T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1416 KARAR NO : 2026/488 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 NUMARASI : 2021/86 E. - 2024/557 K. DAVANIN KONUSU : Patent Başvurusunun Gaspı ve Buluş Sahipliğinin Tespiti Taraflar arasında…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1416 KARAR NO : 2026/488 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 NUMARASI : 2021/86 E. - 2024/557 K. DAVANIN KONUSU : Patent Başvurusunun Gaspı ve Buluş Sahipliğinin Tespiti Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2024 Tarih ve 2021/86 Esas - 2024/557 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ülkemiz yağ sanayi üretimine endüstriyel yağlayıcı sağlamak amacıyla kurulduğunu, dava konusu buluşun müvekkilinin AR-GE faaliyetleri kapsamında geliştirildiğini, buluş tarihinde ...’ın müvekkili firmada çalıştığını, müvekkilinin AR-GE bünyesinde görevli diğer davacıların buluşun ortaya çıkmasında önemli rol oynadığını, davalı firma hissedarı ...’ın 08.09.2014-26.11.2018 tarihleri arasında müvekkili firma bünyesinde kimyager sıfatıyla kontrol uzmanı olarak görev aldığını ve dava konusu buluştan haberdar olduğunu, davacının 2015 yılından itibaren içinde ...’ın da bulunduğu bir araştırma grubu ile hayvanlarda ... hastalığının önlenmesinin sağlanması adına çalışmalar yaptığını, ...’ın proje faaliyetlerini müvekkili firma adına yürüttüğünü, buluşun karakterize edici bütün istem ve unsurlarının 2017 yılında ... müvekkili çalışanıyken müvekkilinin projesi kapsamında buluşa konu edildiğini ve ...'nün ilgilisine sunulduğu, müvekkilinin 2017 yılında bu buluşu patent başvurusuna konu ettiğini, ...’ın patent başvurusu sürecinde rol aldığı ve buluşla ilgili önemli unsurları bilinçli olarak kapsama dahil etmediğini, başvurunun inceleme talebinin sunulması akabinde buluşu kendi patent başvurusuna konu etme maksadıyla ...’ın işten ayrıldığını, ihbar süresini beklememek için kendi isteğiyle ödeme yaptığını, işten ayrıldıktan sonra davalı firmayı kurduğunu ve dava konusu patent başvurusunu yaptığını, anılan şirketin kuruluşu ile başvuru arasında 15 gün süre olduğunu, bu süre içinde AR-GE yapılarak dava konusu buluşun ortaya koyulamayacağını, ...’ın ... ile iletişime geçerek anılan aşı buluşunun kendine ait olduğunu ve davalı ile devam ettirilmesi gerektiğini ifade ettiği, müvekkiline ait buluşu davalı bünyesinde uygulamak üzere numuneler hazırlanarak davalı tarafından ... Enstitüsüne gönderildiğini, bu durum üzerine Ankara 5. FSHHM 2020/16 D.İş no.lu dosya ile delil tespiti yapıldığını, müvekkil ile davalı numunelerinden örnekler alınarak inceleme için Akdeniz Üniversitesine gönderildiği, Üniversite tarafından hazırlanan raporda davalı tarafından patent alınması amaçlanan buluşu karakterize edici maddelerin müvekkili tarafından 2017 yılında ... Enstitüsüne gönderilen numunelerde yer aldığının ve numunenin patentin istemlerinde ön planda olan steviol glikozitlerin (somut olayda Reb A isimli maddenin) mevcut olduğunun tespit edildiğini, gerek buluş sahibi olarak gerekse hizmet sözleşmesi kapsamında hizmet buluşuna ilişkin bildirim yapılması gerekirken bildirim yapılmayan işveren olarak bir kişinin patent isteme hakkının gerçek sahibi olduğunu ispat edebilmesi halinde SMK m.109 ve 110 kapsamında öngörülen koşulların yerine gelmiş olacağını ileri sürülerek, 2018/20780 no.lu patent başvurusunun gaspı durumunun tespitini, SMK'nın 110/3.maddesinde öngörülen hakların davacı tarafından talep edilebileceğinin TÜRKPATENT'e bildirilmesini, dava sürecinde patentin verilmesi halinde SMK'nın 110.maddesi uyarınca davanın patent gaspı davası olarak devamını, davacılar ... ve ...’ın buluş sahibi olarak tespiti ve sicile kaydedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı aleyhine Ankara 4. FSHHM 2021/84 Esas no.lu dosya ile patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet konulu tazminat davası açıldığını, davacının amacının etkin sonuçlar veren müvekkili projesini durdurmak olduğunu, taraflar arasında Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen 2020/79 Esas ve 2020/80 Esas ile Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2020/90 esas sayılı davaların bulunduğunu, bunun yanında davacının şikayeti üzerine müvekkili hakkında Gebze CBS nezdinde 2019/25281 sayılı soruşturma dosyasının açıldığını, davacının yegane amacının ...'