T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2094 - 2025/2348 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2094 KARAR NO : 2025/2348 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/494 E. - 2023/286 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2094 - 2025/2348 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2094 KARAR NO : 2025/2348 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/494 E. - 2023/286 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 tarih ve 2022/494 E. - 2023/286 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 1995 yılında faaliyete başlayan, yüksek indirim modelinin Türkiye'deki ilk temsilcisi ve perakende sektörünün öncüsü olan müvekkilinin, 1995 yılından beri "..." markasını kullandığını, hal böyle iken davalı ...'nun 2021/087621 sayılı "... ..." ibareli markanın 03 ve 29. sınıflarda tescili tesciline yönelik itirazının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davaya konu markada yer alan "..." ibaresinin markaları ayırt etmeye yetmediğini, bu benzerlikten dolayı davaya konu markanın ilgili tüketiciler nezdinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin markası 29. sınıfta “zeytin” emtiası için tescilli olduğundan davaya konu markanın kapsamındaki “zeytin, zeytin ezmeleri” yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiğini dolayısı ile bu mallar yönünden markaların ortalama tüketicilert tarafından karıştırılması ya da ilişkili olduklarının düşünülmesinin ihtimal dahilinde olduğunu, müvekkilinin markası ile çok benzer olan ve doğrudan müvekkil şirket ve markasını çağrıştıran davaya konu markanın tercih edilmesinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 2022-M-13077 sayılı YİDK kararının kısmen iptali ile tescili halinde davaya konu “... ...” ibareli marka başvurusunun, 29. sınıfta yer alan “Zeytin, zeytin ezmeleri” emtiası yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkilinin 15/06/2021 tarihli ve 2021/087621 başvuru numaralı başvuru ile “... ...” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunmuş olup faaliyette bulunulmak istenilen sınıf, yalnızca zeytin, zeytin ezmeleri emtiasını içermediğinden, markaların karıştırılmasının söz konusu olmadığını, "... ..." ibaresinin başlı başına bir anlamı mevcut olup "..." ibaresinden bağımsız olarak ufak, beyaz çiçekli ve hoş kokusu olan bir çiçek türü olduğunu, nitekim müvekkili tarafından ... çiçeğinin görsel olarak markaya eklendiğini, bu haliyle markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının itiraza mesnet markasının kapsamında bulunan 29. sınıftaki "zeytin" emtiası ile davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 29. Sınıftaki "zeytin, zeytin ezmeleri" emtiasının aynı/benzer/ilişkili olduğu, beyaz zemin üzerinde, turuncu renkte "... ..." ve bu kelimelerinin ortasında çiçek resminden oluşan davaya konu marka ile beyaz zemin üzerine siyah renk ve büyük harfler ile yazılmış "..." kelimesinden oluşan davacı markasının görsel açıdan içerdiği farklı unsurlar sebebi ile benzer olmadığı, "..." ibaresi fonetik olarak bir benzerlik oluşturmuş ise de, markanın "..." şeklinde devam etmesinin markanın seslendirilişlerinde ve kavramsal algıda yeterli bir ayrışma sağladığı, makûl düzeyde bilgilendirilmiş ve ihtilaflı markaları aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "... ..." esas unsurlu markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibaresini içeren markasından farklı bir marka olduğunu algılayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılamayacağı, davalı markasında yer alan "..." ibaresi ve “şekil” unsurlarının varlığının, görsel, işitsel ve özellikle kavramsal olarak yeterli ayrışmayı haiz olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, bu itibarla markalar arasında emtia benzerliği bulunmakla birlikte markalar benzer olmadığından ortalama tüketici açısından taraf markalarının karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı’nın "... ..." ibareli marka başvurusundaki "..." ibaresinin müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturduğunu, her iki markada da vurgunun bu ibare üzerinde toplandığını, davaya konu markadaki "..." eklentisinin, niteliği itibariyle ayırt ediciliği çok zayıf bir ibare olması nedeniyle markalar arasındaki ayırt ediciliğe katkı sağlamadığını, "..." ibaresinin ortaklığının markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek bir benzerlik yarattığını, davaya konu marka kapsamına alınmak istenen "zeytin ve zeytin ezmeleri" ile müvekkilinin markasının kapsamında bulunan "zeytin" emtiası arasında benzerlik bulunduğunu ve ayrıca davalı tarafından "..." ibareli markanın aynı ve ilintili emtialarda tescili talebinde bulunulmasının iltibas riski yaratmasının yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin15/6/2021 tarihinde 2021/087621 sayılı "... ...+şekil" ibaresinin 03, 29, 30, sınıflar ile bu sınıftaki malların 35/5 kapsamındaki satışı hizmetleri bakımından tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına ve başvurunun kalan mallar yönünden yayımlanmasına karar verildiği, davacının "..." markasına dayalı olarak iltibas ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da YİDK'in 2022-M-13077 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 13/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, ilk derece mahkemesi kararında da tartışıldığı üzere, dava konusu markanın kapsamında bulunan zeytin ve zeytin ezmeleri emtialarının davacı şirketin itiraza mesnet yaptığı markaların kapsamında bulunan zeytin emtiası ile aynı ve benzer olduğu dolayısı ile markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Taraf markalarındaki işaretlerin benzerliğine gelince; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı ...'nun "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında görsel, sesçil ve kavramsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu teşkil eden "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, davaya konu markadaki şekil unsuru ile "..." ibaresinin davacının markalarından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, davaya konu markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin davacının itiraza dayanak markanın kapsamında tescilli olduğu, ilgili tüketicilerin dava konusu başvuruyu gördüklerinde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim benzer bir olayda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/1/2021 tarih, 2020/1453 Esas, 2021/396 Karar sayılı ilamında "... ..." markası ile davacının "..." markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabul edildiği, dolayısı ile SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise isabetli bulunmamıştır. Bu itibarla davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değilse de HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 05/07/2023 gün ve 2022/494 Esas - 2023/286 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile Türk Patent ve Marka Kurumu'nun 2022-M-13077 sayılı YİDK kararının İPTALİNE 3-Davalı ... adına tescil edilen 2021/087621 sayılı "... ..." ibareli markanın 29. sınıftaki zeytin ve Zeytin ezmeleri emtiası yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden terkin edilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 161,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 50,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 4.449,50-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 4.610,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasını, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.