11. Hukuk Dairesi 2011/14179 E. , 2013/16887 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2011 tarih ve 2010/242-2011/67 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... Yılmaz ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenere…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14179 E. , 2013/16887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2011 tarih ve 2010/242-2011/67 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... Yılmaz ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 27.02.2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket sermayesinin 10.000 TL’den 2.500.000 TL’na yükseltildiğini, müvekkilinin temsilcisi aracılıyla katıldığı toplantıya muhalif kaldığını, artırımın müvekkilinin şirkette olan hissesinin azaltılması amacıyla yapıldığını, kararın objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek anılan ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermaye artırım kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sermaye artış oranının makul düzeyde olmadığı, bunun şirket özsermayesinden karşılanmasının da mümkün olmadığı, yeni bir yatırım yapılması için ciddi anlamda kredi alınmasını gerektiren bir durumun mevcut olmadığı, sadece banka nezdinde kredi itibarını yükseltmek için alınan bir karar olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 27.02.2010 gün ve 2010/3 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.