ı psikolojik olarak yıpratmak olduğunu, dava dışı müvekkili ...'ın, yüksek lisans eğitimindeki danışman hocası Doç. Dr. ... ile, stevia bertoni bitkisinden elde edilen Rebaudioside A maddesi üzerine birtakım çalışmalar gerçekleştirdiğini ve doktora tezini bu madde ve ... aşısı üzerine yazdığını, organik kimya dalında yüksek lisans derecesine sahip olan müvekkilinin Rebaudioside A maddesinin aşı taşıyıcı sistemde kullanılması ile bağışıklık oluşturma değerlerini pozitif olarak etkileyebileceğini düşünerek bitkilerden elde edilen bu kimyasalı içeren bir aşı adjuvantı (taşıyıcısı) sistemi geliştirdiğini, bu anlamda müvekkilinin konu ile ilgili öğrencilik döneminden bu yana akademik çalışmalar yaptığını, hayvanlar üzerinde deney yapılarak ... aşısı adjuvantı geliştirilmesi gibi bir iş, müvekkilin davacı şirkette çalışmaya başlamasından önce gündeme gelmediğini, müvekkilinin davacı şirket bünyesindeki çalışmaları sonucunda ... firmasının piyasada kullanılan ürünü olan ... ile bire bir aynı özelliklerde olan bir ürün geliştirdiğini ve bu ürünün bağışıklık artırıcı hiçbir katkı içermeyen mineral yağ karışımlı bir sistemi olduğunu ve Rebaudioside A maddesi içermeyen bu ürünün, huzurdaki davaya konu 2018/20780 sayılı patent başvurusu kapsamındaki A ürününden farklı olduğunu, bu üründe davacı şirketin ve davacı şirketin sahibinin patent sahibi, müvekkil şahsın da buluş sahibi olduğunu, etkinliği belirlenmemiş ancak sadece stabilitesine bakılmış olan bu B ürünü için, davacı şirket ... Yağ ve Kimyasallar Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 2017/05010 sayılı patent başvurusu gerçekleştirildiğini, 2017/05010 sayılı patent başvurusuna konu ürünün yegâne buluşçusunun müvekkili olduğunu, üniversite döneminden itibaren gerçekleştirmiş olduğu akademik çalışmalar neticesinde kendi ürettiği A ürününün, gerek davacı şirket bünyesinde çalışırken yine kendi ürettiği B ürününden, gerekse piyasada yaygın olarak kullanılan ... ürününden çok daha etkili sonuçlar verdiğini gören müvekkilinin, bu durumu davacı şirketteki yöneticisine açıkladığını, müvekkilin o dönemdeki yöneticisi olan davacılardan ...’nin, B ürününün maliyetinin daha uygun olduğunu, formülasyonunun ve üretiminin daha basit olduğunu ve ayrıca A ürününün standardizasyonunda problemler yaşanabileceğini gerekçe göstererek, müvekkilin üniversitedeyken geliştirdiği A ürünü ile ilgili herhangi bir üretim yapmayacaklarını müvekkiline belirtiğini, olumsuz iş koşulları nedeniyle davacı şirketten istifa etmek zorunda kalan müvekkilinin yerli ve milli ... aşısı adjuvantı üretiminin ülkesine sağlayabileceği katkıları göz önünde bulundurarak, öğrencilik yıllarında buluşunu gerçekleştirmiş olduğu ancak o dönemde maddi imkansızlıklar sebebiyle üretimini gerçekleştiremediği A ürününün üretimi yapmak için kendi şirketi olan davalı şirketi kurduğunu, müvekkilinin kendi şirketi bünyesinde ...'ne göndermiş olduğu numunelerdeki maddelerin, davacı şirkete ait 2017/05010 sayılı patent başvurusu kapsamındaki ürünler (B ürünü) değil, müvekkilin 2018/20780 sayılı patent başvurusu kapsamındaki ürünler (A ürünü) olduğunu, müvekkili tarafından, davacı şirkete yönelik, 21.03.2021 tarihinde Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış olan ve 2021/84 Esas numarasıyla görülmekte olan patent tecavüzü ve haksız rekabet davaları öncesinde, Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde, 03.02.2020 tarihli ve 2020/8 Değişik İş sayılı delil tespiti talebine bulunulduğunu, detaylı rapor için üniversite laboratuvarında işlem yapılmasının beklendiğini, davacı şirketin çalışanlarından ...'in, müvekkile ait olan 2018/20780 sayılı ve 21.03.2019 tarihinde yayımlanan patent başvurusunda yer alan bilgilere göre ürünü yapıp ...'ne bu ürünün kendilerine ait olduğunu belirterek gönderdiğini, davacıların bu eyleminin patent tecavüzü niteliğinde olduğunu, dava konusu patentin hizmet buluşu olmadığını, bir an için 2018/20780 sayılı patent başvurusuna konu buluşun hizmet buluşu olduğu