4. Ceza Dairesi 2011/8669 E. , 2011/7072 K. Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1,62,50/1,a,52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk Lirası ve 1.500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 15.Sulh Ceza Mahkemesinin 15.09.2010 tarihli ve 2009/690 Esas, 2010/1309 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 19.2.2011 gün ve 10037 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhu…
**4. Ceza Dairesi 2011/8669 E. , 2011/7072 K.** **"İçtihat Metni"** Muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1,62,50/1,a,52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk Lirası ve 1.500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair İzmir 15.Sulh Ceza Mahkemesinin 15.09.2010 tarihli ve 2009/690 Esas, 2010/1309 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 19.2.2011 gün ve 10037 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2011 gün ve 118322 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, sanığın haczedilen ve kendisine yediemin olarak teslim edilen malların maliki olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 289/1- ikinci cümlesine göre cezasından yarı oranında indirim yapılması gerektiğinin dikkate alınmamasında isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5237 sayılı T.C.Y.'nın 289/1 maddesinde, "Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen dosyada bulunan haciz tutanağı içeriği ve savunmaya göre sanığın evinde haczedilen malların sanığa ait olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı T.C.Y.'nın 289/1 maddesi uyarınca hükmolunan 3 ay hapis ve 30 gün adli para cezasının, aynı fıkranın son cümlesi gereğince indirilmediği görülmektedir. Hacizli malların yediemin sanığa ait olduğunu dikkate almayan ceza uygulamasının hukuka aykırı olduğu açıktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında, İzmir 15. Sulh Ceza Mahkemesince verilen, 15.9.2010 gün 2009/690-2010/1309 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, bozma nedeni, hükümlüye, Yargıtay tarafından daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; 1)Hükümlü hakkında, T.C.Y.'nın 289/1 maddesi ilk cümlesi gereğince hükmolunan 3 ay hapis ve 30 gün karşılığı adli para cezası, aynı yasa madde ve fıkrasının son cümlesi gereğince 1/2 oranında indirilerek, hükümlünün, 1 ay 15 gün hapis ve 15 gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 2)Hükümlüye verilen ceza, T.C.Y.'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 ay 7 gün hapis ve 12 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 3)Hükümlüye verilen 1 ay 7 gün hapis cezası, T.C.Y.'nın 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca, günlüğü takdiren 20 TL'dan paraya çevrilerek, hükümlünün, 740 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, 4)T.C.Y.'nın 52/2 maddesi gereğince, hükümlüye verilen 12 gün adli para cezasının günlük karşılığı 20 TL olarak takdir edilip, hükümlünün, 240 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına 25.05.201 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.