TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/751 Esas KARAR NO : 2025/603 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/03/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 KARAR Y. TARİHİ : 20/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava d…
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/751 Esas - 2025/603 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/751 Esas KARAR NO : 2025/603 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/03/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 KARAR Y. TARİHİ : 20/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurumlarının sigortalısının (05/10/2023 tarihinde .... sayılı dentemen raporuna göre) meslek hastalığının meydana gelmesinde işverenin %100 kusurlu olması nedeniyle kurumlarının alacağının tahsili için işveren şirketine aleyhine .... E. Sayısıyla icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin itiraz ettiğini, buna istinaden taraflarınca itirazın iptali davası .... e sayılı dosyası ile açılmış olduklarını, davanın halen derdest olduğunu, yerel mahkemece şirketin terkin edildiğinin tespit edildiğini, İligli mahkemece 19/02/2024 tarihli ara kararı ile taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, .... E. Sayılı dosyada Kurumlarınca takip borçlusu olan davalı şirketin .... e sayılı İtirazın İptali davasında tespit edildiği üzere davalı şirketin faaliyetinin olmadığını ve ticaret sicil kaydının silindiğinin anlaşıldığını, buna göre, kaydın silindiği tarihten bu yana yasa ile öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde kaydı silinmiş bulunan borçlu şirketin için ihya davası açma zaruriyeti doğduğunu, tüm bu nedenlerle , ... LTD ŞTİ'nin tasfiyesinin yeniden ihyasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir alacağı bulunmamakla beraber, mahkeme aksi kanaatte ise zamanaşımı itirazları bulunduğunu beyan ettiğini, davacının alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı işçinin müvekkilinin işçisi olmadığını, şirketin faal olduğunu, müvekkili şirketin işveren sıfatına haiz olmadığını beyan ederek davanın husumet yokluğundan reddini, aksi takdirde esastan reddini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edilen şirketin, devam eden dava dosyası için ihyası taleplidir. Eldeki dava ...., sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememiz esasının yukarıdaki sırasına kaydedilmiştir. .... Esas sayılı dosyasında .... Dairesinin 28/03/2025 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin 11/09/2009 tarihinden itibaren dairelerinin mükellefi olduğu ve halen faal olduğu belirtilmiştir. Dosyaya mübrez ....'nın 06/12/2024 tarihli Oda Kayıt Sicil suretinde şirketin odaya kayıtlı ve üyelik durumunun faal olduğunun belirtildiği görülmüştür. HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. Hukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır. Davacının mahkemeden tescil istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" haklı bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir ( .... 25/12/2013 tarih ve .... sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Keza taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d ve 115.maddeleri uyarınca dava şartıdır. ....'nun ....sayılı ve 27.11.2013 tarihli kararında ise sıfat ile ilgili "... Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, gene davanın esasına ilişkin bir karardır (taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır).Mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu kendiliğinden (re'sen) gözetmesi gerekir. Çünkü, sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır.." değerlendirmeleri yapılmıştır. Taraflardan birinin taraf sıfatı yoksa, diğer itiraz ve defilerin incelenmesine gerek kalmaz. Buna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi; "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." düzenlemesini içermektedir. .... Dairesi'nin 14/05/2025 tarih, .... sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca yeniden tescil kararı üzerine kooperatifin yeniden tescili ile görevli yasal hasım olan ...'na yöneltilmelidir. Buna göre davanın ihyası istenen son tasfiye memurlarına ve ... husumet yöneltilerek açılması gerekmekte olup, somut olayda HMK'nın 124/(3). maddesi kapsamında "taraf değişikliği talebi" mümkün değildir. ... Dairesi'nin 26/10/2022 tarih, .... sayılı kararında da davalı şirket hakkında açılan ihya davasının pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. ... Dairesi'nin 03/05/2023 tarih, .... sayılı kararında da ihya davasında husumetin .... ve .... yöneltilmesi gerektiği belirtilmiş; .... ve ihyası talep edilen şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığından davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan HMK.114.ve 115.maddeleri uyarınca usulden reddine ilişkin karara yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Terkin edilen şirket için açılacak ihya davası, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde ve sadece ....e karşı açılır. Tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası talepli dava ise ... ile birlikte son tasfiye memurlarına husumet yöneltilerek açılır. .... yasal hasım durumundadır. Davacı, ihyası talep edilen ... Şirketi'ne husumet yöneltmiş olup, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan karar harcı alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğden itibaren 2 haftalık sürede .... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere birliği ile karar verildi.20/10/2025 Başkan .... ¸e-imza Üye .... ¸e-imza Üye .... ¸e-imza Katip .... ¸e-imza