre bir hesaplama yapılamadığı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı itibariyle zarar hesabında dikkate alınan iade faturaların tamamının ihlal nedeniyle olamayacağı kabulü ile 43.134,88 TL'lik iade faturasının takdiren yüzde yetmişbeşine tekabül eden 32.351,13-TL maddi tazimat takdir edildiği, davalının haksız rekabet eylemi sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, itibar tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, tedbir talebi bakımından, davalının elinde bulunan ... ...® ... ... ibareli ürünlere el konulmasına ve davalı firmanın tecavüze konu ürünleri ....com ve diğer online alışveriş sitelerinde satışının ihtiyati tedbir suretiyle önlenmesine, esas talepler bakımından davalının ... ...® ... ... şeklindeki kullanımı ile davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, menine ve ref'ine, davalının tecavüz niteliği teşkil eden ... ...® ... ... şeklindeki kullanımları nedeniyle, maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddiyle takdiren 32.351,13 TL maddi tazminat ve dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulüyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, itibar tazminatı talebinin subüt bulmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının şikayeti üzerine aynı eylem nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan 2021/37911 sayılı soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, davacının iddialarının aksine 12'li paketlerle üretim yaptığını, müvekkilinin ... mağazasında kullandığı görselin davacının web sitesinden alındığını, davacının dava konusu ürün için düzenlenen iade faturalarının müvekkilinin eylemi ile doğrudan bağlantısının bulunmadığını, ürün iadelerinin pek çok farklı sebebe dayanmış olabileceğini, bu nedenle iade faturalarındaki miktar esas alınarak hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda TBK'nın 50.maddesi uyarınca 7980,00 TL maddi tazminat belirlendiğini, müvekkilinin kusurlu eyleminin söz konusu olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, itibar tazminatı ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir faturalarda dava konusu olan “...” şeklinde bir ürün satışının bulunmadığı, davacı tarafın böyle bir ürünün satışa sunulmadığı iddiasının aksinin davalı tarafından ispat olunamadığı, bu halde esasen var olduğu ve ticari faaliyetlere konu edildiği belgelerle ortaya konulamamış 12'li ürünün (davacının aynı markalı 24'lü ürününün bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir) davalı tarafından, davacı markası altında ....com sitesi üzerinden satışa sunulmasının SMK'nın 7/3.maddesi anlamında marka hakkı ihlali teşkil ettiği, mahkemece marka hakkına tecavüzün tespiti ile men ve ref'ine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının maddi tazminatın belirlenmesi bakımından seçimlik hakkını SMK'nın 151/2-a maddesi yönünde kullandığı, bu doğrultuda takdir edilen maddi tazminat ile manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.893,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 723,25-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.169,75-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.