TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/819 Esas KARAR NO : 2026/119 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... DAVALI : ... ...... İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-Av. ...... 2- ...... 3-Av. ...... DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 07/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜ…
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/819 Esas - 2026/119 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/819 Esas KARAR NO : 2026/119 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... DAVALI : ... ...... İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-Av. ...... 2- ...... 3-Av. ...... DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 07/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ... A.Ş., iflas etmeden önce satışını yaptığı devremülklerden birini tarafına sattığını, satış bedelinin tamamen ödediğini, buna rağmen tarafına ait taşınmazın tapusunun devredilmediğini, ...... sayılı iflas dosyası kapsamında oluşturulan ... tarafından 31 07.2025 tarihli bildirimlerinde alacaklı olarak 4. sırada görüldüğünü, ... tarafından alınan kararda, tapusunu alamayan alıcılara ödedikleri bedellerin iade edileceği belirtilmiş ise de, davacı paranın iadesini değil, bedelini ödediği taşınmazın tapusunu talep ettiğini, satışın iflas öncesinde geçerli şekilde yapıldığını, satış bedeli tamamen ödendiğini, mülkiyet devrinin yalnızca şekli tapu işleminin eksik kaldığını, bu durumda taşınmazın mülkiyetinin fiilen kendisine geçtiğini, ... şirketin bu taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin kalmadığını, ... iade kararının hukuka aykırı olduğunu, iflas masasına dahil edilen taşınmazın aslında mülkiyet hakkının davacının kendisine ait olduğunu, bu nedenle tapu tescili talebinin yasal dayanağa sahip olduğunu beyan ederek; ... Anonim Şirketi ...... Av. ...... tarafından verilen bedel iadesi kararının iptaline, bedelini tamamen ödediği devremülkün tapusunun adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı iflas masasına yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: ...... San. ve Tic. A.Ş. Hakkında ...... sayılı kararı ile 27/01/2016 tarihinde iflas kararı verildiği görülmüştür. Davalının tüketici sıfatına haiz olması karşısında öncelikle mahkememizin yargılamada görevli olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirmeyi yapar iken 6502 sayılı yasanın 3., 73. ve 83. maddelerinin gözönünde bulundurulması zorunludur. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Dava, devremülk satışına dayalı olarak tapu iptali ve tescili davasıdır. Davada alacak talep edilmemiş, bedel iadesi kararının iptali ile bedeli tamamen ödendiği iddia edilen devremülkün tapusunun tescili talep edilmiştir. Bu nitelikteki dava sıra cetveline kayıt kabul davası niteliğinde değildir. Bu nedenle temel ilişkideki uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlığa neden olan devremülk satış sözleşmesi tüketici işlemi mahiyetinde olup davacı tüketici sıfatına sahiptir. Davacının tüketici, davalının ise tüketici işleminin tarafı olmasından dolayı, taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindedir. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ...... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, Dair, davacı asilin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ...... ¸e-imza Hakim ...... ¸e-imza