İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile arasındaki iş ilişkisinden doğan alacağın tahsiline ilişkin davalı/borçlu şirket aleyhinde İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’ nün ... esas sayılı dosya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1224 KARAR NO : 2025/1985 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/04/2022 NUMARASI : 2021/508 Esas - 2022/262 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile arasındaki iş ilişkisinden doğan alacağın tahsiline ilişkin davalı/borçlu şirket aleyhinde İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’ nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçlu şirket tarafından haksız ve yersiz olarak yetkiye, borca ve tüm ferilere itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibine konu edilen alacağın likit olup, davalı/borçlu şirket aleyhinde %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, alacağın likit olup, yapılan itiraz haksız ve yersiz olduğunu, İİK madde 67/2 uyarınca davalı borçlu için icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, haklı davalarının kabulü ile İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında yer alan davalı/borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacı tarafa başlatmış olduğu icra takibine ilişkin borcu bulunmadığından reddi gerekmekte olduğunu, davacının dava konusu fatura karşılıklarının teslim edilip edilmediği de ispat edilmediğini, davacının başlatmış olduğu ilamsız icra takibi haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle dava konusu alacağın likit alacak olmadığı sebebiyle davanın usul ve esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...İddia savunma ve toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, 17/12/2021 tarihli raporunda özetle; davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 17.727,44 TL alacağının, davalının ticari defterlerinde davacıya 17.727,44 TL borcunun işli olduğunu, dava konusu asıl alacağı doğuran faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, birbirini teyit ettiğini, borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir olduğunu tespit edilmiş olduğundan, davacının, davalıdan takip 01.07.2021 tarihi itibariyle, 17.727,44 TL asıl alacağın tespit edildiğini, bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %16,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 01/07/2021 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası 17.727,44--TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, Davacının ticari defter ve belgeleri davalıya 4 adet fatura nedeniyle 19.727,44 TL tutarlı fatura kestiği davalı tarafından 2.000,00 TL ödeme yapılmış ve takip tarihi ile davalıdan yevmiye defterinde kayıtlı 17.727,44 TL alacağın olduğu, davacı tarafın davalıya kestiği faturaların elektronik ortamda temel fatura senaryosu ile kesildiği, davacının dava konusu yaptığı4 adet faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde işli olduğu, davacının davalıya 17.724,44-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 17.727,44 TL alacağının, davalının ticari defterlerinde davacıya 17.727,44 TL borcunun işli olduğunu, dava konusu asıl alacağı doğuran faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, birbirini teyit ettiğini, borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir olduğunu tespit edilmiş olduğundan, davacının, davalıdan takip 01.07.2021 tarihi itibariyle, 17.727,44 TL asıl alacağın tespit edildiğini, bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %16,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği hususunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı tarafa başlatmış olduğu icra takibine ilişkin borcu bulunmadığını, kararın reddi gerektiğini, davacının dava konusu fatura karşılıklarının teslim edilip edilmediğinin de ispat edilmediğini, faturanın alacağın kesin ispatı niteliğinde olmadığını, bu nedenle davacının başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu alacağın likit olmadığını, davacının fatura içeriğindeki hizmetleri verdiğinin de ispatı gerektiğini, bu hususun araştırılmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın kabulüne dair kurulan hükmün yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı tarafça davalı hakkında, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "bakiye cari hesap alacağı" borcun sebebi gösterilerek 17.727,44 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, 2015/13357 Esas ve 2016/2695 Karar Sayılı İlamı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil edecek olup, bu ticari defter kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda davacının davalıya düzenlediği 4 adet Temel faturanın ve davalı tarafça yapılan 2.000,00 TL lik ödemenin davacı ve davalı defterlerinde birebir aynen kayıtlı olduğu, bu haliyle davacının fatura içeriğinde gösterilen malları davalı tarafça teslim alındığı, takip tarihi itibarıyla satın alıp teslim aldığı mal bedelinden ödemiş olduğu 2.000,00 TL nin mahsubu ile bakiye tutarı kadar borcu bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 302,74 TL harcın, alınması gerekli olan 1.210,96 TL harçtan mahsubu ile bakiye 908,22 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.25/12/2025