varsayılsa dahi, işveren konumunda olan davacı şirket tarafından, bu buluşa ilişkin patent başvurusunda bulunmadığı için, söz konusu buluşun, kanunun amir hükmü uyarınca serbest buluş niteliği kazandığını, davacının faaliyet alanının farkı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2018/20780 başvuru no.lu patent başvurusuna konu buluşun dava dışı ... tarafından davacı şirket ile iş ilişkinin mevcut olduğu dönemde ve şirkette yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirilmiş bir hizmet buluşu olduğu, dava dışı ... tarafından davaya konu hizmet buluşunun, davacı şirkete bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği, dava dışı ...’ın tek ortağı olduğu davalı şirket tarafından, ... tarafından davacı şirkete bildirimde bulunulmaksızın hizmet buluşuna ilişkin 2018/20780 başvuru no.lu patent başvurusunun yapılmış olduğu gerekçesiyle, davacılar ... ve ... bakımından davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ...-Yağ ve Kimyasallar San. Ve Tic A.Ş bakımından davaya konu 2018/20780 sayılı başvuru bakımından, başvuru hakkını gerçek sahibi olduğunun SMK 109/1 ve 110/2 maddesi uyarınca tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin idari talepler olması nedeni ile reddine, davacı şirketin SMK 110/3 kapsamındaki haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, işbu davanın müvekkili tarafından Ankara 4. FSHHM'de açılan 2021/84 Esas sayılı patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası ile birleştirilmesi taleplerinin kabul edilmediğini, tarafları bu davanın tarafları olan Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/90 ve Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/79 (yeni esas 2022/159) esas sayılı dosyalarında müvekkili lehine bilirkişi raporları düzenlendiği halde mahkemece bu hususların da değerlendirilmediğini, Kocaeli 1. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2020/90 Esas sayılı dosyasında müvekkili ...'ın kendi çalışmaları ve buluşları hakkında patent başvurusu yapmasının rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık teşkil etmeyeceği ve davacının ticari sırlarının kullanıldığı anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, dava konusu buluşun davacı şirketin sağladığı olanaklarla değil, müvekkilinin üniversite yüksek eğitiminde, buluş konusundaki doktora tezinde, üniversite laboratuvarındaki faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini, hizmet buluşu olarak kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin sağladığı olanaklarla meydana getirilmediğini, davacı şirketin petrol ve benzeri endüstriyel yağlar alanında faaliyette bulunduğu gözetildiğinde ... aşısına ilişkin böyle bir buluşun, dava dışı müvekkilinin davacı şirketteki işinin gereği olamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında müvekkilinin yetkinliği, akademik unvanları, buluş alanındaki akademik çalışmaları ve faaliyetlerinin dava konusu buluş ile ilgisinin görmezden gelindiğini, dava konusu buluşun serbest buluş niteliği taşıdığını, bu nedenle davacıya bildirim yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla buluşun, işyerinin faaliyet konusu ile ilgili olduğu varsayılsa dahi somut olayda çalışanın işverene yaptığı şekil şartına tabi olmayan bildirim sonunda işverenin itirazda bulunmadığını, bir an için hizmet buluşu olduğu varsayılırsa işverenin yazılı bildirim yapılması konusunda çalışanına gerekli yardımı göstermediğini, müvekkilinin davacı ...'e gerekli bildirimi yaptığını, bu hususun ...'ın whatsapp yazışmaları ve ... Müdür Yardımcısı vekili ...'nın tanık beyanıyla da sabit olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, patent başvurusunun gaspının ve SMK'nın 110/3.maddesindeki hakların davacı tarafından talep edilebileceğinin tespiti, dava sürecinde patentin verilmesi halinde davaya patent gaspı olarak devam edilmesi, buluş sahipliğinin tespiti istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 113/1.maddesi uyarınca, çalışanın bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluşun, hizmet buluşu olduğu, SMK'nın 114/1.maddesinde çalışanın bir hizmet buluşu yaptığında, bu buluşu yazılı olarak ve geciktirmeksizin işverene bildirmekle yükümlü bulunduğunun düzenlendiği, SMK'nın 115/1.maddesine göre, işverenin hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talep edebileceği, davalı şirket ortağı ...'