Hukuk Genel Kurulu 2017/1293 E. , 2020/588 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilm…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1293 E. , 2020/588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 12.03.2013 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işverene ait ...’da bulunan işyerinde ve dava dışı alt işveren işçisi olarak 17.02.2006-01.09.2007 tarihleri arasında aylık 1900 USD ücret ile çalıştığını, dava dışı alt işveren aleyhine açtığı dava sonucunda hüküm altına alınan alacakları için başlatılan takibin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle alacaklardan müteselsilen sorumlu olan davalı asıl işveren aleyhine dava açtıklarını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 09.04.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde yer alan iddiaların açıklayıcı ve kanıtlayıcı mahiyette olmadığını, iddia edilen ücretin fahiş miktarda olduğunu, davacının çalıştığı süre içerisinde haklarının eksiksiz ve zamanında ödendiğini, alt işverene karşı açılan davada müvekkili taraf olmadığından savunma yapamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. Ankara 14. İş Mahkemesinin 24.10.2013 tarihli ve 2013/209 E., 2013/639 K. sayılı kararı ile; Sincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2007/485 Esas sayılı dosyasında görülen davada, asıl işveren sıfatının davalı şirkete ait olduğu hususunun maddi vakıa olarak ileri sürüldüğü, cevap dilekçesinde davalının asıl işverenlik sıfatına ilişkin itirazda bulunmadığı, kesinleşen davada hüküm altına alınan alacak miktarlarının talep edildiği, asıl işveren sıfatıyla davalının müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 7. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 23.03.2015 tarihli ve 2013/36846 E., 2015/11064 K. sayılı kararı ile; davalı şirketin adreslerinin gerek ticaret sicil kaydı gerek dosya kapsamındaki tüm belgelerden İstanbul Anadolu İş Mahkemesi yetki alanı içerisinde olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece yetkisizlik karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın bu yöndeki itirazı dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.