11. Hukuk Dairesi 2011/770 E. , 2012/7729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2006/98-2009/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki
**11. Hukuk Dairesi 2011/770 E. , 2012/7729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2006/98-2009/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ürettiği ayakkabı ve terlik ürünlerinde kullandığı markalardan birisinin de 25. sınıfta tescilli "Sezer" markası olduğunu, davalının "Sezer" ibaresini 35 ve 40. sınıf emtialar yönünden tescil ettirdiğini, ancak üretimini yaptığı ayakkabı ve ayak giyim mamullerinde kullandığını, davalının bu tutumunun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "Sezer" markasını kullanmasının men'ini, bu markayı taşıyan her türlü ayak giyim mamulleri ile bunlara ait emtiaların toplatılmasını, bunların imhası suretiyle tecavüzün önlenmesini, davalı adına tescilli "Sezer" ticaret unvanının sicilden terkinini, 1.000,00 TL. maddi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı karşı davacı vekili, müvekkilinin "Sezer" markası altında ayakkabı üretimi yaptığı iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında davacının sezer markasını kullanmasının mümkün olmayacağını ve davacı tarafından yapılan isnatlar ve haksız müdahaleler nedeniyle müvekkil firma sahiplerinin elem ve üzüntü duyduklarını ileri sürerek davacı markasının iptalini, bu markanın müvekkiline ait olduğuna karar verilmesini, davacının bu isme yönelik her türlü müdahalesine son verilmesini, "sezer" markalı ürünlerin toplatılarak imhasını, 2.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın %70 yasal faizi ile davacıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davalı şirketin Sezer Ayakkabı ticaret unvanını 1995 yılında ticaret siciline tescil ettirdiği, davacının tescilinden 3 yıl sonra davalının unvan tescili yapılmış ise de, tescilden 7 yıl geçtikten sonra davanın açılmış olması ve davacının 5 yılı aşkın süredir sessiz kalması sebebiyle unvan terkini davası açma hakkını kaybettiği, davalının birçok belge ve broşürde Sezer Ayakkabıcılık ibaresini açıkça belirterek kullandığı, ortalama düzeydeki tüketicilerin özellikle tarafların logolarının baskın ve kalıcı ve markaları ve ürünü ve ticaret unvanlarının da anlamlarının ve telaffuzlarının farklı olması nedeniyle karıştırılamayacağı, davacı adına tescilli markanın birebir davalı tarafından kullanımının kanıtlanamadığı, Sezer Ayakkabı kullanımının davalının yasal tesciline bağlı olduğu, davacının hükümsüzlüğü istenen markasının 1992 yılından itibaren adına tescilli olması ve tescil aşamasında davalının marka tescilinin bulunmaması ayrıca tescilden 10 yıl geçtikten sonra hükümsüzlük talebinde bulunulmasının hakkaniyet kurallarına uygun olmadığı, davalının sessiz kalarak dava açma hakkını kaybettiği, davalının talep ettiği maddi ve manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının, “Sezer” ibaresini ticaret markası olarak ürünler üzerinde kullandığını davacının kanıtlayamamış olmasına ve karşı dava yönünden de karşı davalının yasal şikayet hakkını kullanmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı bakiye 4,00'ar TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.