ın 08/09/2014-26/11/2018 tarihleri arasında davacı şirket nezdinde AR-GE bölümünde çalıştığı, ... Projeleri, ... çalışmaları ve üçüncü kişilerle ilişkilerde görev aldığı, 26/11/2018 tarihinde görevinden ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurarak 27/12/2018 tarihinde 2018/20780 sayılı patent başvurusunda bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, teknik olarak dava konusu patent başvurusunda bulunulmasından en az iki ay önce buluş için çalışmalara başlanmış olması gerektiğinin açıklandığı, bu tarihin davalı şirket kurucu ortağı ...'ın davacı şirket nezdinde çalıştığı döneme rastladığı gibi konu bakımından da ...'ın davacı şirketteki çalışma konusu ile uyumlu bulunduğu, bu nedenle mahkemece dava konusu 2018/20780 sayılı patent başvurusuna konu buluşun hizmet buluşu olduğunun ve çalışan ...'ın anılan buluşu işverene yazılı olarak bildirmediği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamında bulunan delil ve belgelere göre davalı vekili tarafından öne sürülen dava dosyalarının sonuçlarının işbu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak, mahkemece dava açılırken alınan peşin maktu karar ve ilam harcının yeterli olduğu, yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk bulunduğu, denk olan harcın güncel harca tamamlanmasının mülkiyet hakkı ihlali olacağı kabul edilerek yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Ne var ki, yargılama harçları kamu alacağı niteliğinde olup mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir. Nitekim aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 E.- 2024/8189 K. Sayılı emsal kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" vurgularak mahkeme kabulü doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının maktu karar ve ilam harcı yönünden kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 19/12/2024 gün ve 2021/86 Esas - 2024/557 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davacılar ... ve ... bakımından; davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 3-Davacı ...-Yağ ve Kimyasallar San. ve Tic A.Ş bakımından; davaya konu 2018/20780 sayılı başvuru bakımından, başvuru hakkını gerçek sahibi olduğunun SMK 109/1 ve 110/2 maddesi uyarınca TESPİTİNE, 4-Fazlaya ilişkin taleplerin idari talepler olması nedeni ile REDDİNE, 5-Davacı şirketin SMK 110/3 kapsamındaki haklarının SAKLI TUTULMASINA, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı ...'in davası reddolduğundan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin anılan davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-Davacı ...'in davası reddolduğundan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin anılan davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacılar tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 14.250,00-TL bilirkişi ücreti, 432,00-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 405,00-TL tebligat ve posta giderleri toplamından oluşan 15.087,00-TL yargılama giderinin 5.029,00-TL'sinin davacı şirket adına yapıldığının kabulü ile davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 2.514,50-TL'ye 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.663,10-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, bakiyesinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına, 12-Davacılar ... ve ... tarafından sarfedilen yargılama giderinin davacılar ... ve ... üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı tarafından ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf aşamasında yapılan 2.307,00-TL yargılama gideri ile esas hakkında verilen karara karşı yapılan istinaf kanun yoluna başvuru harcı olan 1.683,10-TL 'nin toplamı 3.990,10-TL'nin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 1.995,05-TL'nin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 14-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 15-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde davalıya iadesine, 16-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...