11. Hukuk Dairesi 2011/12661 E. , 2012/19978 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/446-2011/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2011/12661 E. , 2012/19978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/446-2011/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil ile davalı arasında 31.07.2000 başlangıç ve 31.07.2001 bitiş tarihli İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi imzaladığını,sigorta süresi içerisinde işyerinde meydana gelen iş kazasında dava dışı işçi ...'ın bir gözünü kaybettiğini, bu kişi tarafından açılan tazminat davası sonunda müvekkilinin 35.387,60 TL tazminat ödediğini, ödenen meblağın poliçe kapsamında davalıdan istenmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek, dava dışı işçiye ödenen toplam 35.387,60 TL tazminatın 11.127,72 TL'nın 23/07/2007, 24.259,88 TL'nın ise 31/03/2008 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının son ödeme tarihi olan 30.04.2008 ile davanın açıldığı 24.08.2010 tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6267 sayılı TTK'nun 1268 maddesinde "Sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar." Yasa'nın 6. maddesinde ise, "Kanunda aksine hüküm olmadıkça ticari hükümler koyan kanunlarla tayin olunan müruruzaman müddetleri mukavele ile değiştirilemez." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında tanzim olunan Sigorta Poliçesinin 31.07.2000 başlangıç, 31.07.2001 bitiş tarihli olduğu, poliçeyle teminat altına alınan riskin 26/07/2001 tarihinde gerçekleştiği, dava dışı çalışan tarafından işbu davanın davacısı işveren aleyhine açılan manevi tazminat davasında, işverenin kaza geçiren çalışana bir miktar manevi tazminat ödemesine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının en son 30.04.2007 tarihinde hükmolunan tazminatı ödediği, eldeki davanın ise yukarıda anılan Yasa hükümlerinde belirtilen iki yıllık süre dolduktan sonra 24/08/2010 tarihinde açıldığı, bu itibarla işbu davanın zamaşımı süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, dava konusu poliçede, davalının poliçede açıklanan özel ve ekli genel şartlar çerçevesinde sigortayı taahhüt ettiği belirtilmiş olup, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 15.maddesinde ise, "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, her ne kadar zamanaşımı süresine ilişkin olarak İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarındaki hüküm yukarıda anılan Yasa maddeleri karşısında geçerli değil ise de, bu hususun poliçeye eklenmesi nedeniyle, davalı tarafça zamanaşımı savunmasında bulunulmasının 4721 sayılı TMK'nun 2. maddesindeki "Dürüst Davranma" kuralına aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.