11. Hukuk Dairesi 2012/10487 E. , 2012/13620 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2009/417-2010/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi mümeyyiz davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay…
**11. Hukuk Dairesi 2012/10487 E. , 2012/13620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2009/417-2010/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi mümeyyiz davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... ...'ın, davalı şirkete ait araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini ileri sürerek, davacı ... için 55.000 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2009/418 esas sayılı dosyada davacılar vekili, aynı kazada müvekkillerinin murisi ...nin hayatını kaybettiğini ileri sürerek, davacı ... için 55.000 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2009/584 esas sayılı dosyada davacılar vekili, aynı kazada müvekkillerinin murisi İbrahim Koçak'ın hayatını kaybettiğini ileri sürerek, davacı ... ve ... için 10.000 TL, davacı ...için 25.000 TL ve davacı ... için 5.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2009/477 esas sayılı dosyada davacı vekili, aynı kazada müvekkilinin belden aşağısının felç olduğunu ileri sürerek, 250.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2009/289 esas sayılı dosyada davacılar vekili, aynı kazada müvekkillerinin çocuğu ...'ın ağır derecede yaralandığını ve tamamen sakat kaldığını ileri sürerek, davacılar için ayrı ayrı 60.000 TL olmak üzere toplam 120.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, talep edilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu ve haksız zenginleşmeye yol açacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bir kısım davacıların murislerinin ölümü ile davacı ... Ilıkhan'ın %100 oranında maluliyetine neden olan kazada davalı şirkete ait araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir. Dava, davalının işleteni olduğu aracın trafik kazası yapmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, davalının işleteni olduğu araçta yolcuyken araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenen kazada davacı ...'nın belden aşağısı felç olmuş ve %100 oranında iş gücü kaybına uğranılmıştır. Bu haliyle, davacı ... ve onun anne babası olan diğer davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat, davacıların olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve az olup, mahkemece, davacılar lehine daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün mümeyyiz davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden mümeyyiz davacılara iadesine, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.